Hayat, bazen insana ağır imtihanlar yükler. Kimi zaman sırtımıza dağ gibi çöken yüklerle yürürüz, kimi zaman da en çok güvendiklerimizin gölgesinde yoruluruz. Ama yine de insan, içindeki iyilikten vazgeçmez. İşte bu satırlar, kırgınlıktan değil; yorgunluktan doğan bir iç muhasebenin sesi…
Acılara ömür vermişim dünden bugüne kadar. Zor günleri bilmeyenler, güzel günlerin kıymetini bilmezler, güzel dostlarımız. Hayatın çetin yollarından geçmeyen, gölgede dinlenmenin huzurunu anlayamaz. Bu yüzden zorluk da nimettir aslında; insana hem sabrı hem de şükrü öğretir.
Bir suçlu arayıp “sensin” demedim. Kime ve kimlere neler yaptık bir bilseydin… Ne yaptıysak insanlığımız için yaptık, güzel dostlarımız. İyiliği hesap ederek değil, yürekten yaptık. Karşılık beklemeden, alkış aramadan, sadece insan kalabilmek için…
Zaten talihsizim doğduğum günden bugüne kadar. Ama yeni doğanlar ilerisi için hem zorluğu hem de güzelliği mutlaka görecektir, güzel dostlarımız. Hayatın terazisi şaşmaz; bugün zor olan yarın kolaylaşır, bugün ağlatan yarın güldürür.
Kimseye küsmedim, kırgın değilim; sadece kızgınım. İyilik yaptıklarım nedense hep geri dönüş yapmışlardır. Sadece onlara üzülüyorum, güzel dostlarımız. İnsan bazen nankörlüğe değil, iyiliğin kıymet bilmemesine üzülür.
Elimi kolumu bağladı hayat. “Şimdi ne olacak?” dersin. Allah büyüktür, bekleyip göreceğiz hep birlikte. Unutmayınız, birlik her zaman güzeldir, güzel dostlarımız. Dağılmış kalpler değil, birleşmiş yürekler ayakta kalır.
Üstüme dağ gibi devrildi heyhat… Ağır yük her zaman ağırdır. Zoru görmeyen, rahatlığın kıymetini bilemez. Zoru görün ki insanları tanıyasınız, güzel dostlarımız. Çünkü gerçek yüzler, rahat günlerde değil; dara düştüğümüzde ortaya çıkar.
Kader suçlu değil, bende kabahat. İyi niyetli olduğumdandır belki de… Sen yine de iyilik yap, bekle gör; Mevla’m ne eder, hep birlikte görelim, güzel dostlarımız. İyilik, sahibini bulur; bulmasa da sahibini büyütür.
Kimseye küsmedim, kırgın değilim; sadece yorgunum size. Beni çok yordular be hayat… Hep yaptığım iyiliklerden dolayıdır, güzel dostlarımız. Ama yorgunluk geçer, vicdan rahatlığı kalır.
Ömür denen yolu böyle bitirdim. Kimlere neler yaptık bilene… İyilik yap, bekle; sonu ne olur diye merak etme. Sadece sabret sonunu, güzel dostlarımız. Sabır, en sessiz ama en güçlü cevaptır.
Mutluluğu zaten çoktan yitirdim belki… Herkesi kendimiz sandık. Sen yeter ki doğru ol ve Allah yolundan ayrılma. Bekle güzel günleri, güzel dostlarımız. Çünkü doğruluk, uzun yolda kazandırır.
Ah ile vah ile sonumu getirdim. Önü neyse sonu da odur canlar. Dostlarınızı güzel seçmelisiniz. Yola gideceğiniz dostlar çok önemlidir, güzel dostlarımız. Aynı yolda yürüdüğünüz insanların niyeti, varacağınız yeri belirler.
Kimseye küsmedim, kırgın değilim. Yaptığımız iyilikleri düşünüyorum. Sakın unutma; iyilik çok önemlidir. Sen yap iyiliği, onlar düşünsünler, güzel dostlarımız. İyilik, en sessiz devrimdir insanın içinde.
Alnımı dayadım soğuk taşlara… Herkesin bir kaderi vardır, görecektir. Öyle bir gün gelecektir ki herkes o zor günleri yaşayacaktır. Sakın unutmayınız, güzel dostlarımız. Dünya kimseye baki değil.
Aldırmam gözümden akan yaşlara… Gözyaşları her zaman akmalıdır. İyilik yaparsın, bilmezler; gözlerden yaş gelir yine bilmezler, güzel dostlarımız. Ama gözyaşı, kalbin pasını siler.
Kederler yükledim uçan kuşlara… Kuşlar uçunca güzel dostlar çoğalır belki. Öyle bir gün gelecek ki herkes bir kuş gibi uçup bu ellerden göçüp gidecektir, güzel dostlarımız. Önemli olan, ardımızda nasıl bir iz bıraktığımızdır.
Kimseye küsmedim, kırgın değilim; sadece kızgınım iyilik bilmeyenlere. Öyle insanları topluma, kıymetli insanlarla tanıştırdım ki yine olmadı, güzel dostlarımız. Demek ki herkes nasibi kadar alıyor hayattan.
Kaderimiz budur diye düşünüyorum. Kaderi bilen insanlar yanlışların ne olduğunu iyi bilirler. Bilmeyenlerden bir şey beklenmez ki, güzel dostlarımız. Cehalet en ağır yüktür.
Eğer bir insan daldan dala atlıyorsa, dikkat ediniz ona. Yarın bir gün onlar sizi de satarlar. Hele hele lüks araçları ve parayı görünce sizi de unuturlar, güzel dostlarımız. Çünkü karakter, imkânla değil; imtihanla ölçülür.
Son sözüm şudur: Küskün değilim. Kırgın değilim. Sadece öğrendim. İyiliğin değerini, dostluğun kıymetini, sabrın gücünü öğrendim. Hayat yorsa da insan kalmaktan vazgeçmeyin. Çünkü günün sonunda geriye kalan tek şey; yaptığınız iyilikler ve ardınızdan edilen dualardır, güzel dostlarımız.