<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
   <channel>
      <title>Malatya Birlik Gazetesi</title>
      <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/</link>
      <language>tr</language>
      <description>Malatya Birlik Gazetesi, Türkiye ve Dünyadan Son Dakika Haberleri, Köşe Yazıları, Yerel Haberler, Siyaset, Spor, Ekonomi, Malatya Gündemi ve Daha Fazlası Malatya Birlik Gazetesi’nde.</description>
      <category>Newspaper - Sağlık</category>
      <lastBuildDate>Sun, 10 May 2026 02:43:44 +0300</lastBuildDate>
      <ttl>1</ttl>
      <sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	  <sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
      <atom:link href="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/rss/haberler/saglik/" rel="self" type="application/rss+xml"/>
      <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com"/><atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.superfeedr.com"/>
        <item>
            <title><![CDATA[Varlığın Öteki Yarısı: Ruh Sağlığı]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/varligin-oteki-yarisi-ruh-sagligi/34028/</link>
            <description><![CDATA[Varlığın Öteki Yarısı: Ruh Sağlığı]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/varligin-oteki-yarisi-ruh-sagligi/34028/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 06 May 2026 11:17:03 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Mayıs ayı, baharın gelişini simgelemenin yanı sıra Ruh Sağlığı Farkındalık Ayı olarak da önem taşıyor. Uzman Klinik Psikolog Mehmet Demez, modern yaşamın yoğun temposu içinde bireylerin kendi duygularını ihmal ettiğine dikkat çekerek, ruh sağlığının en az fiziksel sağlık kadar önemli olduğunu belirtti.<br>Günlük hayatın koşturmacasında insanların kendilerine 'Nasıl hissediyorum?' sorusunu sormayı unuttuğunu ifade eden Demez, ruhsal ve fiziksel sağlığın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.<br>Toplumda ruh sağlığına yönelik önyargıların hl önemli bir sorun olduğuna değinen Demez, 'Fiziksel bir hastalık için doktora gitmek ne kadar normalse, ruhsal sıkıntılar için destek almak da o kadar doğaldır. Ancak &#39;el alem ne der?&#39; anlayışı, insanların yardım aramasının önündeki en büyük engellerden biri olmaya devam ediyor' dedi.<br>Psikolojik destek almanın zayıflık değil, aksine bir güç ve farkındalık göstergesi olduğunun altını çizen Demez, her dört kişiden birinin hayatının bir döneminde ruhsal zorluk yaşadığına dikkat çekti.<br>Ruh sağlığını korumak için günlük hayatta uygulanabilecek basit yöntemler olduğunu belirten Demez, şu önerilerde bulundu:<br>Duyguları tanımlamak, dijital detoks yapmak, sınır koyabilmek ve gerektiğinde 'hayır' diyebilmek ile düzenli egzersiz yapmak, zihinsel iyilik halini destekleyen temel adımlar arasında yer alıyor.<br>Ruhsal sorunların çoğu zaman gözle görülmediğini vurgulayan Demez, farkındalık düzeyi yüksek bireylerin yaşadıkları durumun geçici mi yoksa profesyonel destek gerektiren bir durum mu olduğunu daha kolay ayırt edebildiğini ifade etti.<br>Toplumda ruhsal sorun yaşayan bireylere yönelik yargıların azalmasının, yardım arama davranışını artıracağını belirten Demez, 'Ruh sağlığı desteği almak, bir dişçiye gitmek kadar normal karşılanmalıdır' diye konuştu.<br>Ruhsal sorunların çözümsüz kalmasının fiziksel hastalıklara da yol açabileceğine dikkat çeken Demez, ruh sağlığına yatırım yapmanın aslında genel sağlık için bir koruma kalkanı olduğunu söyledi.<br>Son olarak ruh sağlığı farkındalığını 'bir zırh değil, bir ilk yardım çantası ve yol haritası' olarak tanımlayan Demez, hayatın zorluklarının kaçınılmaz olduğunu ancak önemli olanın bu zorluklarla nasıl başa çıkıldığını bilmek olduğunu ifade etti.