15 TEMMUZ'UN TÜRKİYE'SİNDEN 3 OCAK'IN VENEZÜELA'YASINA
MUSTAFA ERTAN
Şu gerçeği artık zihinlerimize kazıyalım: Coğrafyalar değişse de, masadaki kanlı senaryo hiç değişmiyor. Türkiye’de 15 Temmuz gecesi milletin kanıyla yazdığı destanla yırtıp attığı o kirli paçavra, bugün okyanus ötesinde başka bir halkın boğazına dolanmak isteniyor.
Türkiye’de satılık FETÖ eliyle denedikleri o karanlık darbe girişimi, aslında küresel bir "teslim alma" operasyonunun prototipiydi. Ankara’nın sokaklarında tank sürdüren üst akıl, bugün aynı zehri Caracas sokaklarına zerk ediyor. Senaryo aynı, yönetmen aynı; sadece figüranların dili farklı.
İhanetin Fiyatı: 50 Milyon Dolar
Venezüela’da yaşanan son gelişmeler, ihanetin küresel piyasadaki ucuzluğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Kendi vatanına, kendi liderine sırt dönenlerin oluşturduğu o "Venezüela FETÖ’sü", tıpkı bizdeki haşhaşiler gibi ruhlarını ihaleye çıkardı. Nicolás Maduro’yu paketleyip servis etmenin bedeli olarak Amerika’ya 50 milyon dolara kendilerini sattılar. Bir ülkenin kaderini elli milyon dolarlık bir çek karşılığında masaya sürmek, ancak Pensilvanya’daki o karanlık odaktan icazet alanların fıtratına yakışırdı.
Şimdiki Irak'ın gözyaşları:
"Saddamı verdik ama vatanı'da kaybettik" diyorlar.
Tarih, emperyalizmin vaatlerine kanıp kendi liderini celladına teslim edenlerin hazin sonuyla doludur. Hatırlayın o günleri; Bağdat sokaklarında Saddam Hüseyin’in heykelini devirirken Amerikan askerlerine çiçek atanları... "Demokrasi gelecek, özgürlük gelecek" yalanına kanan Irak halkı, bugün o yıktıkları heykelin gölgesini bile mumla arıyor.
Saddam’ı satanlar, sadece bir lideri değil, ülkelerinin namusunu, petrolünü ve huzurunu da o kirli ellere teslim ettiler. Bugün parçalanmış, kan gölüne dönmüş ve emperyalizmin postalları altında ezilen bir Irak varsa, bu; dış güçlerin operasyon çocuklarına inanmanın bedelidir. Irak halkının bugün yaşadığı o derin pişmanlık, Maduro’yu 50 milyon dolara pazarlayan hainlerin peşinden gidenler için en büyük ders olmalıdır.Unutmayınki bir lideri devirmek için dış güçlerle iş birliği yapanlar, koltuklarına oturduklarında altlarında bir vatan toprağı bulamazlar.
Emperyalizmin Değişmez Formülü
Emperyalizm, doğrudan işgal edemediği kaleleri içeriden satın aldığı "Truva Atları" ile düşürmeye çalışıyor.
Irakta : "Demokrasi" makyajlı işgal ve içerideki işbirlikçiler.
Türkiye'de: Dini duyguları sömüren Pensilvanya çetesi.
Venezüela : Siyasi hırslarını dolara endekslemiş kiralık hain yapılar.
Netice olarak
Şunu çok iyi bilinmelidir:
Ne Anadolu’nun ne'de Latin Amerika’nın sahipsiz olmadığını dünya gördü. 15 Temmuz’da bu millet nasıl "satılık ruhlara" geçit vermediyse, tarih elbet bir gün kendi vatanını pazarlayanları da tarihin çöplüğüne gömecektir. Irak’ta ağlayan gözler, Türkiye’de sıkılan yumruklar ve Venezüela’da direnen irade; emperyalizmin bu bayat senaryosunu eninde sonunda yırtıp atacaktır diye düşünüyorum.
İhanet her dilde aynıdır, bedeli ise her zaman kesin hüsrandır.
Mustafa Ertan
4.01.2026