ZEKİ DAĞ

Gözlerin Yaş Dolmasın, Yüzün Hep Gülsün

ZEKİ DAĞ

Hayat, bazen bizi en çok kıymet verdiklerimizle sınar. Gözünün yaşına kıymadığın insanlar, bir gün o gözyaşlarında seni boğduğunda anlarsın ki; aslında kimse, gerçekten ağlamaya değmez. Gözlerin yaş dolmasın güzel insan. Yüzün hep gülsün… Güzel dostlarla, gerçek dostlarla.

Ben azı mı çoktan mı sayılır bilmem, ama ben saygıdeğer birkaç insanı sevdim. Herkesle bir araya gelmeyi değil, sağlam bir dostla oturup konuşmayı seçtim. Çünkü az ama öz dostluk, kalabalık ama samimiyetsiz ilişkilerden daha kıymetlidir. Dedikodudan, yalancılıktan uzak insanlar olsun çevrenizde. Güzel dostlarınız olsun.

Dostlarınız az olsun ama öz olsun. Her zaman yanınızda dursun. Sen iyi ol ki, dostların da iyi olsun. Ayakta kalmak istiyorsan, önce kendi ayaklarına güven. Çünkü kendi ayaklarına güvenmeyenin kaderi, başkalarının ayakları altında ezilmektir.

Dünya için çok yorulduk, ama bu dünya bize kalmayacak. “Dost” dedik, kelek çıktılar. Her yanlarından yalanlar, dedikodular dökülüyor. Peki benim suçum neydi dostum? Ben herkesi kendim gibi dürüst bildim. Kimsenin beş kuruşunda gözüm olmadı. Hep başkalarının kazanmasını istedim. Ama nedense yine olmadı…

Artık öğrendim: Herkesi hak ettiği yerde bırakmayı bilmelisin. Kendini yanlış yerde tutarsan, zarar gören hep sen olursun. Biz de doğrusunu yaptık. Kendimizi kurtardık. Şeytanlardan uzak durduk. Yolumuza baktık ve doğru yolu bulduk. Güzel dostlar edindik, huzuru yakaladık.

Neden huzurluyum biliyor musun? Çünkü artık dedikoduculardan, yalancılardan ve cahillerden uzağım. Eğer bir yerde “şeytan tüyü” taşıyan insanlar varsa, oradan ayrılmalısınız. Kalırsanız, vay halinize… Bugün değilse yarın, arkanızdan yalanlar söylerler, dedikodu yaparlar. Bazı cahillerden hiçbir hayır gelmez. İki şeyin telafisi olmaz: Kırdığın kalbin ve değersizleştirdiğin insanın sana duyduğu eski güven.

Ben değiştim… Sadece duyduklarım ile gördüklerim arasındaki dengesizliği fark ettim. Yoksa ben hâlâ aynıyım. Sadece gözümü biraz daha açtım. Kimin ne olduğunu gördüm. Kim dostmuş, kim yalancıymış, kim sahteymiş… Hayırlısı diyelim.

Bir yazar şöyle der: “Gözümden düşenin fiyatını biçerim, gönlümden düşenin ise üzerine basar geçerim.” Kıymetimi bileni baş tacı ederim. Bilmeyenin ise yanında bir saniye bile durmam. Kimse beni anlamazsa, anlatmam. Çıkar giderim.

Hani derler ya, ne ekersen onu biçersin… Gerçekten de öyle. Eğer sevgi ektiysen, huzur biçersin. Kin ektiysen, sonunda hüsranla baş başa kalırsın. Er ya da geç anlayacaksınız… Ama o gün geldiğinde çok geç olacak. “Eyvah,” diyeceksiniz. “Biz nerede hata yaptık?” diye kendinize soracaksınız.

Allah’ım, çok sabrettim. Sonu selamet eyle. Çok bekledim, sonunu sevinç eyle. Çok umut ettim, sonunu gerçek eyle. Çünkü bir insan Allah yolunda yürüyorsa; darlık da zorluk da ona vız gelir. Allah’ın yolu birdir, güzeldir… Ve sonunda hep hayır vardır.

Yazarın Diğer Yazıları