<br>Demez, 'En büyük yatırım, kişinin kendi iç huzuruna yaptığı yatırımdır' sözleriyle açıklamasını tamamladı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/varligin-oteki-yarisi-ruh-sagl_1778055422_ay4hDP.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Varlığın Öteki Yarısı: Ruh Sağlığı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/varligin-oteki-yarisi-ruh-sagl_1778055422_ay4hDP.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Dövme Modası Tehlike mi Taşıyor? Uzmanlardan Kritik Açıklamalar]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/dovme-modasi-tehlike-mi-tasiyor-uzmanlardan-kritik-aciklamalar/33817/</link>
            <description><![CDATA[Dövme Modası Tehlike mi Taşıyor? Uzmanlardan Kritik Açıklamalar]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/dovme-modasi-tehlike-mi-tasiyor-uzmanlardan-kritik-aciklamalar/33817/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 00:51:45 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dövme yaptırmak son yıllarda hızla yaygınlaşırken, bilim dünyası bu uygulamanın insan sağlığı üzerindeki etkilerini daha yakından incelemeye başladı. 2024–2026 yılları arasında yayımlanan araştırmalar, dövmelerin zararsız olmadığını ortaya koyarken, özellikle uzun vadeli etkileri konusuna dikkat çekerek hiç yaptırılmamasının daha mantıklı olduğunu ifade ediyor.</p><p>Uzmanlara göre dövme mürekkepleri yalnızca cilt yüzeyinde kalmıyor. Yapılan çalışmalar, pigmentlerin zamanla vücutta hareket ederek lenf düğümlerine kadar ulaşabildiğini gösteriyor. Bu mürekkeplerin içeriğinde kurşun, krom ve arsenik gibi ağır metallerin yanı sıra çeşitli kimyasal bileşenler bulunabiliyor. Bu durumun, vücutta kronik iltihaplanma ve bağışıklık sistemi tepkilerine yol açabileceği değerlendiriliyor.</p><p>Dövme işlemi sırasında cildin delinmesi, enfeksiyon riskini de beraberinde getiriyor. Hijyen kurallarına uyulmayan ortamlarda yapılan dövmelerde bakteriyel enfeksiyonlar ve kan yoluyla bulaşan hastalıkların görülme ihtimali artıyor. Bunun yanı sıra bazı kişilerde dövme mürekkeplerine karşı alerjik reaksiyonlar gelişebiliyor. Üstelik bu reaksiyonlar bazen yıllar sonra bile kaşıntı, şişlik ve cilt tahrişi şeklinde ortaya çıkabiliyor.</p><p>Son dönemde en çok tartışılan konulardan biri ise dövme ile kanser arasındaki olası ilişki. Bazı yeni araştırmalar, dövmeli bireylerde özellikle lenfoma riskinin daha yüksek olabileceğini belirtiyor.</p><p>Dövmenin bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri de araştırma konusu olmaya devam ediyor. Vücut, dövme mürekkebini yabancı bir madde olarak algıladığı için bağışıklık sistemi sürekli olarak uyarılmış halde kalabiliyor. Bu durumun uzun vadede kronik inflamasyona yol açabileceği ve bazı sağlık risklerini artırabileceği ifade ediliyor.</p><p>Bunların yanı sıra dövme yaptıran kişilerde granülom oluşumu, keloid gelişimi ve bazı deri hastalıklarının tetiklenmesi gibi farklı sağlık sorunları da görülebiliyor. Nadir durumlarda dövme yapılan bölgelerde tümör oluşumuna dair vakalar rapor edilirken, bazı kişiler MRI çekimleri sırasında dövme bölgelerinde yanma hissi yaşadıklarını belirtiyor.</p><p>Tüm bu bulgular ışığında uzmanlar, dövmenin tamamen zararsız bir işlem olmadığını ortaya çıkarıyor. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/dovme-modasi-tehlike-mi-tasiyo_1777499504_4FmGQP.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Dövme Modası Tehlike mi Taşıyor? Uzmanlardan Kritik Açıklamalar ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/dovme-modasi-tehlike-mi-tasiyo_1777499504_4FmGQP.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Doç. Dr. Adıgüzel: Uykusuzluk ve ekran ışığı epilepsi nöbet riskini artırıyor]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/doc-dr-adiguzel-uykusuzluk-ve-ekran-isigi-epilepsi-nobet-riskini-artiriyor/33792/</link>
