ZEKİ DAĞ

Sakın Düşme, Düşürürler Seni…

ZEKİ DAĞ

Sakın düşme… Düşersen, tanıdıkların uzaktan; tanımadıkların yakından izler seni. Özellikle de cahil olanlara dikkat etmelisin. Unutma, beni güzel hatırlayın. Çünkü yalancılar da, dedikoducular da beni iyi tanır.

Hayatta her şeyin bir zamanı vardır. Beklemek ve görmek gerekir. Bir gün, herkes terk edecek bu dünyayı… Kimi zamansız, kimi vedasız, kimi dargın, kimi ise kırgın olarak göçüp gidecek. Bu gerçeği unutmayın ey cahiller!

Aşıkların dediği gibi: “Şu sözü sakın unutma: Fazla fedakârlık, fazla vefasızlık getirir.” Unutmayın ki bir gün hepimiz toprağın altındayız. İnsanların arkasından dedikodu etmeyin, özellikle de hâlâ yaşıyorlarsa…

Zaman ne gösterir derseniz… Kime neyi gösterdi bilmiyorum ama bana, etrafımdaki insanların gerçek yüzünü gösterdi. Tabi bazıları, yazıların anlamını bilmez. Bir nedeni vardır elbet; çoğu dedikoducudur, ondan dolayıdır.

Hayatımda öyle insanlar tanıdım ki, isimlerini söylemeye utanıyorum. Biz hep dost olduk, abi olduk, kardeş olduk. Bazılarını adeta çukurdan aldık; topluma kazandırmaya çalıştık ama nafile… Cahil oldukları için yine olmadı.

Zaman geçtikçe bazı insanlardan soğuyorum. Yüzlerine bile bakmak istemiyorum. Bu vefasız insanlar; sahte yüzler, yalan sözler… Kıymet bilmezler. Her yerlerinden yalan ve dedikodu dökülüyor adeta.

Biz, her zaman dostluk yaptık. Hiç kimseyi yarı yolda bırakmadık. Ama bize yanlış yapanları —özellikle cahilleri— yolumuzun üstünde indirdik ve yolumuza devam ettik. Çünkü biz, dost bildiklerimize zarar vermeyiz ama zarar gördüğümüz yerde de durmayız.

Hayatta bir can dostun olsun. Ama unutma: Her “can” dediğin dost olmaz. Gerçek dostlarımıza selam olsun. Sahte dostlardan, özellikle de kendi menfaati için dostluk yapanlardan uzak durmalısınız. Hele ki cahillerse… Daha da uzak durun!

Bugünü ve yarını unutma. Eğer yastığa başını koyduğunda “Bugün hiç kimsenin hakkını yemedim, çok şükür” diyebiliyorsan… İşte o gün, senden zengini yoktur! Ama cahiller, yalancılar ve dedikoducular bu sözün değerini anlayamazlar.

Ey sol yanıma düşen ince sızı… Öyle tepkisiz kalma. Unutma, yaktığın yürekti. Gün gelecek, iyilik yaptıkların, hep sana sızı yaptılar. Bu da bir gerçek: Her elbise giyene “adam” demeyin. Süslü olan her yüz, insan değildir. Gerçek insanlara selam olsun; cahiller dışarıda kalsın.

Bir dervişe sormuşlar:
— Bu dünyadan ne anladın?
Derviş şöyle cevap vermiş:
— Ölülerin sevgiyle anıldığı, yaşayanların ise sevgisizlikten öldüğü bir dünyaya şahit oldum. Ölülerin mezarına çiçek ekenler, yaşayanların bahçesini talan ettiler.

Siz de unutmayın… Yarın bir gün sizin bahçenizi talan etmesinler ey cahiller!

Yazarın Diğer Yazıları