Gördüğünüz her insana “hayat sana güzel” demekten vazgeçin. Çünkü dışarıdan bakınca mutlu sandığınız hayatların içinde ne mücadeleler verildiğini bilemezsiniz. Her insan sizin yaşadığınız şartlarda yaşamaz, sizin taşıdığınız yükleri de taşımaz.
Sessiz kalan kalplerin hesabı ağır olur. Kaybettiklerin canını yaksa da bilin ki teslimiyet vazgeçmek değildir; hesabı asla şaşmayan adalet sahibine bırakmaktır. Herkesi kendiniz gibi sanmayın.
“Yalan dünya” derler ya… Gece ağırdır, gündüz sağır. Kiminin hayatı günlük gülistanlıktır, kimininki ise kahır. İnsanoğlunun yükü ağırdır; bu ağırlığı ancak taşıyan bilir. Bu yüzden herkesi kendiniz gibi sanmayın.
Değmeden, kırmadan geçip gidelim bu hayattan. Kimin ne yük taşıdığını bilmeden omuzlarına ağırlık olmayalım. Bir gün gelecek; dürüst insanların arkasından yapılan dedikoduların, söylenen yalanların pişmanlığıyla yüzleşeceksiniz. Çünkü herkesi kendiniz gibi bildiniz.
Demirden ağır, bıçaktan keskin bir ahım var bazılarına. Ömrünüze yük, ahiretinize miras olsun. Yalan her yanınızdan dökülürken, güzel insanları kendiniz gibi sanmayın. Bizler sizler gibi değiliz; olmayız da.
Her mevsimin kendine has bir güzelliği vardır. Yazın ayrı, güzün ayrı, kışın ayrı bir anlamı… İnsanların da öyledir; güzel ve kötü yanları vardır. Ama biz her zaman güzel olanın yanında durmalıyız. Bizi kendinize benzetmeyin.
Vefalı insanlar melek gibidir; görünmezler ama gözetirler. Gerçek dost budur. Vefalı dost her zaman vefalıdır. Vefasız olandan hiçbir şey beklemeyin. İyi dost her zaman iyidir; bizler sizler gibi olmayız.
Bu dünyadaki en ağır yük, iyi niyet ve iyiliktir. Çünkü çoğu zaman karşılığı ihanet ve nankörlük olur. Unutmayın; insan “ne oldum” dememeli, “ne olacağım” demeli. Bir bakarsınız gülsünüz, bir bakarsınız kül… Bizi kendinize benzetmeyin.
Nankör insanlar birbirine benzer. Menfaatleri bittiğinde “sen ne yaptın ki?” derler. Kendi işlerini yürütmek için güzel insanları kullanır, sonra da arkalarından dedikodu yaparlar. Biz onlar gibi olmayacağız.
Kırık kalplerin hikâyesi kısa olur. “Ne oldu?” dersin, “hiç” der, biter. Ama o kalbin yerine gelmesi çok zordur. Dostunu kırarsan, dostluğu kaybedersin. Dostluğun ne olduğunu bilmeyenler, bizi anlayamaz.
Kimseye kendimi hatırlatmak için yorulmam. Zaten herkes sizi tanıyor. Seven insan, iki eli kanda olsa arar sorar. İnsanlıktan, dostluktan anlamayanlar bizi kendileriyle bir tutmasın.
Ağlamak güzeldir. Gözyaşını silecek birinin varlığını bilmek daha da güzeldir. Umut varsa sevmek güzeldir; karşılığı varsa… Herkes için ağlamayın. Sonra pişman olursunuz. Güzel insanlar için ağlayın; onlar gerçekten iyi oldukları için hatırlanır.
Nereye gidersem gideyim, aklım hep Malatya’daki güzel insanlarda kalır. Her yerde Malatya’yı anarız; Malatya insanını söyleriz. Elbette güzel olanları… Nankörlerle işimiz olmaz. Biz onlar gibi olmayacağız.
Ne güzel demiş şair: İnsan toprak alma derdinde, toprak insan alma derdinde. Ne toprağın gözü doyar ne insanın. Gülene neden güldüğü sorulmaz ama ağlayana neden ağladığı sorulur. Sen dualarında ağla ki Rabbin sebebini sorsun.
Anladınız mı?
Bizler sizin gibi olmayız.