            <description><![CDATA["Epilepsi, beyinde ani ve beklenmedik şekilde ortaya çıkan, bir grup nöronun anormal deşarjlarıyla karakterize bir hastalıktır"]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/doc-dr-adiguzel-uykusuzluk-ve-ekran-isigi-epilepsi-nobet-riskini-artiriyor/33792/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 13:02:35 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Epilepsinin birçok farklı türünün olduğunu ve hastaların bir kısmı klasik nöbet geçirmediği için hasta olduğunu fark etmediğini belirten Doç. Dr. Ahmet Adıgüzel, 'Uyku düzeninin bozulması ve özellikle gece karanlıkta telefon, tablet ya da bilgisayar ışığına maruz kalmak epilepsi eşiğini düşürür. Bu durum nöbet geçirme riskini ciddi şekilde artırır.' ifadelerini kullandı.</strong></p><p>Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Ahmet Adıgüzel, epilepsi hastalığına ilişkin İLKHA muhabirine önemli açıklamalarda bulundu.</p><p>Epilepsinin insanlık tarihinin en eski hastalıklarından biri olduğunu belirten Doç. Dr. Adıgüzel, toplumda bilinenin aksine hastalığın sadece 'sara nöbeti'nden ibaret olmadığını vurguladı.</p><p>'Epilepsi, beyinde ani ve beklenmedik şekilde ortaya çıkan, bir grup nöronun anormal deşarjlarıyla karakterize bir hastalıktır'</p><p>Epilepsinin milattan önce 1800&#39;lü yıllara kadar uzanan kayıtlarda, özellikle Hammurabi yasalarında yer aldığını ifade eden Doç. Dr. Adıgüzel, 'Epilepsi, beyinde ani ve beklenmedik şekilde ortaya çıkan, bir grup nöronun anormal deşarjlarıyla karakterize bir hastalıktır. Bu durum, uyarıcı etkilerin artması ya da baskılayıcı mekanizmaların azalmasıyla gelişir.' dedi.</p><p>'Sara nöbeti epilepsinin yalnızca bir türüdür'</p><p>Toplumda epilepsinin genellikle 'sara hastalığı' olarak bilindiğini belirten Doç. Dr. Adıgüzel, bu bilginin eksik olduğuna dikkat çekerek, 'Sara nöbeti epilepsinin yalnızca bir türüdür. Oysa epilepsinin birçok alt tipi vardır. Miyoklonik nöbet gibi farklı türleri olan hastalar, kendilerinde klasik sara nöbeti görülmediği için epilepsi hastası olduklarının farkına varamayabiliyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Epilepsinin yalnızca bayılma, yere düşme ya da morarma gibi belirtilerle sınırlı olmadığını kaydeden Adıgüzel, toplumda en sık yapılan yanlışın bu olduğunu söyledi.</p><p>'Türkiye&#39;de yaklaşık 800 bin ile bir milyon arasında epilepsi hastası olduğu tahmin ediliyor'</p><p>Türkiye&#39;de epilepsi görülme sıklığının giderek arttığını belirten Adıgüzel, 'Ömür süresinin uzaması, yaşlı nüfusun artması, travmaya maruziyetin çoğalması ve yoğun bakım şartlarının iyileşmesi epilepsi insidansını artırıyor. Güncel rakamlar değişmekle birlikte Türkiye&#39;de yaklaşık 800 bin ile bir milyon arasında epilepsi hastası olduğu tahmin ediliyor. Bu oran neredeyse toplumun yüzde birini karşılık geliyor.' diye konuştu.</p><p>'Risk faktörleri çocuklukta başlıyor, yaşam boyu etkiliyor'</p><p>Epilepsinin nedenlerine değinen Adıgüzel, özellikle çocukluk dönemine dikkat çekerek, şöyle devam etti:</p><p>'Doğum sırasında yaşanan sorunlar, annenin sağlık geçmişi ve çocuklukta geçirilen ateşli hastalıklar epilepsi riskini artırabilir. Ateşli havaleler olarak bilinen febril konvülziyonlar da ilerleyen yaşlarda epilepsi gelişimine zemin hazırlayabilir.'</p><p>'Ailede epilepsi öyküsü bulunması riski artırıyor'</p><p>Genetik faktörlerin de önemli olduğunu belirten Adıgüzel, ailede epilepsi öyküsünün bulunmasının riski artırdığını söyledi. Bunun yanı sıra kafa travmaları, beyin kanamaları, tümörler ve inme gibi sonradan gelişen durumların da epilepsiye yol açabileceğini ifade etti.