Malatya siyasetinde ve teşkilat çalışmalarında son dönemde en çok konuşulan isimlerin başında AK Parti Malatya İl Başkanı Av. Ali Bakan geliyor. Göreve geldiği ilk günden itibaren sahada olmayı tercih eden, masa başı siyaset yerine vatandaşla birebir teması önceleyen bir anlayış ortaya koyan Ali Bakan, özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen süreçte aktif rol alarak dikkat çekti.
Malatya, 6 Şubat depremlerinde en ağır yıkımı yaşayan illerden biri oldu. Şehrin adeta bir şantiyeye döndüğü, her mahallede bir inşaatın yükseldiği bu zorlu süreçte hem devlet-millet dayanışması hem de teşkilatların sahadaki performansı büyük önem taşıdı. İşte tam da bu noktada, zor bir dönemde göreve gelen İl Başkanı Av. Ali Bakan’ın ortaya koyduğu çalışma temposu Malatyalıların takdirini kazandı.
Göreve geldiği günden bu yana gece gündüz demeden sahada olan bir il başkanı profili çizdi. Sadece resmi programlarda değil; bir mahallede mağdur bir ailenin kapısında, bir esnafın dükkânında, bir köydeki üreticinin yanında, bir taziyede ya da bir hasat alanında… Nerede bir ihtiyaç varsa orada olmaya gayret etti. Haftanın belirli günlerinde düzenlenen “Halk Günü” buluşmalarıyla vatandaşın doğrudan talebini dinleyen, sorunları not alan ve ilgili kurumlara bizzat ileten bir yönetim anlayışı sergiledi.
Deprem sonrası süreçte hak sahipliği işlemleri, konut teslimleri, rezerv alan talepleri gibi son derece hassas konuların takibi titizlik gerektiriyordu. Bu süreçte teşkilatın kamu kurumları ile vatandaş arasında köprü vazifesi görmesi büyük önem taşıdı. Yapılan değerlendirmelerde, bu koordinasyonun sağlanmasında İl Başkanı Ali Bakan’ın aktif rol üstlendiği, sürecin daha şeffaf ve sağlıklı ilerlemesine katkı sunduğu ifade ediliyor.
Elbette hizmet edenin önüne taş koymak isteyenler her dönemde olmuştur. Ne yazık ki Malatya’da da bir kişi çıkıp önemli çalışmalar yaptığında, bazı çevrelerin rahatsızlık duyduğu görülüyor. Perde arkasından konuşanlar, dedikodu üretenler, emeği görmezden gelenler her zaman olacaktır. Ancak Malatya küçük bir şehir; herkes herkesi tanır, kimin ne yaptığını da ne yapmadığını da bilir.
Bugün eleştiri yapanların bir kısmının 6 Şubat sonrasında sahada görünmemiş olması da kamuoyunun dikkatinden kaçmıyor. Deprem günlerinde ortada olmayanların, bugün çalışanların arkasından konuşması elbette vicdanlarda karşılık bulmuyor. Eğer gerçekten Malatya’yı seviyorsak, kişisel hesapları bir kenara bırakıp şehrin yeniden ayağa kalkmasına katkı sunmamız gerekir. Çalışanların önünü kesmek yerine destek olmak, köstek değil omuz vermek gerekir.
Ali Bakan’ın bir diğer önemli özelliği ise teşkilatla birlikte hareket etmesi. İlçe başkanları, kadın ve gençlik kolları, mahalle teşkilatları ile koordineli bir şekilde sahada yer alması, yapılan çalışmaları kolektif bir emeğe dönüştürüyor. “Asrın İnşası” kapsamında Malatya’da hayata geçirilen konut, iş yeri ve sosyal donatı yatırımları sadece fiziki bir dönüşüm değil; aynı zamanda moral ve umut inşasıdır. Bu sürecin sahadaki takibinde il teşkilatının aktif rol oynaması vatandaş nezdinde güven duygusunu pekiştiriyor.
Ayrıca kendi değerlerimize sahip çıkma meselesi de önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Yeşiltepe’den çıkıp il başkanlığı görevine kadar yükselen bir isme destek olmak, aslında Malatya’nın kendi evladına sahip çıkmasıdır. İçimizden biri buralara kadar geldiyse, buna saygı duymak ve başarıyı desteklemek gerekir. Kişisel husumetler ya da küçük hesaplar üzerinden yapılan eleştiriler şehre bir şey kazandırmaz.
Bugün Malatya’nın ihtiyacı olan şey; birlik, beraberlik ve ortak akıldır. Depremin yaralarını sarmak, şehri daha güçlü bir şekilde ayağa kaldırmak kolay değildir. Bu süreçte hem devletin yatırımları hem de sahadaki siyasi ve idari koordinasyon belirleyici olacaktır. İl Başkanı Av. Ali Bakan’ın ortaya koyduğu çalışma temposu, vatandaşla kurduğu doğrudan iletişim ve teşkilatı dinamik tutma çabası, bu sürece katkı sunan unsurlar olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak; eleştiri elbette olacaktır, olmalıdır da. Ancak eleştiri yapıcı olduğu sürece kıymetlidir. Malatya’nın yeniden ayağa kalktığı, insanlarımızın güvenle sokaklarında dolaştığı, esnafın umutla kepenk açtığı bir şehir hedefliyorsak; çalışanı desteklemek, hizmet edene moral vermek zorundayız.
Bırakalım çalışanlar çalışsın. Malatya kazansın.