RAMAZAN BAYKARA

YENİ DÖNEMİN ŞİFRELERİ: Derin Akıl, İç Cephe ve Tarihi Kırılma...

RAMAZAN BAYKARA

​Dünya, ezberlerin bozulduğu, dengelerin yeniden kurulduğu ve rollerin radikal biçimde değiştiği büyük bir dönüşüm dalgasından geçiyor. Bu yeni küresel düzende Türkiye, artık sadece sınırlarında yaşananları seyreden bölgesel bir aktör değil; kıtaların, enerjinin ve diplomasinin kavşağında küresel bir oyun kurucu olarak konumlanıyor. İşte tam da bu süreçte, dışarıdaki büyük iddiayı tahkim edecek en hayati unsur içerideki sarsılmaz bütünlük, yani "iç cephe"dir.

​Son günlerde siyaset kulislerini ve hukuki zeminleri sarsan gelişmeler, sıradan birer parti içi mücadele ya da teknik birer mahkeme kararından ibaret değildir. Karşımızdaki tablo, "derin aklın" devrede olduğu, Türkiye’nin küresel iddiasını korumak adına içeride güçlü ittifakların ve arınma süreçlerinin önünü açan tarihi bir kırılma anıdır.

​CHP’de "Butlan" Dönemi: Bir Arınma ve Kuruluş Ruhuna Dönüş Eşiği
​Özgür Özel ve yakın kurmay kadrosunun yönetimindeki CHP, ne yazık ki Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucu kodlarından ve devlet vizyonundan hızla uzaklaşan bir görüntü sergiledi. Son dönemde parti ismiyle yan yana gelen iddialar, rüşvet çalkantıları, liyakatten uzak kadrolaşmalar ve kurumsal ciddiyetsizlik, sadece bir ana muhalefet partisinin sorunu olmaktan çıkıp, ülkenin bekası ve siyasi istikrarı için bir güvenlik açığı haline gelmeye başlamıştı. Siyaseti bir ergen hevesiyle, içi boş "efelenmelerle" ve vizyonsuz çıkışlarla yönetebileceğini sanan bu kadro, hem kendini hem de temsil ettiği tabanı ziyadesiyle yıprattı.
​İşte tam bu tıkanma noktasında gelen hukuki "butlan" kararı, CHP için sadece teknik bir yargı hükmü değil; yapısal bir temizlenme, pisliklerden arınma ve fabrika ayarlarına dönme fırsatıdır. Bu süreç, siyasetin ciddiyetini kavrayamamış, tarih sahnesinde olumlu hiçbir iz bırakmadan silinip gitmeye mahkum olanlar için bir hesap verme döneminin başlangıcıdır. Kaderin üstünde bir kader vardır ve ergen tavırlarla devlet yönetilemeyeceğini tarih bir kez daha teyit etmiştir.

​İç Cephenin Genişlemesi ve Kılıçdaroğlu’nun Devlet Adamlığı...
​Bu stratejik dönüşümün en çarpıcı şifresi, iç cephenin sağda ve solda atılan tarihi adımlarla genişletilmesidir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden etkin bir figür olarak devreye girmesi ve CHP’nin mevcut savrulmadan kurtarılarak devletin ve milletin ortak paydalarına çıpalanması, yeni dönemin en büyük hamlelerinden biridir.
​Kılıçdaroğlu, yaşanan küresel hassasiyeti ve iç cepheyi sağlam tutmanın ehemmiyetini en iyi gören, devlet tecrübesine sahip liderlerden biridir. Gelinen noktada, CHP’nin iktidarın stratejik bir ortağı konumuna gelmesi, Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı Yardımcılığı yolunda attığı adımlar, siyasi bir pazarlık değil; tam bağımsız ve güçlü Türkiye idealinin omurgasını oluşturma gayretidir.

​Erdoğan’ın Liderliği ve "Türkiye Yüzyılı" Anayasası...
​Konjonktür, dünyanın en tecrübeli, en deneyimli lideri olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinin bir dönem daha devam etmesini elzem ve kaçınılmaz kılmaktadır. Sadece Türkiye’nin değil, bölgenin ve dünyanın da bu küresel diplomasi dehasından istifade etmesi gereken kritik bir eşikteyiz.
​Vaktiyle okuduğu bir şiir yüzünden haksız ve hukuksuz şekilde mahkum edilen, dönemin vesayet odakları tarafından "Muhtar dahi olamaz" diye manşetlerle bitirilmek istenen Erdoğan, o günleri büyük bir olgunluk, sabır ve teenni ile karşılamıştı. Kader, onu muhtar yapmadı belki ama son yeymi beş yılın küresel ölçekteki en güçlü lideri olarak Cumhurbaşkanlığı makamına taşıdı.
​Şimdi önümüzdeki hedef net:
​Meclis çoğunluğunu ve toplumsal mutabakatı sağlayarak, vesayet kalıntısı prangalardan kurtulmuş yepyeni bir Anayasa değişikliğine gitmek. Bu değişiklik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden seçilmesinin önünü açarak ülkedeki istikrarı kalıcı hale getirecektir.
​Sağda ve solda yerli ve milli unsurların güçlü birlikteliğiyle atılan bu adımlar, tarihi birer dönüm noktasıdır. Kişisel hırslarını devletin menfaatinin önüne koyanların hesap verme günü gelmişken; derin akıl devrededir, iç cephe tahkim edilmektedir ve tam bağımsız Türkiye’nin, yani "Türkiye Yüzyılı"nın kapıları ardına kadar açılmaktadır...

Yazarın Diğer Yazıları