</p><p>Birçok hastanın, 'Ailemde yok, MR&#39;ım temiz, neden epilepsi oldum?' sorusunu yönelttiğini aktaran Adıgüzel, 'Aile öyküsünün olmaması ya da görüntülemelerin normal çıkması, kişinin epilepsi hastası olmadığı anlamına gelmez. Hastalarımızın büyük bir kısmı bu şekilde karşımıza geliyor.' dedi.</p><p>'Uyku düzeninin bozulması, yoğun stres ve enfeksiyonlar nöbet riskini artırır'</p><p>Hastaların en çok merak ettiği konulardan birinin nöbetleri azaltma yolları olduğunu belirten Adıgüzel, 'Uykusuzluk epilepsi eşiğini düşüren en önemli faktörlerden biridir. Uyku düzeninin bozulması, yoğun stres ve enfeksiyonlar nöbet riskini artırır.' dedi.</p><p>'Karanlık ortamda ekran ışığına uzun süre maruz kalmak epilepsi eşiğini düşürür'</p><p>Özellikle gençlerde gece geç saatlere kadar ekran kullanımının risk oluşturduğunu vurgulayan Adıgüzel, 'Karanlık ortamda telefon, tablet veya bilgisayar ekranına uzun süre maruz kalmak epilepsi eşiğini düşürür. Bu nedenle ekran kullanımı mümkünse oda ışığı açıkken yapılmalı ve uyku düzeni korunmalıdır.' şeklinde konuştu.</p><p>'EEG normal olsa bile hastalık devam edebilir'</p><p>Tanı sürecinde EEG ve MR&#39;ın önemine değinen Adıgüzel, EEG&#39;nin dinamik bir inceleme olduğunu belirtti. Adıgüzel, 'EEG, çekim anındaki beyin aktivitesini gösterir. O sırada epileptik aktivite yoksa sonuç normal çıkabilir. Bu durum hastalığın olmadığı anlamına gelmez.' dedi.</p><p>'MR daha çok yapısal sorunları ortaya koyuyor'</p><p>MR&#39;ın ise daha çok yapısal sorunları ortaya koyduğunu ifade eden Adıgüzel, 'Tümör, kanama ya da yer kaplayan lezyonları tespit etmek için MR mutlaka çekilmelidir. Ancak her hastada tekrar tekrar MR çekmeye gerek yoktur.' diye konuştu.</p><p>'İlaçların bırakılması büyük risk'</p><p>Epilepsi tedavisinde en önemli sorunlardan birinin ilaçların düzensiz kullanımı olduğunu belirten Adıgüzel, 'Nöbetleri tetikleyen en önemli nedenlerden biri ilacın bırakılması ya da doz atlanmasıdır. Hastalar, kendilerini iyi hissettiklerinde tedaviyi kesebiliyor. Bu durum nöbetlerin yeniden ortaya çıkmasına neden oluyor.' dedi.</p><p>Tedavi süresinin hastadan hastaya değiştiğini vurgulayan Adıgüzel, bazı hastalarda kısa süreli, bazılarında ise ömür boyu tedavi gerekebileceğini ifade etti.</p><p>'Nöbet anında doğru müdahale hayat kurtarır'</p><p>Epilepsi nöbetlerinin çoğunlukla 2-3 dakika içinde kendiliğinden sonlandığını belirten Adıgüzel, nöbet anında yapılması gerekenleri şöyle anlattı:</p><p>'Hastanın çevre güvenliği sağlanmalı, başını çarpması engellenmeli ve mümkünse yan yatırılarak hava yolu açık tutulmalıdır. Ardından mutlaka yardım çağrılmalıdır.'</p><p>'Cerrahi tedavi her hasta için uygun değil'</p><p>Cerrahi tedavi seçeneklerinin geliştiğini ancak her hasta için uygun olmadığını belirten Adıgüzel, 'Her 10 hastadan yalnızca biri cerrahi için uygun olabilir. Doğru hasta seçildiğinde ise oldukça başarılı sonuçlar alınabiliyor.' dedi.</p><p>'Meslek seçiminde erken planlama şart'</p><p>Epilepsi hastalarının yaşam planlamasında dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Adıgüzel, 'Gece vardiyası gerektiren, ağır ve tehlikeli işlerden kaçınılmalıdır. Meslek seçimi mümkünse erken yaşlarda, bir nöroloji uzmanına danışılarak yapılmalıdır.' ifadelerini kullandı. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/doc-dr-adiguzel-uykusuzluk-ve-_1777456954_Zpviw3.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Doç. Dr. Adıgüzel: Uykusuzluk ve ekran ışığı epilepsi nöbet riskini artırıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/doc-dr-adiguzel-uykusuzluk-ve-_1777456954_Zpviw3.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bilim Dünyası Borun Peşinde: Kanser Tedavisinde Yeni Yaklaşım]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/bilim-dunyasi-borun-pesinde-kanser-tedavisinde-yeni-yaklasim/33682/</link>
