ALİ DAĞ

Ya Rabbim! Gazze'deki Kardeşlerimize Yardım Eyle…

ALİ DAĞ

Ya Rabbim! Gazze’deki Kardeşlerimiz İçin Bir Dua ve Vicdan Çağrısı
Son günlerde dünya gündeminde Gazze’de yaşananlar, sadece bir coğrafyanın değil, bütün insanlığın yüreğini derinden sarsan bir acıya dönüşmüş durumda. Filistin topraklarında masum insanların maruz kaldığı zulüm, şiddet ve çaresizlik; vicdan sahibi her insanın iç dünyasında derin bir sızı bırakıyor. Bu yaşananlar, bizlere sadece bugünü değil, insanlık tarihini, ilahi adaleti ve Rabbimizin kullarına olan merhametini yeniden hatırlatıyor.

Tarih boyunca zulüm ile merhametin, karanlık ile aydınlığın mücadelesi hiç bitmedi. Ancak her karanlığın sonunda bir nur, her zulmün ardından bir ilahi adalet tecelli etti. İşte bu yüzden bugün Gazze için edilen dualar, sadece bir temenni değil; aynı zamanda geçmişten bugüne uzanan bir imanın, bir teslimiyetin ve bir umudun ifadesidir.

Ya Rabbî!
Nuh Tufanı’nda her şey yok olurken, bir gemiyi selamete ulaştırdın.
Suların ortasında çaresiz kalanlara umut oldun.

Ya Rabbî!
Denizi ortadan ikiye ayırdın, zulmün karşısında mazlumlara yol açtın.
Firavun’un saltanatını yerle bir ederken, bir peygamberi ve onunla yürüyenleri korudun.

Ya Rabbî!
Ateşi yakmayan bir serinliğe çevirdin.
Kuyunun karanlığını bir kader kapısına dönüştürdün.
Hastalığı sabrın, sabrı şifanın vesilesi kıldın.

Ve yine Sen, sevgili elçini her türlü tuzaktan, her türlü düşmanlıktan koruyarak insanlığa umut kıldın.

Ey merhameti sonsuz olan Rabbim!
Bugün Gazze’de yaşananlar karşısında kalplerimiz daralıyor, sözlerimiz yetersiz kalıyor. Masum çocukların gözyaşları, annelerin feryatları, yıkılan evlerin altında kalan hayatlar; sadece bir haber değil, insanlığın sınandığı bir imtihandır.

Şu anda Gazze’de masum insanlar, ağır bir kuşatma altında yaşam mücadelesi veriyor. Her gün yeni bir acı, her saat yeni bir kayıp, her an yeni bir dram yaşanıyor. Bu manzara karşısında insanın içi parçalanıyor. Çünkü bu sadece bir savaş değil; vicdanların, merhametin ve insanlığın sınandığı bir süreçtir.

Ey Rabbim!
Tarih boyunca kullarına nasıl yardım ettiysen, bugün de Gazze’deki kardeşlerimize yardım et.
Onlara sabır ver, metanet ver, dirayet ver.
Korkunun yerine güven, çaresizliğin yerine umut yerleştir.

Zulüm karşısında eğilmeyen, hakkın yanında dimdik duran o insanların kalplerini kuvvetlendir. Onları yalnız bırakma. Onları rahmetinle kuşat. Her birinin yüreğine dayanma gücü ver.

Çünkü biz biliyoruz ki;
Gerçek kurtuluş ne silahın gücündedir ne de dünya otoritelerinin kararlarında…
Gerçek kurtuluş yalnızca Senin kudretindedir.

Gazze’de yıkılan her ev, aslında insanlığın ortak evidir.
Ağlayan her çocuk, bütün dünyanın evladıdır.
Kaybedilen her can, insanlığın ortak kaybıdır.

Bu yüzden bugün sessiz kalmak, sadece bir tercih değil; aynı zamanda bir eksikliktir. Vicdanın sesi, suskunluğu kabul etmez. İnsan olmak, sadece yaşamak değil; başkasının acısını hissedebilmek, onun için dua edebilmek ve gerektiğinde sesini yükseltebilmektir.

Ey Rabbim!
Zulüm karşısında yılmayan Gazze halkına güç ver.
Onlara sabır ve iman ver.
Onları koru, onları muhafaza et.

Zalimlere karşı adaletini tecelli ettir.
Mazlumların yüzünü güldür, kalplerine ferahlık ver.

Tıpkı geçmişte olduğu gibi, bugün de mucizeni göster.
İmkânsız görüneni mümkün kıl.
Karanlığı aydınlığa çevir.

Çünkü Sen, her şeye kadirsin.

Bugün edilen dualar, belki bir coğrafyaya ulaşamıyor gibi görünebilir. Ama dua, mesafeleri aşan bir bağdır. Kalpten çıkan her yakarış, ilahi katında karşılık bulur. Ve bazen bir dua, bir ordudan daha güçlüdür.

Unutmamak gerekir ki tarih, sadece güçlülerin değil; haklıların ve vicdanlıların yazdığı bir hikâyedir. Mazlumun yanında duranlar, sadece bir tavır sergilemez; aynı zamanda insanlık onurunu da korur.

Bugün bizlere düşen görev bellidir:
Dualarımızı eksik etmemek…
Mazlumların yanında olduğumuzu göstermek…
Ve insanlık adına sesimizi yükseltmek…

Çünkü Gazze’nin acısı, sadece Gazze’nin değil; tüm insanlığın acısıdır.

Ve biz biliyoruz ki;
Bir gün adalet mutlaka tecelli edecek,
Mazlumların duası karşılık bulacak,
Ve karanlık yerini mutlaka aydınlığa bırakacaktır.

Amin…

Yazarın Diğer Yazıları