KUL HAKKI - ESRA AKSOY

KUL HAKKI


KUL HAKKI
Resulullah efendimiz (s.a.v) bir gün sahabeyle birlikte otururlarken bir anda dişleri görünecek kadar
gülmeye başlar. Bunun üzerine sahabe sorunca da:
- Mümin iki kul Allah’ın huzurunda, günahlarını ve sevaplarını tartıyordu, birinin sevapları ağır
geldi ve tam cennete gidecekken diğeri geldi ve benim bunda hakkım var Allah’ım hakkımı
istiyorum dedi. O zaman Allah sevaplarından ona ver dedi ve kulun bütün sevapları diğerine
geçti. Ama yetmeyince de günahlarını da al dedi. Bunun üzerine elinde sadece fazlasıyla
günahları kalan kul cehenneme gidecekken Allah’a yalvardı, Allah (CC) diğer kuluna karşıya
bak dedi. Oda baktı cennette çok güzel bir makam ve Allah’ım bu ne güzel bir yer dedi. Allah:
orası senin artık. Ama şimdi yeniden bak, adam tekrar baktı ve çok daha güzel bir makamla
karşılaştı köşkler inciden ve altından yapılmıştı Kevser suları içinden geçiyor ve nice tarif
edilemeyen güzellikler vardı. Bu makam ne kadar da güzel Rabbim burası hangi peygambere
aittir diye sordu. Bunun üzerine Rabbim istersen senin olur dedi, bunun üzerine adam da
Rabbim benim sevaplarım belli buraya yetmez nasıl olacak ki, şu mümin kardeşini bağışla ve
ona olan hakkını bana vererek dedi. Bunun üzerine kul sevinçle üç defa verdim, verdim,
verdim deyi bağırdı. Allah (CC) o zaman kardeşinin kolundan tut ve beraber girin dedi.
Burası yalan dünya bunu hepimiz dile getiriyoruz, geçici ve bir gün bitecek olan bir dünya, herkes bu
sözü belki defalarca birbirine söylüyor. Hatta dinleyenler bile onaylıyor. Ama ne yazık ki her gün de
daimi olarak burada kalacakmış gibi de yaşamaya ve mal mülk edinmeye devam ediyor. Yani söylediği
söze belki kendi bile uymuyor. Dil tabir ediyor lakin yüreğe işlemiyor, şu yalan dünyada müslümanlar
bile artık göz boyarcasına ibadet ediyor, ayetler okuyor ve dahi bir çok sözü ve ayeti de sayfa sayfa
yazıp internetten paylaşıyor. Lakin kimse dönüp ben ne yapıyorum, nasıl yapıyorum, acaba doğru mu
yapıyorum demiyor. Yalan Dünya da hepimiz yine ebedî kalacakmış gibi yaşamaya ve günahlar
işlemeye devam ediyoruz. Rabbim bizleri affetsin inşallah ve merhamet etsin. Lakin bir durum var ki
işte ona Rabbim bile karışmıyor ve yukarıda olduğu gibi müdahale etmiyor kula bırakıyor. Her zaman
da bu hikâye de olduğu gibi kul hakkını bağışlamaz, ve ister işte o zaman elinde sadece günahlar ve
daima yanacağın ateş kalır. Rabbim deryalar kadar günahın olsa da yine tövbe etse ve bağışlanma
dilese onu bağışlarım diyor. Lakin affedilmeyen günahlarda var ve eminim hepimiz bunları biliyoruz:
Allah’a ortak koşmak, adam öldürmek, zina iftirasında bulunmak, zina etmek, İslâmî cihaddan
kaçmak, sihir yapmak, yetimin malını yemek, ana-babaya karşı gelmek, Mekke’nin hareminde günah
işlemek, faiz yemek, hırsızlık yapmak, içki içmek, kumar oynamak. Bunların içinde en büyüğü Allah’a
şirk koşmak ve ona ortak edinmek. Allah’ı haşa tanımamaktır ki Rabbim bizleri bu ve diğer
günahlardan korusun. Ama bir de Kul hakkı var Allah istese de kul istemeyince affedilmez, ve tam
cennete gidecekken biri yakanızdan tutar ve sizi cehenneme çeker işte bu kul hakkıdır.
Kul malını gasp etmek değildir sadece bir de gönül hakkı vardır, bir kulun kalbini incitmek incitecek
sözler sarf etmek onun aleyhinde kötü haksız yere kötü sözler söylemek arkasından sözünü etmek de
kul hakkına girer unutmayın ve aslında hepimizin yaptığı en çok olanda bu ne yazık ki. Kul hakkını
sadece elinde malı almak olarak görüp, arkasından konuşmayı hatta iftira atmayı hiçe sayanlar
olmuşuz farkında değiliz. Kalbi kırmaktan incitmekten çekinmeyen kişiler olmuşuz fakat kendimize
kondurmayanlar olmuşuz haberimiz yok. Fırsat deyip fahiş fiyatlar belirlemiş, her şeyin fiyatını dörtle
beşle çarpmış buna da herkes yapıyor demişiz. Ama yüce adaleti aslında unutmuş yaptığımızı
kendimizce doğru görenler olmuşuz. Evet, şuan öyle ya da böyle kul hakkı çok yeniyor biliyoruz saysak
şimdi olanları sayfalar yetmez. Ama bu dünya iki günden çok daha kısa biliyoruz ve sonunda biz o
hesap zamanında elimizde defterimizle duracak ve merhamet bekleyeceğiz. İşte o zaman
affedilmeyen günahlardan Rabbim bizleri korusun ama unutmayın ki orada olanlar da bizlerin

yaptıklarına bağlı. Sözün kısası ne edersen elinle o gelir seninle. Tövbe et ve bir daha eyleme ama kul
hakkını da unutma. Helallik almadan ölme yoksa affı olmazsa ettiğin onca sevap kalmaz sana.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Şub

Minnettarız...

19Şub
10Şub

HASBÜNALLAHÜ VE NİMEL VEKİL

23Oca

Ne Ektik...

18Oca

Bizler de Kıt Olan Nedir?