MUSTAFA ERTAN

MALATYA'NIN SANAYİ HAFAZASI KİMSENİN TAPULU MALI DEĞİLDİR!

MUSTAFA ERTAN

​Geçtiğimiz günlerde köklü ve saygın bir yerel gazetemizin anketine yorum yapan bazı hemşehrilerimizin, Malatya’nın dev fabrikalarını sadece tek bir isme zimmetleyen ve "Hepsini o yaptı" diyerek tarihi bir çarpıtmaya imza atan yaklaşımlarını ibretle okuduk. Halkın zihniyle alay eden, bu şehre emek veren onca ismi yok sayan bu "tarafgir" tutum, ne gazetecilik ahlakına ne de Malatya’nın gerçek tarihine sığar.
​Gelin, sloganları bir kenara bırakalım ve Malatya’nın sanayi kronolojisindeki o "bayrak yarışını" gerçek belgeleriyle gün yüzüne çıkaralım:

​1. Vizyonun Temeli: Atatürk Dönemi

​Kimse kusura bakmasın; Malatya’nın sanayi ateşi 1930’larda, Mustafa Kemal Atatürk’ün "devletçilik" ilkesiyle yakılmıştır. Bugün övündüğümüz ve yerinde yeller esen Sümerbank Pamuklu Mensucat ve Tekel (Tütün) fabrikaları gökten zembille inmemiştir. Bu tesislerin stratejik kararları, planlamaları ve kuruluş süreçleri bizzat Atatürk’ün sağlığında, "Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı" kapsamında başlatılmıştır.

​2. Devamlılığın Adı: İnönü Dönemi

​Atatürk’ün vefatından sonra bayrağı devralan İsmet İnönü, "Dedesi Bitlis'li, Babası Malatya’da doğduğundan Malatya'lı  kendisi İzmir doğumlu olup, siyaseten hep Malatyalıyım demiş hep Malatya'dan millet vekili seçilmiştir. Malatya’nın millet vekili olarak bu planlı yatırımların inşaatlarını tamamlatmış ve çarkların dönmesini sağlamıştır. 
Bu, devletin bekası ve devamlılık esasıdır; bir "kişisel lütuf" değil, başlatılan büyük yürüyüşün menzile ulaştırılmasıdır.

​3. Sanayide Çeşitlilik: Menderes Dönemi

​Tarihi 1940’larda dondurmaya çalışanlar bilmelidir ki; Malatya ekonomisinin can damarlarından olan Şeker Fabrikası, 1956 yılında Adnan Menderes hükümetinin eseridir. Şehrin tarım ve sanayi entegrasyonu, bu dönemle birlikte bir üst lige çıkmıştır.

​4. Asıl Büyük Devrim ve Çağ Atlama:

Özal Dönemi
​Ancak Malatya’nın kaderini asıl değiştiren, onu gerçek bir "sanayi şehri" yapan kırılma noktası 1980’lerde hemşehrimiz Turgut Özal ile yaşanmıştır. Özal; devletin tek bir fabrika açmasıyla yetinmemiş, Malatya dahil tüm Türkiye’de Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) modelini getirerek sanayiyi tabana yaymıştır.
​Tek bir devlet fabrikasından, yüzlerce özel müteşebbis fabrikasına geçiş Özal’ın vizyonudur.
​Bugün Malatya OSB’nin on binlerce kişiye ekmek kapısı olmasının mimarı Özal’dır.
​Bu bir "çağ atlama" hamlesidir; Malatya’nın kabuğunu kırıp dünyaya açıldığı dönemin adıdır.
​Tarih, Siyasetin Arka Bahçesi Değildir!
​"Hepsini bir kişi yaptı" demek tarih bilmemektir; "Sadece benim partimin lideri yaptı" demek ise Malatya halkının hafızasına ihanettir. Bu fabrikaların harcında Atatürk’ün vizyonu, İnönü’nün takibi, Menderes’in yatırımı ve Özal’ın devrim niteliğindeki hamleleri vardır. En önemlisi de bu tesislerin her bir tuğlasında Türk milletinin alın teri ve vergisi vardır.

Sözün özü;

Bizim görevimiz; tarafgirlik yaparak tarihi eğip bükmek değil, gerçeği bütün çıplaklığıyla haykırmaktır. Malatya’nın sanayi tarihi, birbirini tamamlayan bir devlet kararlılığıdır. Kimse bu gurur tablosundan siyasi rant devşirmeye kalkmasın, Malatyalıyı "cahil" yerine koymasın. Malatya halkı sorgulayan, araştıran ve kimin ne yaptığını çok iyi bilen ferasetli bir toplumdur. Hiç kimse kendi dar siyasi kalıplarıyla bu şehrin hafızasını zincire vuramaz.

​Mustafa ERTAN
30.03.2026

Yazarın Diğer Yazıları