            <description><![CDATA[Bilim Dünyası Borun Peşinde: Kanser Tedavisinde Yeni Yaklaşım]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/bilim-dunyasi-borun-pesinde-kanser-tedavisinde-yeni-yaklasim/33682/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 22:29:19 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Dünya genelinde kanser, tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 17&#39;sinden sorumlu olmaya devam ederken, bu yükün en büyük kısmını akciğer kanseri oluşturuyor. Her yıl yaklaşık 1,75 milyon kişinin hayatını kaybettiği bu hastalığa karşı, bilim dünyası daha etkili ve hedef odaklı tedavi yöntemleri geliştirmek için çalışmalarını sürdürüyor.<br>Bu kapsamda bor elementi üzerine yapılan araştırmalar dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor. Prof. Dr. Mükerrem Şahin, borun yalnızca sanayide değil, modern tıpta da önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti.<br>Şahin&#39;in değerlendirmelerine göre, borun en dikkat çekici kullanım alanlarından biri 'Bor Nötron Yakalama Terapisi' (BNCT) olarak öne çıkıyor. Bu yöntemde bor bileşikleri kanserli hücrelerde birikiyor, ardından uygulanan düşük enerjili nötronlar sayesinde sadece tümör hücreleri hedef alınarak yok ediliyor. Bu yaklaşım, klasik radyoterapiden farklı olarak sağlıklı dokulara minimum zarar verme potansiyeli taşıyor.<br>Borun etkisi yalnızca hedefleme ile sınırlı kalmıyor. Uzmanlara göre bor bileşikleri, kanser hücrelerinde programlı hücre ölümünü tetikleyebiliyor, enerji üretim mekanizmalarını bozabiliyor ve hücrelerin çoğalmasını durdurabiliyor. Bu özellikler, özellikle tedavisi zor olan küçük hücreli akciğer kanseri gibi türlerde büyük önem taşıyor.<br>Öte yandan borun antibiyotik direnci geliştiren bakterilere karşı da etkili olabileceği ifade ediliyor. Araştırmalar, bor bileşiklerinin bakterilerin oluşturduğu biyofilm tabakasını parçalayabildiğini ortaya koyuyor. Bu durum, akciğer enfeksiyonları başta olmak üzere kronik hastalıklarda destekleyici bir rol oynayabileceğine işaret ediyor.<br>Bilimsel veriler, borun vücutta yalnızca kemiklerde değil, akciğer dokusunda da doğal olarak bulunduğunu gösteriyor. Bu da bor temelli tedavilerin hedef dokuya uyum açısından avantaj sağlayabileceğini ortaya koyuyor.<br>Son yıllarda bor bileşikleri, bitkisel içeriklerle birlikte bazı destek ürünlerinde de kullanılmaya başlandı. Ancak uzmanlar, bu ürünlerin doğrudan tedavi yerine geçmediğini, yalnızca destekleyici olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.<br>Prof. Dr. Şahin, borun potansiyeline dikkat çekerken kritik bir uyarıda da bulundu. Borun etkisinin doz ile doğrudan ilişkili olduğunu belirten Şahin, yüksek dozların istenmeyen sonuçlara yol açabileceğini ifade etti. Bu nedenle bor temelli uygulamaların mutlaka uzman kontrolünde yapılması gerektiğinin altını çizdi.<br>Uzmanlara göre bor elementi üzerine yapılan çalışmalar, başta akciğer kanseri olmak üzere birçok hastalıkta yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Ancak yöntemin yaygın klinik kullanıma girmesi için daha fazla bilimsel araştırmaya ihtiyaç duyuluyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/bilim-dunyasi-borun-pesinde-ka_1777231758_9q3eFL.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bilim Dünyası Borun Peşinde: Kanser Tedavisinde Yeni Yaklaşım ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/bilim-dunyasi-borun-pesinde-ka_1777231758_9q3eFL.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gültekin: “Eczane Teknisyenleri Sağlığın Görünmeyen Gücü”]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/gultekin-eczane-teknisyenleri-sagligin-gorunmeyen-gucu/33680/</link>
