Kurt ve Köpek Arasında Kalan İnsan
BAHATTİN ÖNER
Bir gün bir kurt ile bir köpek yolda karşılaşır.
Kurt, köpeğe dönüp sorar:
“İnsanlar hakkında ne düşünüyorsun?”
Köpek başını öne eğer ve içini çekerek konuşur:
“Birini aşağılamak istediklerinde ona ‘köpek’ derler. Bu benim çok zoruma gider.”
Kurt meraklanır, sorularını sürdürür:
“Peki, onların çocuklarına saldırdın mı? Onlara ihanet mi ettin?”
Köpek hemen cevap verir:
“Asla!”
“Gece gündüz onlara dostluk etmedin mi?” der kurt.
“Benim saldırılarımdan onları korumadın mı?”
“Evet,” der köpek, “her gün, her gece.”
Kurt acı bir gülümsemeyle yaklaşır ve sorar:
“Peki, kendilerine haksızlık edenlere, hayran oldukları kişilere ne diyorlar?”
Köpek bir kez daha iç çeker:
“Onlara cesur, bilge, özgür… yani ‘kurt’ diyorlar.”
Kurt biraz daha yaklaşır ve sözlerine devam eder:
“Ben sana yıllardır ‘bizden biri ol’ demedim mi? Sürüleri dağıttım, çocuklarını korkuttum, evlerini talan ettim. Ama onlar birini yüceltmek istediklerinde, onu benimle kıyaslayarak överler.”
Sonra bir adım daha atar ve şu cümleyi kurar:
“Unutma; insanlar kendilerine zulmedeni yüceltir, kendilerine hizmet edeni küçümser. Bunu iyi öğren kuzen… İnsanlar sevdiğine sadık olanlara değil, korktuklarına taparlar.”
Yüklerini eşeğe taşıtırlar ama fotoğrafı ceylanla çektirirler.
Sessizce emek vereni değersizleştirir, gürültü çıkaranı yüceltirler.
İyiliği çabuk unutur, gücü kutsallaştırırlar.
İşte bu yüzden köpek hareketsiz kalır, kurt efsaneye dönüşür.
Çünkü bu çağ; akıl ve vicdanla değil, korku ve hayranlıkla karar verir.
Ve hikâye burada sona erer.
Herkese selam ve saygıyla.
Sağlıcakla kalın.