BOSNA-HERSEK YEŞİLLİKLER, SULAR VE ŞEHİTLER ÜLKESİ -2
MAHMUT AŞIKOĞLU
Travnik’te başlayan yolculuğumuz, tarihin izlerini ve doğanın büyüsünü birlikte sunan bir keşfe dönüştü. Travnik Kalesi burçlarından şehri izlerken, aşağıdan akan nehir eşliğinde içilen Boşnak kahvesi unutulmaz bir deneyim sundu. Sunumu Türk kahvesi ile benzer olsa da, cezveden fincana kendin doldurman bu kültüre özgü hoş bir detaydı.
Hemen ardından 1705 yılından bu yana eğitim veren Elçi İbrahim Paşa Medresesi’ne geçtik. Yüzyıllardır kesintisiz eğitim veren bu medrese, fen ve din ilimlerini birlikte sunarak Bosna’nın eğitime verdiği önemi açıkça gösteriyor.
Travnik’ten sonra yolumuz Zenica’ya düştü. Ardından akşam yemeği için Sarayova’da meşhur köftecilerden birine uğradık. İnegöl köfte lezzetini aratmayan köfteler; somun ekmek, kaymak, soğan ve ayran eşliğinde servis edildi.
Konjic ve Osmanlı İzleri
Konjic şehri, Neretva Nehri kıyısında kurulmuş ve Osmanlı mirasını hâlâ taşıyan önemli duraklardan biri. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı tarafından restore edilen tarihi köprüden geçerken, savaşın izlerini hâlâ taşıyan camiler ve mezarlıklar insanı derinden etkiliyor.
Bosna’nın Etnik Yapısı ve Yakın Tarihi
Bosna-Hersek; Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlardan oluşan çok etnili bir yapıya sahip. Ülke bugün Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti olmak üzere iki ana yapıya ayrılmış durumda.
Bağımsızlık süreci, Bosna Savaşı ile büyük bir trajediye dönüştü. Slobodan Miloşeviç öncülüğünde yürütülen saldırılar sonucu yüz binlerce insan hayatını kaybetti. Dayton Barış Antlaşması ile savaş sona erse de, bıraktığı izler hâlâ taze.
Jablanica ve Savaşın Sessiz Tanıkları
Jablanica’da, II. Dünya Savaşı sırasında yıkılan demiryolu köprüsü hâlâ olduğu yerde duruyor. Alman ilerleyişini durdurmak için yapılan bu hamle, tarihin dönüm noktalarından biri olarak hafızalarda yer etmiş. Yanındaki müze ise hem II. Dünya Savaşı’na hem de Bosna Savaşı’na ışık tutuyor.
Mostar yolunda ilerlerken dar vadiler, coşkun nehirler ve yemyeşil doğa Bosna’nın neden “yeşillikler ve sular ülkesi” olarak anıldığını açıkça ortaya koyuyor. Sonbaharın gelişiyle doğa adeta renk cümbüşüne dönüşüyor.
“Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.”
— Aliya İzzetbegoviç