MUSTAFA ERTAN

RAHMİ KOÇ'A AÇIK MEKTUP: ​BU HAFİFLİK ÖZÜRLE BİLE TEMİZLENEMEZ!

MUSTAFA ERTAN

Sayın Rahmi Koç,

​Yıllardır bu toprakların ekmeğini yediniz, bu ülkenin insanı sayesinde holdinglerinizi büyüttünüz, servetinize servet kattınız.

​Sormak gerekir: Bugüne kadar ürettiğiniz malları satarken, fabrikalarınızda çarkları döndürürken tek bir gün bile müşterinize ya da işçinize “Sen Türk müsün, Kürt müsün?” diye sordunuz mu?
​Dün sessizce kasanızı doldururken sormadığınız bu soruyu; bugün bir hastane açılışında, kürsü rahatlığıyla Kürt kadınlarını ve bir halkın kimliğini meze yaptığınız o "fıkra" skandalına nasıl alet edebildiniz?

​Geçtiğimiz günlerde katıldığınız o açılışta, kameraların ve davetlilerin gözü önünde Kürt kadınlarının şivesini, kimliğini ve toplumsal algısını etnik bir mizah malzemesi haline getirmeyi kendinize nasıl yakıştırdınız?

​Sahnede attığınız o kahkahalar, toplumun canını acıtırken sizin dünyanızda neyi tatmin ediyordu?

​Bu ülkenin en köklü iş insanlarından biri olarak sahneye çıkıp; etnik köken ve cinsiyet üzerinden böylesine ilkel, böylesine incitici bir dil kullanmaya hiç mi çekinmediniz?

​Bu skandal, akıllara tek bir soruyu getiriyor:
Yoksa o karanlık, ayrıştırıcı ve toplumun tepesinden bakan eski zihniyet içinizde hiç ölmedi de ilk fırsatta yeniden mi hortladı?

​"Halkın Gururuyla Oynayamazsınız!"

​Sizin gibi bir pozisyonda bulunan, topluma örnek olması gereken bir isme bu sığlık, bu fütursuzluk asla yakışmamıştır. Bir halkın annelerini, kadınlarını fıkra malzemesi yaparak aşağılayabileceğinizi sanıyorsanız, çok büyük bir yanılgı içindesiniz.

​Unutmayınız ki; Kadın, her şeyden önce 'Ana'dır ve analar üzerinden hiçbir şekilde etnik köken ayrımı yapılamaz.

​Derhal, şartsız, "ama"sız ve "fakat"sız özür dileyeceksiniz!
​Bunu; bu toprakların kardeşliğine, Türk ve Kürt halkının kadim bağlarına, en çok da bu ülkenin baş tacı olan Kürt annelerine ve kadınlarına borçlusunuz.

​Toplumun sinir uçlarıyla oynayan bu sorumsuz sözleri en sert biçimde kınıyorum.

​Kameralar karşısında yapılan bu büyük gafı, bu kibirli üslubu kuru bir özür bile tam anlamıyla temizlemeye yetmeyecektir.

Ancak asgari bir insanlık ve vatandaşlık borcu olarak; başta Kürt kadınları olmak üzere, kırdığınız, incittiğiniz tüm Türkiye halkından acilen ve şartsız olarak özür dilemek zorundasınız.

​Bu ülkenin sosyolojisi de tarihi de bu hafife alışı unutmayacaktır.
Yazıklar olsun!

​Mustafa Ertan
07.06.2026

Yazarın Diğer Yazıları