MUSTAFA ERTAN

Peygamber Efendimizin (s.a.v) Gençlere Müjdesi

MUSTAFA ERTAN

Bazı sözler vardır; bir kişiye değil, bir çağa söylenir.

Bazı müjdeler vardır; yalnız bugüne değil, yarına da umut olur.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Muhammed’in (s.a.v) gençlere dair nakledilen şu sözü işte böylesi bir müjdedir:

“Altın tasla Kevser suyunun başında bekleyeceğim. Oraya gelenlere ikram edeceğim.”

Mahşer günü…
Susuzluğun en çetin olduğu an…
Herkesin kendi derdine düştüğü o büyük hesap vakti…

Ve Resulullah (s.a.v), Kevser’in başında ümmetini bekliyor.

Bu başlı başına bir rahmettir.
Fakat asıl dikkat çekici olan sözün devamıdır.

Ahir zaman gençlerini görünce elindeki altın tası bıraktığı ifade edilir.

Hayretle sorulur:
“Ya Resulallah, onlara vermeyecek misin?”

Cevap hem sarsıcı hem müjde doludur:

“Ahir zamanda alnını secdeye koyan gençlere altın tas koymam; onlara ellerimle içireceğim.”
Bu cümle, bir nesle verilmiş en büyük onur nişanesidir.

Çünkü ahir zaman; nefsin kışkırtıldığı, günahın sıradanlaştırıldığı, inancın küçümsendiği bir çağdır. Böyle bir zeminde secdeye varan bir genç, sadece ibadet etmiş olmaz; bir duruş sergiler. Kalabalığa rağmen istikameti seçer.

Alkışa değil hakikate talip olur.

Kolay zamanda ibadet etmek fazilettir.

Zor zamanda istikamet üzere kalmak ise cesaret ister.

Belki de bu yüzden altın tas bırakılmaktadır.

Çünkü bazı mükâfatlar sembolle verilmez; bizzat ikram edilir.

Bugün çocuklarımızı sınavlara, kariyere ve dünyaya hazırlıyoruz.

Peki onları secdeye hazırlıyor muyuz?

Şahsım dahil kendimize şu soruyu sormak zorundayız:

Bu çağda secdeye giden gençler mi yetiştiriyoruz,
Yoksa kalabalığa karışan bir nesil mi büyütüyoruz?

Karar bizim.

Kevser orada.
Müjde ortada.
İkram hazır.

Mustafa Ertan
23.02.2026

Yazarın Diğer Yazıları