MUSTAFA ERTAN

AYNAYA BAKACAK YÜZÜNÜZ KALDI MI? ZULME SESSİZLİĞİN AĞIR BEDELİ

MUSTAFA ERTAN

Günümüzde ​Dünya artık bir imtihan meydanı değil, eğer imtihansa sıra size geldiğinde bedeli çok ağır olacak, bu gün hakkı batılı ayrıt etmenin tamda merkezinde; safını belli etmeyenlerin, sessizlikleriyle zalimin kılıcını bilediği bir arenadır. Mazlumun çığlığı arşı titretirken, "tarafsızım" diyenler aslında safını çoktan seçmiş, karanlığın hizmetine girmiştir. Bu gidişat karşısında hayret etmek yetmez; bu bir haysiyet yangınıdır!

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurur: “Zalimlerin yanında olmayın; sonra ateş size de dokunur. Allah’tan başka dostlarınız olmadığına göre bir yerden yardım da göremezsiniz!” (Hûd 113)

Bu ilahi hitap, yalnızca bir öğüt değil; insanın vicdanına yön veren sarsılmaz bir ölçüdür. Zira hak ile bâtılın ayrıldığı yerde tarafsızlık, çoğu zaman zulme sessiz kalmaktan başka bir anlam taşımaz. Bu yüzden bu ayet, her çağda insanı bir tercihe davet eder: ey ümmet ya hakikatin yanında dimdik durmak ya da suskunlukla zulüme ortak olmak demaktir. Bu hesabı er geç vereceğiz.

İşte bu uyarı, bir duruşun, bir şahsiyetin ve bir iman tavrının adıdır.

​Menfaat Sofrasında Şahsiyetini Satanlar

​Bugün rüzgâra göre eğilenler, makam ve mevki uğruna hakikati fısıldayanlar bilsinler ki; şahsiyetini menfaat tezgahına bırakanın, kendine ait bir yüzü kalmaz. Karanlık zamanlarda kandil olmak için "dik durmak" yetmez; rüzgâra karşı dimdik, sarsılmaz bir kaya olmak gerekir. Onurunu koruyamayan, dünyayı kazansa ne çıkar?

​İslam Coğrafyasının İhaneti: Ölü Toprağı Değil, Vicdan Körlüğü

​Çocukların parçalanmış cesetleri üzerinden siyaset devşiren, kendi konforunu bozmamak için üç maymunu oynayan İslam dünyası, içine düştüğü bu zilleti "takdir-i ilahi" diyerek geçiştiremez. Bu bir gaflet değil, bu bir feraset intiharıdır!

​Dikkat edelim:

​Birlikten uzak her saniye, zalimin namlusuna sürülen bir mermidir.

​Amasız, fakatsız haykırmayan her ses, zulmün ömrüne ömür katar.

​Sessiz kalan her dilsiz şeytan, dökülen kanda parmak izi taşır.

​ANALİZ
KARANLIĞI ANCAK "HAK" YIRTAR

​Zulme susan, celladına ayna tutar,
Hakkı satan, vicdanını ateşe atar.
Menfaat uğruna eğilen o başlar,
Günü gelir, kendi utancında boğulur.

​Uyan ey kalp! Dağınıklık ölümdür,
Sessizlik, mazluma en ağır zulümdür.
Kandil olamıyorsan, yanmayı bil bari,
Hak yolda durmayan, tarihte bir zuldür.

​Son olarak: Tarih, diplomasi koridorlarında fısıldaşanları değil; meydanlarda "hak" diye haykıranları yazacak. Bu yazı bir temenni değil, bir uyanış çağrısıdır. Ya aynadaki yüzünüzü kurtarın ya da o aynaya ebediyen bakmayın!

​Mustafa Ertan 
08.04.2026

Yazarın Diğer Yazıları