BİN YIL DEDİĞİNİZ KARANLIK MİLLETİN SİNESİNDE BOĞULDU!
MUSTAFA ERTAN
Tarih 28 Şubat... Takvim yaprağı değil, bir utanç vesikası! Kendini milletin üzerinde gören bir avuç vesayet odağının, bu ülkenin ruhuna, inancına ve sandığına kastettiği o karanlık gün.
"Bin yıl sürecek" diye kükreyenlerin, halkın iradesini tank paletleri altında ezeceğini sananların, Türkiye’nin tepesine balyoz gibi indiği o karanlık süreç!
Tanklarla Millet Tehdit Edilemez!
Sincan sokaklarında tank yürüterek millete parmak sallayanlar, aslında kendi korkaklıklarını tescilliyordu.
Seçilmiş hükümeti devirmek için medya patronlarıyla, satılmış kalemlerle ve cübbesini siyasete ilikleyen sözde hukukçularla kurulan o şer üçgeni, bu ülkenin demokrasisine suikast düzenledi.
"İrtica" masalıyla uydurulan o güvenlikçi dil, aslında milletin öz değerlerine duyulan nefretin dışavurumuydu.
Buradan açıkça haykırıyoruz: Devlet, vatandaşının inancıyla kavga etme yeri değildir! Hiçbir güç odağı, milletin helal oyuyla gelen iradeyi, kapalı kapılar ardında hazırlanan MGK bildirileriyle rehin alamaz!
İkna Odaları Değil, Utanç Odaları!
Üniversite kapılarında gencecik kızların başındaki örtüye el uzatanlar, ikna odalarında ruhlarını teslim alacaklarını sananlar; siz bu ülkenin sadece eğitimini değil, geleceğini de kurşunladınız! Binlerce kamu görevlisini fişleyen, Malatya’dan İstanbul’a kadar her şehirde insanları zindanlara atan, yargıyı bir infaz aracına dönüştüren o zihniyet; tarihin çöplüğüne mahkum olmuştur.
O gün Malatya sokaklarında yankılanan mağduriyet çığlıkları, bugün demokrasinin en büyük dersidir. Siz insanların hayatlarını kararttınız, ama bu milletin iradesini asla karartamadınız!
Vesayetin Gölgesine Geçit Yok!
Hukuku ideolojinin kırbacı yapanlara, orduyu siyaset mühendisliğine alet edenlere bir çift sözümüz var: Milletin üstünde hiçbir güç yoktur! Geçmişle hesaplaşmak sadece bir hak değil, bir namus borcudur.
28 Şubat’ı sadece bir "hata" olarak görenler yanılıyor; o bir ihanetti! Ve bu ihanetin panzehiri, hafızayı diri tutmaktır.
Şu ilkeler asla tartışmaya açılamaz:
Hukuk, seçkinlerin değil, halkın güvencesidir.
Sandık, darbe odalarının değil, milletin iradesidir.
İnanç özgürlüğü, devletin lütfu değil, insanın doğuştan hakkıdır.
Neticede bilinsinki: Demokrasi Nöbeti Bitmez!
Kimse heveslenmesin!
"Post-modern" ya da değil, vesayetin her türüne karşı artık bu milletin sinesi çeliktendir. 28 Şubat’ın o kibirli mimarları bugün tarihin utanç sayfalarında tozlanırken; bu millet, omuz omuza verdiği demokrasi mücadelesiyle dimdik ayaktadır.
Unutmadık, unutturmayacağız! Çünkü biliyoruz ki; hafızasını kaybeden toplumlar, yeni darbelerin kölesi olur. Bizim köleliğimiz sadece Allah’adır, irademiz ise sadece millete aittir!
Selam olsun o gün eğilmeyenlere, selam olsun bugün dimdik duranlara!
Mustafa Ertan
28.02.2026