ZEKİ DAĞ

ÇOK ŞEYE YETİŞMEYE ÇALIŞTIK AMA…

ZEKİ DAĞ

Çok şeye yetişmek için çok çalıştık ama yine olmadı. Neden, niçin bilinmez… Bir şeylere yetişmeye çalışırken çok yorulduk ve sonunda hiçbir şeye değmedi. Olan yine bize oldu. Geriye sinirli bir ruh, yorgun bir beden kaldı dediler ve demişlerdir. Olsun, desinler… Biz doğru yoldayız güzelim.

Arkamızdan konuşan kimseye kızmıyorum, darılmıyorum da. Sadece yaptıkları yanlışlara tepki gösteriyorum. İsteyen istediği gibi konuşsun. Ben hayatım boyunca hiçbir kepeğe havlıyor diye kızmadım. Ben sadece doğruları söyledim. Ne yazık ki bazı insanların hesabına gelmedi.

Eskiden her şeyin bir değeri vardı; sevginin, dostluğun, muhabbetin, hatta insanlığın bile narin bir anlamı vardı. Oysa şimdi ne insanlık kaldı ne de verilen değerin adı. Her şeyi menfaate çevirmişler. İnsanlık bile kalmamış. Böyle bir zamanda kime, nasıl güveneceksiniz?

Kumaşın neyse kaliten odur. Mesele şık giyinmek değil, kendine yakışanı yapmaktır. İğne elbiseyi adam eder ama elbise adamı adam etmez. Cahiller ne anlar ki… Öyle insanlar var ki cici bici elbiseler giyer, başkalarının arabalarına binip gezerler. Herkesin dilindeler; kimi kıyafetiyle, kimi lüks arabasıyla. Elbette kalite güzeldir, lüks araçlar da güzeldir ama insanın karakteri yoksa geriye sadece gösteriş kalır.

Canımı yakan insanlar bir gün gelip benden af dileyip “Hakkını helal et” diyeceklerdir. Yer gök şahidim olsun ki canımı yakan hiç kimseyi affetmeyeceğim. Cici biciler, sizler asla insan olamazsınız. Sizler sadece şeytan olursunuz. Zaten şeytan gibisiniz derler ve aynen öyledir. Dostlarını satan insanlar, unutmayın ki bir gün sizi de sizin gibiler satar.

Derdimi unutup derdinde koştuğum insanlar var. Onlara sorarsanız bu dünyada en büyük nankör benimdir. Dünya yalan ise siz de hainsiniz. Ben ne diyeyim ki sizin gibi dostlara… Size dost demek bile içimden gelmiyor. Hani derler ya; bunların gittiği yol doğru yol değildir diye… Kendileri bilirler. Zaten herkese karşı rezil olmuşlar.

Beni üzenlere sesleniyorum: Öyle bir ah ettim ki yakanız bir araya gelmesin. Ne bu dünyada ne de öte dünyada yüzünüz gülmesin, amin derim. Ben herkesi kendim gibi bildim, dost oldum, abi kardeş oldum ama yanlış yapmışım. Herkesin benim gibi olmadığını öğrendim. Unutmayın; bu dünya yalan dünya. Bazı insanlar hep yalanla, dolanla, dedikoduyla yaşayacak. Güzel insanların arkasından konuşan cahiller hep olacak. Ama öbür taraf da var… Vay sizin hâlinize, vay…

Benim çok güvendiğim insanlar vardı, altından hep yalan çıktı. Bir sırtımı döndüm, ısırdılar. Bunlara hayat denmez mi? Sen sen ol, bu dünyada dostlarını iyi seç. Asla doğru yoldan ayrılma. Kim ne yaparsa kendine yapar. Gün gelince herkes birbirini daha iyi tanıyacaktır.

Çare nedir bilmem ama çaresizlik nedir çok iyi biliyorum. Çünkü bağıra bağıra anlatmak istediğim şeyleri, hıçkıra hıçkıra ağlayıp içime gömdüm. Ne duyan oldu ne de gören… Öyle insanlar tanıdım ki, vay onların hâline vay… Sakın herkesi kendiniz gibi bilmeyin. Öyle insanlar vardır ki kendi menfaatleri için dostlarını bile satarlar. Her tarafları yalan dolanla dolu olan bu tür cahillerden uzak durmalısınız güzel dostlarım.

Kimse bilmez kimin yüreğinde nasıl bir fırtına koptuğunu… Kimi susarak ağlar, kimi gülerek gizler acısını. Herkes içinde bir dert taşır, kimsenin bilmediği bir yarası vardır. Allah geçmez dert vermesin. Ne diyelim, herkes kendi yaptığının bedelini bir gün mutlaka çeker.

Dostun da olsa her şeyini paylaşma. Herkesi kendin gibi görme. Çünkü bir gün dostluk biterse seni nereden vuracağını en iyi dostun bilir dostum. Doğru söylüyorlar; bizim de başımıza geldi. Ama biz onlar gibi değiliz. Biz büyüğümüzü de küçüğümüzü de iyi biliriz. Fakat yalan dolan yapan, dedikodu eden karaktersizleri affedecek değiliz.

Bir şairimiz şöyle demiştir:
“Yumurta satardık, yağ satardık, bal satardık ama hiçbir zaman dostlarımızı satmadık.”

Peki siz niye dostlarınızı sattınız ey yalancılar, ey dedikoducular, ey ucuz insanlar? Hani dostluğunuz?

Gül kuruduktan sonra istediğin kadar su versen de yeşermez. İnsan da böyledir; bir kere kırıldı mı düzelmesi çok zordur. Bu yüzden bir kalbi kırmadan önce iyi düşünmek gerekir dostum. Çünkü dostluk nedir, insanlık nedir, iyi bilinmelidir.

Bir insanın kalbi kırıldığı hâlde susuyorsa korkun… Çünkü o sizi Allah’a havale etmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları