ABDULLAH FURKAN ÖZKAYA

Ah Gönlümün Başkenti Kernek

ABDULLAH FURKAN ÖZKAYA

İnsan hayatı boyunca birçok yere bağlanır.

Kimi doğduğu sokağı unutamaz, kimi çocukluğunun geçtiği mahalleyi...

Kimi yıllarca yaşadığı şehre gönül verir, kimi eğitim aldığı okula...

Benim de hayatımın farklı dönemlerinde bulunduğum şehirler oldu.

Eskişehir’de öğrencilik yaptım.

Adana’da yaşadım.

Ankara’nın kalabalığında yürüdüm.

İstanbul’un insan seline karıştım.

Her şehir bana bir şeyler öğretti.

Her şehir hayatımda iz bıraktı.

Ama ne zaman kalbime dönüp baksam, orada hep aynı isim vardı:

Kernek…

Bazen bunun bir hastalık olduğunu düşünmüyor değilim.

Çünkü biri “Kernek” dese irkilirim.

Birisi Kernek’ten bahsetse kulak kesilirim.

Bir anı anlatsa gözlerimin içi güler.

Bir yatırım haberi duysam içim ısınır.

Adının bir yerde geçmesi bile çoğu zaman bana yeter.

Çünkü Kernek benim için sadece bir meydan değil.

Bir aidiyet…

Bir özlem…

Bir sevda…

Çocukluğumun en güzel bayram sabahları gelir aklıma.

Henüz küçücük bir çocuktum.

Bayramlıklarımız günler öncesinden hazırlanırdı.

Sabahın erken saatlerinde evde bir telaş başlardı.

Sonra babamın elinden tutup kendimizi Kernek yollarında bulurduk.

Küçük adımlarımla yetişmeye çalışır, kalabalığın içinde dünyayı ilk kez tanır gibi etrafa bakardım.

O zaman farkında değildim ama bugün biliyorum; ben sadece yürümüyor, hafızama bir şehir işliyordum.

Kernek’e vardığımızda ise bambaşka bir dünya açılırdı.

Yüzler gülerdi.

Çocuklar koşardı.

Selamlar birbirine karışırdı.

Yaz aylarında o meydanın kenarında yediğimiz dondurmanın tadı hâlâ aklımdadır.

Kışın ayrı bir soğuk, yazın ayrı bir kalabalık olurdu.

Ama her mevsim değişmeyen bir şey vardı: çarpışan otoya binme heyecanı…

Defalarca binsen de her seferinde ilk kez biniyormuş gibi sevinirdin.

O anlarda dünya küçülür, çocukluk büyürdü.

Bugün dönüp baktığımda anlıyorum ki o günlerde sevdiğim şey sadece oyun değilmiş…

Aslında ben Kernek’i seviyormuşum.

Yıllar geçti.

Çocukluk geride kaldı.

Gençlik, uzak şehirler, farklı hayatlar geldi.

Eskişehir, Adana, Ankara, İstanbul…

Hepsi birer durak oldu hayatımda.

Ama hiçbirinde Kernek’in yerini dolduran bir his olmadı.

Ne zaman Malatya’ya dönsem, Kernek’e uğramadan içim tam anlamıyla “geldim” demezsim.
Şehir bana orada hoşgeldin derdi .

Çünkü bazı yerler sadece mekân değildir.

Bazı yerler insanın hafızasıdır.

Çocukluğu olur.

Duası olur.

Sessizliği olur.

Gülüşü olur.

Ve sonra…

6 Şubat…

Asrın felaketi…

O gece yaşadığımız korkuyu, çaresizliği ve hüznü anlatmaya kelimeler yetmez.

Depremin ardından ailemi alıp Kernek’e gittim.

Geceyi Kernek Camii’nde geçirdik.

Sabahı yine orada, o sessizliğin içinde karşıladık.

O sabah hava soğuktu.

İnsanlar yorgundu.

İnsanlar suskundu.

Ama herkes bir şekilde hayattaydı.

Kimi dua ediyordu.

Kimi uzaklardan haber bekliyordu.

Kimi sadece gökyüzüne bakıyordu.

Ben ise çocukluğumdan beri bildiğim o yerde, bu kez bambaşka bir sessizlikle karşılaşmıştım.

Ve o gün anladım ki Kernek benim için sadece güzel günlerin adresi değilmiş.

Zor günlerin de limanıymış.

Sevinçlerin olduğu kadar acıların da şahidiymiş.

Kernek denildiğinde benim aklıma sadece meydan gelmez.

Kernek Camii gelir.

Bayram sabahları gelir.

Çocukluğum gelir.

Dondurma gelir.

Çarpışan oto gelir.

Ve en çok da huzur gelir.

Çünkü bazı camiler sadece ibadet edilen yerler değildir.

Bazı camiler bir şehrin kalbidir.

Kernek Camii de benim için o kalbin en sakin atışıdır.

Bugün Malatya değişiyor.

Yeni yollar yapılıyor.

Yeni yapılar yükseliyor.

Şehir büyüyor.

Ama Kernek’in bende bıraktığı his hiç değişmiyor.

Çünkü bazı yerleri beton ayakta tutmaz.

İnsanlar ayakta tutar.

Hatıralar ayakta tutar.

Sevda ayakta tutar.

Ve vefa…

Benim gönlümdeki Kernek de işte böyle ayakta duruyor.

Belki yıllar geçecek.

Belki saçlar ağaracak.

Belki hayat bizi başka yerlere savuracak.

Ama biliyorum ki…

Kernek adı geçtiğinde içimde hep aynı çocuk gülecek.

Aynı heyecan uyanacak.

Aynı sıcaklık hissedilecek.

Çünkü insanın yaşadığı şehirler çok olabilir.

Ama gönlünün başkenti birdir.

Benim gönlümün başkenti de Kernek’tir.

Kernek deyince güler yüzüm, değişir bütün ahvalim,
Bir meydandan öte sensin, çocukluğum, istikbalim,
Yıllar geçse, yollar uzasa, eksilmez sana visalim,
Malatya’nın kalbindesin, ah gönlümün başkenti Kernek’im…

Yazarın Diğer Yazıları