            <description><![CDATA[Gültekin: “Eczane Teknisyenleri Sağlığın Görünmeyen Gücü”]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/gultekin-eczane-teknisyenleri-sagligin-gorunmeyen-gucu/33680/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 22:12:38 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Malatya Eczane Teknisyenler Derneği (METDER) Başkanı Erdoğan Gültekin, 26 Nisan 'Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü' dolayısıyla yayımladığı anlamlı mesajla, sağlık sisteminin görünmeyen kahramanlarına dikkat çekti. <br>Gültekin&#39;in mesajı, mesleğin fedakrlık, sabır ve insan sevgisiyle yoğrulmuş yönünü bir kez daha gözler önüne serdi.<br>Başkan Gültekin mesajında, eczanelerin yalnızca ilaç temin edilen yerler olmadığını vurgulayarak, bu alanların aynı zamanda güvenin, danışmanlığın ve insan hayatına dokunan hassas bir hizmet anlayışının merkezi olduğunu ifade etti. Bu yapının en önemli parçalarından biri olan eczane teknisyenlerinin ise çoğu zaman göz ardı edilen ancak vazgeçilmez bir rol üstlendiğini belirtti.<br>Eczane teknisyenlerinin, sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve doğru bir şekilde sunulmasında büyük bir sorumluluk üstlendiğini dile getiren Gültekin, 'Hastalarla ilk teması kuran, onların ihtiyaçlarını anlayan ve çözüm sürecinde aktif rol alan teknisyenlerimiz; sabır, dikkat ve insan sevgisiyle mesleklerini icra etmektedir. Her birinin emeği, aslında bir hayatın daha sağlıklı devam etmesine katkıdır' ifadelerini kullandı.<br>Mesajında duygusal bir vurguya da yer veren Gültekin, eczane teknisyenlerinin çoğu zaman perde arkasında kalsa da sağlık sisteminin en kritik unsurlarından biri olduğuna dikkat çekerek, onların özverili çalışmalarının her türlü takdiri hak ettiğini belirtti.<br>Başkan Gültekin, 'Fedakrca görev yapan, sağlık sistemine değer katan tüm eczane teknisyenlerimizin ve teknikerlerimizin 26 Nisan Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Günü&#39;nü en içten dileklerimle kutluyorum. Emekleri, gayretleri ve insan hayatına sundukları katkılar için her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu önemli görevi üstlenen tüm meslektaşlarımıza çalışma hayatlarında başarılar diliyor; daha güçlü, daha saygın ve daha parlak bir meslek geleceği temenni ediyorum' dedi.<br>Gültekin&#39;in bu anlamlı mesajı, sağlık sisteminin sessiz kahramanları olan eczane teknisyenlerinin değerini bir kez daha hatırlatırken, onların emeğine duyulan saygı ve minneti de güçlü bir şekilde ortaya koydu.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/gultekin-eczane-teknisyenleri-_1777230757_kXjvZG.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gültekin: “Eczane Teknisyenleri Sağlığın Görünmeyen Gücü” ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/gultekin-eczane-teknisyenleri-_1777230757_kXjvZG.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Hastanede Laparoskopik Operasyon Başarısı: Hasta Kısa Sürede Ayağa Kalktı]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/hastanede-laparoskopik-operasyon-basarisi-hasta-kisa-surede-ayaga-kalkti/33596/</link>
