ORTADOĞU'NUN ACISI: DIŞ MÜDAHALELER VE İÇ ZAFİYETLER
MUSTAFA ERTAN
Ortadoğu’da yaşananlar tesadüf değil.
Bu coğrafya, sadece dış müdahalelerin değil, kendi iç zaaf ve akılsız tercihlerin de kurbanıdır.
Batı için Ortadoğu medeniyet havzası değil, kontrol edilmesi gereken dev bir kaynaktır. Haritalar cetvelle çizildi, sınırlar masa başında belirlendi, toplumlar köklerinden koparıldı.
Bugün yöntem değişti, niyet değişmedi: içerden çökertme. Mezhep ve etnik farklar silaha dönüştürülüyor, devletler zayıflıyor, toplumlar parçalanıyor.
Peki, neden halklar bu oyuna her seferinde düşüyor? Çünkü akıl yerini öfkeye, birlik fikri yerini kabile ve mezhep sadakatine bırakıyor. Kısa vadeli çıkarlar uzun vadeli birliği boğuyor, iç kavga dış müdahalelerin alanını büyütüyor.
“Demokrasi” ve “özgürlük” maskesiyle yapılan müdahalelerin ardında amaç kontrol edilebilir zayıf devletler üretmek. Gazze, Afganistan, Irak, Libya, Suriye…
Her “özgürlük” ihracı, enkaz, mülteci ve ölüm bıraktı.
Acı gerçek şudur:
Eğer bir coğrafya bu kadar kolay parçalanabiliyorsa, bunda dış planların yanı sıra iç zaaflar da rol oynuyor. Güçlü toplumlar hatalarından ders çıkarır; zayıf toplumlar aynı hatayı tekrar tekrar yaşar.
Aynı coğrafyada yıllardır zulüm altında yaşayan Filistin’i görmezden gelenler, bir gün sıranın kendilerine geleceğini hiç düşünmediler mi?
Ortadoğu bugün şu soruyla yüzleşmek zorunda:
Kendi kaderini yazacak mı, yoksa başkalarının senaryosunda figüran mı kalacak?
ANALİZ
Dışarıda cetveller, içeride hırs,
Yüzyıllık oyunda hep aynı kumpas.
Bölünen ruhlarda dinmiyor yeis,
Kardeş kavgasına tutulur yas.
Akıl sürgün kalmış, öfke ise bey,
Zayıf düşen devlet, sahipsiz bir ney.
Figüran değiştikçe bitmiyor hey;
Özüne dönmezsen, talandır her şey!
Mustafa Ertan
10.03.2026