BAHATTİN ÖNER

Çocukların Yetişmesindeki Öncelikler

BAHATTİN ÖNER

Bir toplumun geleceği, yetiştirdiği çocukların karakteri, ahlakı, bilgi birikimi ve hayata bakış açısıyla şekillenir. Bugünün çocukları yarının öğretmenleri, doktorları, yöneticileri, bilim insanları ve anne-babaları olacaktır. Bu nedenle çocukların yetişme süreci yalnızca aileleri ilgilendiren bir mesele değil, aynı zamanda toplumun tamamını ilgilendiren önemli bir sorumluluktur.

Çocuklar masumiyetleri, samimiyetleri ve içtenlikleriyle hayatın en saf dönemini yaşarlar. Onlar çoğu zaman duygularını yetişkinler gibi uzun cümlelerle ifade edemezler. Ancak hissettiklerini farklı yollarla ortaya koyarlar. Bir çocuğun oynadığı oyun, çizdiği resim, kurduğu hayaller ve kullandığı ifadeler onun iç dünyasının en önemli yansımalarıdır.

Özellikle çocukların çizdiği resimler, onların ruh dünyalarına açılan bir pencere gibidir. Kimi zaman bir ev resmi, kimi zaman aile bireylerinin çizilişi ya da kullanılan renkler çocuğun duygu durumuna dair önemli ipuçları verebilir. Oyun oynarken üstlendiği roller, oyuncaklarına yaklaşımı ve arkadaşlarıyla kurduğu ilişkiler de aynı şekilde dikkatle değerlendirilmesi gereken davranışlardır.

Çocukların dünyasını anlamak isteyen anne ve babalar öncelikle onları dinlemeyi öğrenmelidir. Çünkü birçok ebeveyn çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak için büyük fedakârlıklar yaparken, bazen onların duygu ve düşüncelerini dinlemeyi ihmal edebilmektedir. Oysa çocuklar için en büyük ihtiyaçlardan biri anlaşılmak ve değer gördüğünü hissetmektir.

Günümüzde teknolojinin hayatımıza yoğun şekilde girmesiyle birlikte çocukların iletişim alışkanlıkları da değişmeye başlamıştır. Tabletler, telefonlar ve bilgisayarlar çocukların vakitlerinin önemli bir kısmını almaktadır. Teknoloji doğru kullanıldığında faydalı bir araçtır; ancak çocukların sosyal gelişimini, aile içi iletişimini ve duygusal bağlarını zayıflatacak seviyeye ulaştığında ciddi sorunları da beraberinde getirebilir. Bu nedenle ailelerin çocuklarıyla kaliteli vakit geçirmeleri, birlikte oyun oynamaları, kitap okumaları ve sohbet etmeleri büyük önem taşımaktadır.

Çocuk eğitiminde sevgi kadar disiplin de önemlidir. Ancak disiplin denildiğinde akla baskı, korku veya cezalandırma gelmemelidir. Gerçek disiplin, çocuğa sorumluluk bilinci kazandırmak, doğru ile yanlışı ayırt etmeyi öğretmek ve hayatın kurallarını sevgi çerçevesinde anlatabilmektir. Sevgiyle büyüyen çocuk özgüven kazanırken, saygıyı öğrenen çocuk da çevresine karşı duyarlı bir birey hâline gelir.

Bir diğer önemli konu ise çocukların soru sormalarına fırsat verilmesidir. Sürekli sorgulayan, araştıran ve merak eden çocuklar geleceğin başarılı bireyleri olurlar. Çocukların sordukları sorular bazen yetişkinlere basit gelebilir; ancak onların öğrenme yolculuğunda her soru yeni bir kapının açılması anlamına gelir. Bu nedenle çocukların merak duygusu desteklenmeli, düşüncelerini özgürce ifade etmelerine imkân tanınmalıdır.

Uzmanlar, çocukların çizdikleri resimlerin ve oynadıkları oyunların psikolojik değerlendirmelerde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etmektedir. Çocuk terapistleri bu yöntemlerle çocukların yaşadığı birçok sorunu erken dönemde tespit ederek çözüm yolları geliştirebilmektedir. Anne ve babalar da çocuklarının çizdiği resimleri zaman zaman inceleyebilir, onlara hissettirmeden bazı sorular sorarak duygu dünyaları hakkında fikir sahibi olabilirler. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, çocuğu sorgulamak değil, onu anlamaya çalışmaktır.

Unutulmamalıdır ki çocuklar sadece büyütülmez, aynı zamanda yetiştirilir. Onlara verilen eğitim, gösterilen ilgi, kazandırılan değerler ve sunulan örnek davranışlar gelecekte nasıl bir insan olacaklarını belirler. Çünkü çocuklar söylenenlerden çok gördüklerini öğrenirler. Anne ve babaların davranışları, çocukların kişilik gelişiminde en etkili eğitim aracıdır.

Geleceğe umutla bakabilen, kendine güvenen, milli ve manevi değerlerine bağlı, araştıran, sorgulayan ve üretken bir nesil yetiştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Çocuklarımızı yalnızca akademik başarıya değil, aynı zamanda iyi insan olmaya da hazırlamalıyız. Sevginin, saygının, hoşgörünün ve merhametin hâkim olduğu bir eğitim anlayışıyla yetişen çocuklar, geleceğin güçlü ve huzurlu toplumlarını inşa edeceklerdir.

Çünkü çocuklar bugünün emaneti, yarının ise mimarlarıdır.
Selam ve dua ile...

Yazarın Diğer Yazıları