            <description><![CDATA[Hastanede Laparoskopik Operasyon Başarısı: Hasta Kısa Sürede Ayağa Kalktı]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/hastanede-laparoskopik-operasyon-basarisi-hasta-kisa-surede-ayaga-kalkti/33596/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 13:15:42 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği&#39;nde gerçekleştirilen başarılı bir operasyonla, 66 yaşındaki Mehmet Özgül sağlığına kavuştu. Karın ağrısı, kabızlık ve makatta kanama şikayetleriyle hastaneye başvuran Mehmet Özgül&#39;ün yapılan tetkikler sonucunda kalın bağırsağın inen kolon proksimalinde tümöral bir lezyon tespit edildi.<br>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi hekimlerinden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Cebrail Yetkin tarafından yürütülen süreçte, hastadan alınan biyopsinin patoloji sonucunun malign (kötü huylu) gelmesi üzerine hızlı bir şekilde ameliyat kararı alındı. Gerekli pre-operatif hazırlıkların tamamlanmasının ardından hasta, günümüzde modern cerrahinin en önemli yöntemlerinden biri olan laparoskopik (kapalı) teknikle ameliyata alındı.<br>Op. Dr. Cebrail Yetkin tarafından gerçekleştirilen operasyon kapsamında hastaya laparoskopik sol hemikolektomi ameliyatı uygulandı. Kapalı yöntemle yapılan bu cerrahi müdahale, hem minimal invaziv olması hem de hastaya sağladığı konfor açısından dikkat çekiyor.<br>Ameliyat sonrası sürecin sorunsuz geçtiğini belirten Op. Dr.  Cebrail Yetkin, hastada herhangi bir komplikasyon gelişmediğini ve genel durumunun iyi olduğunu ifade etti. Op. Dr. Cebrail Yetkin, 'Hastamızı kısa süre içerisinde şifa ile taburcu etmeyi planlıyoruz. Günümüzde laparoskopik cerrahiler, deneyimli ekipler ve uygun altyapıya sahip merkezlerde; daha az ağrı, daha hızlı iyileşme ve düşük komplikasyon riski nedeniyle öncelikli olarak tercih edilmektedir. Biz de kliniğimizde uygun vakalarda onkolojik prensiplere bağlı kalarak bu yöntemi başarıyla uyguluyoruz,' dedi.<br>Ameliyat sürecine ilişkin konuşan Mehmet Özgül ise yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:<br>'Rahatsızlığım kabızlıkla başladı. Daha sonra tuvalete giderken kan gelmeye başladı. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdum, gerekli testler yapıldı ve kapalı ameliyat oldum. Ameliyattan sonra çok hızlı toparlandım. Hiçbir sorun yaşamadım. Hemşireler gece gündüz benimle ilgilendi, hepsinden çok memnunum' dedi. <br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/hastanede-laparoskopik-operasy_1777025740_JRIYQu.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Hastanede Laparoskopik Operasyon Başarısı: Hasta Kısa Sürede Ayağa Kalktı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/hastanede-laparoskopik-operasy_1777025740_JRIYQu.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kalp, Prostat ve Bebek Sağlığında Yeni Dönem Malatya’da Başladı]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/kalp-prostat-ve-bebek-sagliginda-yeni-donem-malatya-da-basladi/33508/</link>
            <description><![CDATA[Kalp, Prostat ve Bebek Sağlığında Yeni Dönem Malatya’da Başladı]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/kalp-prostat-ve-bebek-sagliginda-yeni-donem-malatya-da-basladi/33508/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 11:19:30 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;nde İleri Radyolojik Tetkiklerle Tanı ve Tedavide Yeni Dönem<br>Malatya Turgut Özal Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve aynı zamanda Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Bülent Petik, hastanede uygulamaya alınan ileri görüntüleme yöntemleri, özellikli tetkikler ve girişimsel radyoloji çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Bülent Petik, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;nin yalnızca Malatya&#39;ya değil çevre illere de hizmet sunan önemli bir sağlık merkezi haline geldiğini belirtti.