İnsan(!)lar… - İSMAİL HAKKI DALAK

İnsan(!)lar…


Bu dünyanın artık yaşanılası kalmamış. İnsanlar menfaatlerine, vefasızlıklarına bir kılıf arar olmuşlar. Kimi davasının, kimi aşkının, kimi de mantığının peşinde kuruyor kendince hayatını. Kırılan, dökülen, parçalara bölünenler umuru değil kimsenin! Yaşanmışlıklara, dostluklara, arkadaşlıklara değer verenler kalmadı artık. Velhasıl bu pazar başka Pazar…

Koltuğun bu dünyada ki en pahalı şey olduğunun bilmem farkında mısınız? Uğruna neler ödemiyor ki insanoğlu, varını yoğunu hatta öz benliğini bile kaybediyor uğrunda. Sahip olsa da istediği koltuğa yetmiyor bir türlü, sığamıyor nedense! Hep daha fazlasını, hep daha fazlasını istiyor pervasızca! Biliyor da aklına getiremiyor bir türlü; doymayan gözünü bir gün toprak doyuracak! O halde gönüllere girsene be ahmak! Nefsini kim doyurabilmiş ki sen doyuracaksın be gafil!

Enes (RA)’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (SAV) şöyle buyurdu: “Mi’raca çıkarıldığımda ben bakırdan tırnaklarla yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan bir topluluğun yanından geçtim. Ey Cebrail! Bunlar kimlerdir? diye sordum.” Cebrail AS; “Bunlar, (gıybet etmek suretiyle) insanların etlerini yiyenler ve onların şeref ve namuslarıyla oynayanlardır” cevabını verdi.

Ben ne insanlar gördüm hayatta bilir misiniz? Kalbi gönlü kırık, vefasızlığa uğrayan, ötelenen, örselenen ama özü sözü bir olan, doğruluktan şaşmayan, emanete sahip çıkan, insana değer veren ama görmeyen, geçmişe kızgınlıkla bakan ama devletine ama davasına asla küsmeyen, tıpkı Karadeniz gibi içinde fırtınalar kopan, sessiz çığlıkların, helal edilmeyecek hakların, haklı sahipleri. Ama yürekleri Peygamber (SAV) Efendimizin, “İstemez misin, Ya Ömer! Dünya onların, ahirette bizim olsun!” hadisi şerifiyle sukut bulan. “Allah var gam yok” diyen nice kırık gönüllüler var, siz bilir misiniz?

“Kendini kurtarmak yahut kazanımlarını korumak için başkalarını, genellikle de arkadaşlarını feda edenlerin çağındayız. Dürüst ve düzgün insanların üzgün olduğu bir dünyanın içindeyiz. Ölenle ölemiyor, gidenle gidemiyor, kalanla kalamıyoruz” diyor şair İbrahim Tenekeci. Diyor da günümüzü de özetliyor vesselam.

İnsanın elbette ilkesi ülküsü olmalı, olmalı da onun için "önce insan" demeli ve sağlam yol arkadaşları olmalıdır. Üç beş günlük menfaat uğruna yalanlara yanlışlara göz yummamalıyız. Gücün yetmezse yapacak bir şey yok diyor eski bir dost. Doğru gücümüzün yetmeyeceği zamanlarda da Allah için doğru olanlarla birlikte olacağız, yanlışlara buğz edeceğiz.

Allah için sevin insanları. Dünya hayatı çok kısa, evet hatalar hepimizde var, olabilir de. Ama vefasızlık olmasın, geçmişe kıymet verin. Bugün devam ettiğimiz yol, öncekilerin dikenlerini temizleyip bize bıraktığıdır, unutmayalım.

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım!...
Boğamazsın ki!
Hiç olmazsa yanımdan koğarım!

Mehmet Akif Ersoy

Ahde vefayı önemseyenlere selam saygı ve en kalbi dualarımla…

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Kas

İlkeli Lider Güçlü Türkiye…

18Kas

Küçüğüm, Bak Dinle…

11Kas

İnsan(!)lar…

29Eyl
27Eyl

Kaybediyoruz…