25 Aralık 2025 tarihinde Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde hepimizi derinden üzen bir olay yaşandı. Henüz nedeni netleşmeyen bir sebeple, 19 baş 1 yaşlı dişi tay, tavlanın önündeki kuru padok alanından kaçarak karayoluna çıktı. Bunun sonucunda 4–5 aracın karıştığı bir trafik kazası meydana geldi. Kazada 6 tay telef olurken, 2 tay yaralandı. Kaçan diğer 11 tay ise aynı gece bulunarak tekrar tavlalara alındı.
Kazada 5 araçta maddi hasar oluştu, iki vatandaşımız ise hafif yaralı olarak tedavi edilip taburcu edildi. Ne hikmetse bu tür olayların çoğu akşam ya da gece saatlerinde yaşanıyor. Bu da ister istemez “Neden?” sorusunu akıllara getiriyor.
Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde işini gece gündüz demeden yapan, çalışanlarıyla güçlü bir iletişim kuran, başarılı bir işletme müdürü var. Bunu bölgede yaşayan herkes görüyor. Ancak biz Malatyalılar olarak ne yazık ki çoğu zaman kendi değerlerimize yeterince sahip çıkamıyoruz. Oysa sahip çıkabilsek, bugün çok daha güçlü bir noktada olurduk.
TİGEM İşletme Müdürü Hüseyin Öcal, zor bir dönemde göreve gelmesine rağmen, kısa sürede yaptığı başarılı çalışmalarla Malatya’nın ve özellikle Akçadağ’ın takdirini kazanmıştır. Ancak kabul edelim ki bir kurumda başarı varsa, bu durum bazı çevreleri rahatsız eder. Çalışkan ve üretken yöneticiler, ne yazık ki her zaman alkışlanmaz. Bugün yaşananlar da bunun açık bir göstergesidir.
Olayın ardından TİGEM, kendi Teftiş Kurulu aracılığıyla iki müfettiş görevlendirerek işletmede yerinde ve detaylı bir inceleme başlatmıştır. Aynı zamanda Akçadağ Cumhuriyet Başsavcılığı ve Jandarma Komutanlığı tarafından adli ve idari soruşturmalar titizlikle sürdürülmektedir.
Ancak soruşturma süreci devam ederken, bazı televizyon kanalları ve basın sitelerinde hiçbir resmi sonuç beklenmeden, mesnetsiz iddialarla adeta bir yargısız infaz yapılmaktadır. Kişisel ego, intikam ve çıkar hesapları uğruna yapılan bu yayınlar; ne basın ahlakına ne de kamu vicdanına sığmaktadır.
Unutulmamalıdır ki Sultansuyu Tarım İşletmesi, yaklaşık 160 yıllık köklü geçmişiyle Malatya’nın ve Akçadağ’ın marka değerlerinden biridir. Aynı zamanda bölgenin en eski kamu kurumlarından biri olma özelliğini taşımaktadır. Bu işletmede yetiştirilen taylar, ülke genelinde satış rekorları kırarak Malatya’ya büyük bir prestij kazandırmıştır.
Nitekim 2025 yılında, TİGEM işletmeleri ve TİGEM adına TJK tarafından düzenlenen dört adet Grup 2 yarışının tamamını, Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen taylar kazanmıştır. Bu, işletme tarihinde bir ilktir.
6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Sultansuyu Tarım İşletmesi kısa sürede toparlanmış ve adeta örnek bir kurum haline gelmiştir. Türkiye’de eşi benzeri olmayan şekilde yıllık 1 milyon doz dondurulmuş genomik boğa sperması üretimi yapılmaktadır. Ayrıca Ar-Ge çalışmaları kapsamında, Türkiye’de ilk kez 250 baş inek üzerinde embriyo transferi uygulanmış ve %57 başarı oranı ile dünya ortalamasının üzerinde bir sonuca ulaşılmıştır.
Tüm bu başarıların arkasında, bölgemizin insanı olan İşletme Müdürü Hüseyin Öcal ve ekibinin büyük emeği vardır. Elbette bir yanlış varsa gereği yapılmalıdır; ancak başarı varsa da bunu görmezden gelmek büyük bir haksızlıktır.
Bugüne kadar Sultansuyu Tarım İşletmesi’ne sahip çıktık, bundan sonra da çıkmak zorundayız. Çünkü Malatya’da birçok bölge müdürlüğü kapatılarak komşu illere taşındı. Kendi değerlerimize sahip çıkmazsak, başkalarından bunu bekleyemeyiz. 6 Şubat depremlerinde “Malatya’da fazla hasar yok” denilmesine rağmen, en büyük yıkımı yaşayan illerden biri olduk. Bu da yeterince sahiplenilmediğimizin acı bir göstergesidir.
Sultansuyu Tarım İşletmesi aleyhine yapılan her asılsız haber ve iftira, kuruma zarar vermekten başka bir işe yaramamaktadır. Soruşturma sürerken erken konuşmak; yatırımların iptaline, atçılık faaliyetlerinin sona ermesine ya da işletmenin kiraya verilmesine kadar gidebilecek telafisi zor sonuçlar doğurabilir.
Bu süreçte en büyük zararı gören Malatya ve Akçadağ olmuştur. Yaklaşık 180 kişinin istihdam edildiği, yıllık 650 milyon TL bütçeye sahip bu güzide kurum; bölgenin gözbebeğidir.
Bu nedenle biz Malatyalılar olarak hem Müdürümüz Hüseyin Öcal’a hem de Sultansuyu Tarım İşletmesi’ne sahip çıkmalı, bu değeri hep birlikte korumalıyız. Aksi halde, kendi bindiğimiz dalı kesmiş oluruz.