Ramazan Ayının Kıymetini Bilelim…
MİTAT HOŞHAN
Zaman çok kısadır, unutmamalıyız; bizler bugün varız, yarın yokuz. Kimler geldi, kimler geçti… Bunu da unutmamalıyız. Bugün Ramazan ayının başlangıcındayız. Tüm İslam âleminin Ramazan ayını en içten dileklerimle kutluyorum; Allah sağlık ve sıhhat versin.
Zamanın akışı belki değişmiyor ama ruhumuz başka bir mevsime giriyor. Hep birlikte bunun farkında olmalıyız. Ramazan ayının kıymetini ve değerini iyi bilmeliyiz. Bu mübarek ay geldiğinde insanlarımız onun değerini daha iyi anlar ve en güzel şekilde idrak eder.
Manevi duyguların zirveye ulaştığı, kalplerin yumuşadığı, gönüllerin hassaslaştığı, duaların daha içten yapıldığı müstesna bir zaman dilimidir Ramazan. Bu kıymetli ayı en iyi şekilde değerlendirmek isteriz ve istemeliyiz.
6 Şubat depremlerini unutmamalıyız. O günleri yeniden hatırlayalım; acıyı, sabrı ve dayanışmayı yeniden yaşayalım. Bugün ise Ramazan’dayız; bu mübarek ayın ne olduğunu bilmeli ve en güzel şekilde idrak etmeliyiz. Eskiyi bilmeyen, yeniyi zaten bilemez.
Ramazan’ın duasının, sofrasının ve paylaşılan lokmanın kıymetini bilmeliyiz. Bu güzel ayın içinde olmak bizlere büyük bir sevinç ve huzur verir. Şükretmesini bilmeliyiz.
Gün gelecek bizler de diğerleri gibi bu diyardan göçüp gideceğiz. Yapacağımız hayırların ve iyiliklerin değerini bilmeliyiz. Allah tüm mümin kardeşlerimize sağlık versin inşallah. Müminler der ki; “Ramazan gelmiş, hoş gelmiş.”
Ramazan, kurak toprağa yağan bereketli yağmur gibidir. Yağmur çatlamış zemini nasıl diriltirse, Ramazan da yorgun kalplerimizi diriltir. Ruhumuza şifa, gönlümüze ferahlık olur. Bizler de bu ayın kıymetini bilmeli ve en güzel şekilde değerlendirmeliyiz.
Ramazan; oruçtur, sabırdır, paylaşmaktır, duadır. İftar sofralarında muhabbetle buluşmaktır; sahurun sessizliğinde rahmeti hissetmektir; teravihte omuz omuza saf tutmaktır. Empati yapmaktır; nimetin kıymetini bilmektir. Allah bu güzel ayı bizlere nasip ettiği için şükrediyoruz ve şükretmeliyiz.
Ramazan sadece aç kalmak değildir. Elimize, dilimize, gözümüze ve gönlümüze de oruç tutturabiliyorsak ne mutlu bize. Ramazan ayının ayrı bir güzelliği, oruç tutanın ayrı bir bereketi vardır. Bu güzelliğin kıymetini bilmeliyiz.
Açlığı yaşayarak tokun hâlini anlamak; susuzluğu hissederek şükrü çoğaltmaktır. Nefsi terbiye etmektir; dili incitmekten, kalbi kirletmekten, gözü haramdan, gönlü kibirden arındırmaktır. Bu da tüm mümin kardeşlerimiz için geçerlidir.
Bu ay; imanın, ibadetin ve güzel ahlâkın güçlendiği; ümmet bilincinin ve İslam kardeşliğinin pekiştiği bir muhasebe mevsimidir. Güzel olan her şey güzeldir; bizler de bu güzelliğin kıymetini iyi bilmeliyiz.
Ramazan, günahlarla yorulmuş kalplerimize ruhen bir arınma imkânı sunar. Yaz sonunda yağan rahmet yağmuru gibidir; yeryüzündeki tozu toprağı temizler. Ramazan da gönül dünyamızdaki kiri, pası ve kırgınlığı yıkayıp götürür. Hoş geldin ya Ramazan; hoş geldin mübarek ay.
Bu akşam iftar sofrasına oturabiliyorsak, sahura kalkabiliyorsak, ezanı duyabiliyorsak; bu bir lütuftur. Çünkü bir sonraki Ramazan garanti değildir. Bu yılki Ramazan gelecek yıl yine gelecek; fakat kim görür, kim göremez bilinmez. Öyleyse hep birlikte Ramazan ayının kıymetini bilelim.
Ramazan Şerifiniz mübarek olsun. Kalın sağlıcakla…