KAZIM KILINÇ

HAYATIN HAKİKATI

KAZIM KILINÇ

Yaşım altmışa dayanmak üzere. Dünyanın birçok sefasını da gördüm, cefasını da.
İnsan gençliğinde anlamasa da ömür kısa. Aylar, yıllar rüzgâr gibi geçip gidiyor.
Çıkarıldığımız bu yolculuğun nerede biteceğini bilemiyoruz. Dünya’da kimsenin ebedi kalmayacağı bir gerçek.

Fakat ümitsizliğe kapılmayalım. Bizi bu kadar duygularla donatan Rabbimiz bize çok merhametli. Bizi ebedî yokluğa terk etmez. Bizi sevdiklerimizle tekrar görüştüreceğinden şüphemiz olmasın. Yeter ki O’na iman edelim. Dünya’da iki çeşit lezzet vardır: biri maddi, biri manevi. Maddi lezzetler geçicidir. Yaşlanınca maddi lezzetlerin tadı kaçar.

Fakat manevi lezzetler öyle değil; ömür boyu devam eder. Eğer ruhumuz sıkılmış ise şöyle yüksek bir dağa çıkalım. Allah’ın süslü, güzel sanat eserlerini tefekkürle seyredelim. Allah’ın geniş mülkünü düşünelim. Ruhumuzun aldığı manevi lezzeti hissedeceğiz. Kuru bir topraktan cennet gibi güzel bu baharı nasıl güzel yarattı.

Menekşeler, laleler, gelincikler, cıvıl cıvıl kuşlar, karıncalar, kelebekler, arılar… Daha neler, neler… Bu tefekkürde öyle bir lezzet var ki vallahi billahi hiçbir tiyatroda, hiçbir sinemada yoktur. Hem de bedava. Ruhumuzu maddiyata boğdurmayalım. Her şeye Allah namı hesabına bakalım. Yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevelim.

Gürültülü bir asırda yaşıyoruz. Maneviyatsız maddiyat insanı mutlu edemedi, edemez de. Dünya gemisinin bir sahibi var. Yükümüzü gemiye bırakalım, üzerine oturup seyran edelim. Rabbini tanıyan, bilen her şeyi güzel görür. Her şeyin güzel yüzüne bakar. Dünyaya gelişinden pişman olmaz. Vazifesi, askerliği bitince ceset elbisesini toprağa bırakıp ruhu ile âlemde seyran eder.

Yazarın Diğer Yazıları