MUSTAFA ERTAN

Ruhun ve Karekterin Kırmızı Çizgileri.

MUSTAFA ERTAN

İnsan, bu dünyada en uzun yolculuğu kendine yapar. Aynaya her baktığında gördüğü kişiyle barışık olmak ya da olmamak, hayatın bütün yönlerini belirler. Bu yüzden insanın en büyük sorumluluğu başkalarına değil, önce kendinedir. Kendine saygını yitirmene sebep olacak hiçbir davranış, hiçbir kazanç ve hiçbir alkış kalıcı değildir.

Başkalarının takdirini kazanmak uğruna kendi değerlerinden vazgeçmek, altın bir kafese razı olmaktır. Dışı parlak, içi dar… Unutmamak gerekir ki kafes altın kafes veye hangi madenden yapılırsa yapılsın, özgürlüğün bittiği yerdir. Özgürlüğünü kaybeden bir insanın ise ne sözü kalır ne de duruşu.
Kendine saygının en önemli göstergelerinden biri de duyguları istismar etmemektir. İstediğini elde etmek için duygu sömürüsüne başvurmak, ruhun en zayıf hâlidir.

Aynı şekilde, sana duyulan sevgiyi ve emanet edilen güveni kötüye kullanmak, insanın kendi vicdanına açtığı en derin yaradır. Güven bir kez zedelendi mi, ne tamir olur ne de eskisi gibi yerine oturur.

Gözyaşı ise hafife alınacak bir şey değildir. Gözyaşı, ruhun asaletidir. Onları hak etmeyen insanlar için harcamak, kendi iç dünyana yapılan bir haksızlıktır. Gözyaşlarının değerini bil. Zor bir an yaşadığında, seni gerçekten önemseyen ve sana vakit ayıran insanların sözlerine de kulak ver. Her eleştiri saldırı değildir; bazı uyarılar, insanı ayakta tutan son bastondur.

Dinlemek, öğrenmenin ilk şartıdır. Öğrenmek ise büyümenin tek yoludur. Ancak bu yolda yürürken bile dikkatli olmak gerekir. Çamurlu su birikintilerine taş atma; çünkü sıçrayan çamur, çoğu zaman taşı atandan başkasını kirletmez. Kötülükle, dedikoduyla, küçük hesaplarla yürüyenlerin yolu uzun olmaz.

Sözün özü.
Başkalarının seni nasıl gördüğü kendi heybelerinde bulunanlardan ibarettir. 
Ama senin kendini nasıl gördüğün, bir karakter meselesidir. İnsan, en çok karakterine borçludur bu hayatta.

Selam ve saygılarımla,
Esen kalınız.

Mustafa Ertan
21.01.2026

Yazarın Diğer Yazıları