Kötü olmayı hiç denemedim; ama iyi niyetli olmanın bedelini her zaman ağır ödedim. Varsın olsun, herkes birbirini tanıyor, varsın öyle olsun. İyilik ve dürüstlük bizden olsun, güzel dostlarımız. Anlımız açık, hep dostlarımızla birlikteyiz ve birlikte olmaya devam edeceğiz.
Kinin ne düşündüğü veya ne söylediği hiç umurumda değil. Biz kendi yolumuza bakar, doğru yolda ilerleriz. Bırakın onlar öyle veya böyle desinler. Herkes birbirini iyi biliyor, iyi tanıyor. Kaderin ne olduğunu bilirsiniz…
Sakın unutmayın, bu dünya iyi olanların değil, kötülerin dünyasıdır. Olsun, bu dünya onların olsun; diğer tarafta ise bizim olacak. Hesap günü vardır ve herkes bu yolculukta sıraya girecektir. Varsın bu dünya onların olsun, güzelim.
Zeki Dağ’ın yazdığı şiirlere belki ne diyebilirsiniz, ama onun da bir amacı var; onu sizler yorumlayın, güzel dostlarımız. Biz, dostlarımız için her şeyi yaptık ve bundan sonra da yapmaya hazırız. Yazılan şiirler ve köşe yazılarımız her zaman takdir gördü.
Bana sonradan pişman olacağınız şeyler yapmayınız; çünkü artık kimseyi affedecek kadar iyi değilim, güzel dostlarımız. Dostlarımız için çabalarken, bazıları bizleri yanlış anladı ve bizleri kendi gittikleri yolda sanmış oldu.
Yazık ediyorsunuz hem kendinize hem de bizlere, güzel dostlarımız. Biz hep sizin kazanmanızı istedik; ama siz tam tersini yaptınız. Biz, dostlarımızı hiçbir zaman satmadık ve satmayız. Bir dönüp etrafınıza bakın: kim geldi, kim gitti; şimdi ise kimler kaldı, güzelim.
Bir kalpte vicdan yoksa, kişi başını yastığa koyup rahat uyuyabiliyorsa, geride bıraktıklarına zerre kadar üzülmüyorsa, yaptıkları kendine çok normal geliyorsa ve kul hakkını bilmiyorsa, beklesin; Mevla hesabını soracaktır. Yolun yarısını gelmiş bir yaşta “Ne öğrendin?” diye sorulsa, ilk aklınıza gelen ne olurdu, bilir misiniz, güzelim?
Zeki Dağ der ki: “Neden kimseye güvenmiyorsun?” Çünkü zamânında çok yardım ettim, hep dostlarımızın yanında oldum, dertlerine ortak oldum. Ne yazık ki bazı dostlar sahte çıktı ve kendi çıkarları için gerçek dostlarını kullandılar. Biz iyilikleri Allah rızası için yaptık; sizler hangi açıdan dostluk yaptınız, bilemem.
Şair der ki: “Ey gönül, yalnız kalmayı mutlaka öğrenmelisin. Bugün varız, yarın yokuz; çünkü kimse bu dünyada kalıcı değildir.” Güzel dostlarımız, neden kimseye güvenmiyorum biliyor musunuz? Çünkü gözlerinin içine baka baka hep yalan söylediler. Gel de bu yalancılara güven, değil mi?
Hep iyilik yaptım, hep dostlarımızın yanında olduk. Dostlarımıza zarar gelmesin diye hep yanlarında oldum, doğru yolu gösterdim. Kim anladı, kim anlamadı; gittiğimizden sonra bazıları anladı, ne çare dediler. Sen varsın, güzel dostların ve çevrenle varsın. Sakın unutmayın, dostlarınız varsa siz de varsınız; yoksa siz de yoksunuz, güzelim.
Güzel dostlarınıza sahip çıkın, onları satmayın. Gün gelir, dost dediklerinizi bir gün başkaları satar. Dostunu ve düşmanını bilmeyenlerden hayır gelmez. Eğer dostlarınızın kıymetini bilmezseniz, o güzel dostlar sizi tek tek terk eder, başka yerlere giderler ve yeni dostlar bulurlar. Sakın unutmayın ki, güzel dost her zaman güzeldir.
Kalın sağlıcakla, güzel dostlarımız…