YİYİN EFENDİLER YİYİN! - HAMZA ATLI

YİYİN EFENDİLER YİYİN!


Rivayete göre Şam valisi Esat paşa sıfırı tüketir ve hazine boşalır.

Devlet büyük sıkıntıya düşer.

Danışmanları çare olarak Şam’daki dokumacılara fazladan vergi koyulmasını tavsiye eder.

Bu tavsiye üzerine Esat paşa danışmanlarına;

“Böyle bir vergi koyarsak ne kadar gelir elde ederiz?” diye sorar.

“Elli veya atmış kese altın elde ederiz” derler.

Bunun üzerine Esat Paşa “ Bu insanlar zaten zar zor ayakta duruyor. Bu vergiyi nasıl ödeyecekler?” diye sorar.

“Evlerindeki altınları ve mücevherleri satarlar Paşam” diye cevap verirler.

Esat Paşa “ben bu meblağı daha güzel bir yöntemle elde etsem nasıl olur?” diye sorar. Danışmanları sessizliğe bürünür.

Ertesi gün Paşa müftüye bir davet göndererek gece gizlice buluşalım der.

Müftü gece paşanın yanına gelir.

Paşa “ Müftü efendi! Bize ulaşan bilgilere göre özel hayatında şeriata aykırı davanıyor ve evinde gizlice içki içiyormuşsun. Bu durumu İstanbul’a bildirmem gerek. Ancak önceden seni haberdar edeyim dedim” der.

Bunu duyan müftü efendi paşaya yalvarmaya başlar. İstanbul’a haber vermemesi için paşaya 1000 mecidiye vermeyi teklif eder.

Paşa kabul etmez.

Müftü iki katını teklif eder.

Paşa yine kabul etmez.

Sonunda 6 bin mecidiyede anlaşırlar.

Sonraki gün Esat paşa Kadı efendiyi davet eder. “Kadı efendi! Rüşvet aldığın ve makamını şahsi menfaatin için kullandığına dair güvenilir kaynaklardan elimize bilgi ulaştı” der. Bu sefer Kadı efendi paşaya yalvarmaya başlar. “Aman efendim beni görevimden almayın, insanlara rezil olurum” diyerek Müftü efendi gibi Esat paşa ile pazarlığa başlar.

Kadı ile de 6 bin mecidiyede anlaşırlar.

Sonra sırasıyla defterdar, karakol komutanı, esnaf ağası ve büyük zenginleri tek tek davet eder. Bu operasyonun sonunda Esat paşa tam 200 kese mecidiye altını toplar.

Arkasından danışmanlarını çağırır “ Şam halkına vergi koyduğumu falan duydunuz mu?” diye sorar. “Hayır paşam duymadık” derler. “Bakın hiçbir vergi koymamama rağmen 50 yerine 200 kese mecidiye altını topladım” der.

“Bunu nasıl yaptınız Paşam?” diye sorduklarında “Kuzuların derilerini yüzmektense koçların yünlerini kırkmak daha iyidir” der.

Yeter artık!

Vatandaşın derisini yüzmekten vazgeçin!

Hırsıza, uğursuza, zengine yüklenin!

Kene gibi yapıştınız canımıza...

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Şub

Abdulkerim Özalp!

16Şub

Ramazan Hoca Neden Meşhur Oldu?

26Oca
22Oca

Menemen Önemli Tabi!

19Oca