<br>Doç. Dr. Bülent Petik, hastanede yakın zamana kadar Malatya ve çevre illerde koroner BT anjiyografi işlemini gerçekleştiren tek resmi kurum konumunda olduklarını ifade ederek, bu hizmetin bölge halkı açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Koroner BT anjiyografinin, kalp damarlarının girişimsel işlem gerektirmeden yalnızca damar yolu üzerinden bilgisayarlı tomografi ile görüntülenmesini sağlayan modern bir yöntem olduğunu belirten Petik, bu sayede hastaların klasik anjiyografi yapılmadan önce ayrıntılı şekilde değerlendirilebildiğini kaydetti.<br>Bu yöntemin özellikle kardiyoloji uzmanlarının tanı sürecine önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Petik, koroner damarların seyri, olası darlıklar ve yapısal bozuklukların net biçimde görüntülenebildiğini, böylece gereksiz girişimsel işlemlerin önüne geçildiğini ve hekimlerin iş yükünün hafiflediğini dile getirdi.<br>Hastanede yeni başlatılan önemli uygulamalardan birinin de kardiyak MR olduğunu ifade eden Doç. Dr. Bülent Petik, bu yöntemin günümüzde kalp kası hastalıkları, kapak hastalıkları ve damarsal anomalilerin değerlendirilmesinde dünyada ön sıralarda yer aldığını söyledi. Kardiyak MR sayesinde kalp kası yapısının detaylı olarak incelenebildiğini belirten Petik, birçok hastalığın tanı ve tedavi planlamasının artık bu görüntüleme yöntemi üzerinden yapıldığını ifade etti.<br>Doç. Dr. Bülent Petik, daha önce yalnızca Ankara, İstanbul ve belirli üniversite merkezlerinde uygulanabilen multiparametrik prostat MR tetkikinin de Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;nde yapılmaya başlandığını belirterek, bu hizmetin özellikle prostat hastalıklarının erken teşhisinde önemli avantaj sağlayacağını söyledi. Hastaların başka illere gitmeden ileri düzey tanı hizmetine ulaşmasının sağlık hizmetlerinde önemli bir kazanım olduğunu kaydetti.<br>Hastanede uygulanmaya başlayan bir diğer özellikli incelemenin fetal MR olduğunu belirten Petik, anne karnındaki bebeğin gelişim bozuklukları, doğumsal anomaliler ve riskli durumlarının detaylı şekilde değerlendirilebildiğini ifade etti. Fetal MR sayesinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının tanı süreçlerinin daha güçlü hale geleceğini vurgulayan Petik, doğum öncesi alınacak tedbirlerin de bu sayede daha doğru planlanabileceğini söyledi.<br>Doç. Dr. Bülent Petik, bunun yanında difüzyon, perfüzyon, MR spektroskopi, ASL ve benzeri ileri MR teknolojilerinin de kademeli olarak sistem içerisine dahil edildiğini belirtti. Bu yöntemlerle özellikle nörolojik hastalıklar, tümörler ve damar hastalıklarında daha ayrıntılı değerlendirme yapılabildiğini ifade eden Petik, raporlama süreçlerinin de aktif şekilde sürdürüldüğünü kaydetti.<br>Hastanede girişimsel radyoloji alanında da önemli adımlar atıldığını belirten Doç. Dr. Bülent Petik, başhekimlik ve İl Sağlık Müdürlüğü&#39;nün destekleriyle vasküler ve non-vasküler girişimsel işlemlerin ameliyathane ortamında uygulanmaya başlandığını söyledi. Bu alandaki çalışmaların her geçen gün geliştiğini belirten Petik, önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde sistemin daha güçlü hale geleceğini ve Malatya&#39;nın ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye ulaşacağını ifade etti.<br>Açıklamalarında örnek bir vakaya da değinen Doç. Dr. Bülent Petik, 35-40 yaşlarında erkek bir hastanın kalp yetmezliği şikyetiyle kendilerine yönlendirildiğini belirtti. Yapılan kardiyak MR incelemesinde hastanın sol ventrikül duvar kalınlığının yaklaşık 30 milimetreye ulaştığının tespit edildiğini ifade eden Petik, bu durumun hastanın yaşam kalitesi ve performansını ciddi şekilde etkilediğini söyledi.<br>Söz konusu hastalığın klasik anjiyografi ile anlaşılmasının mümkün olmadığını belirten Petik, ancak ileri kardiyak görüntüleme yöntemleriyle tanı konulabildiğini vurguladı. Hastaya Yamaguchi Sendromu olarak bilinen özel bir kalp kası hastalığı tanısı konulduğunu söyleyen Petik, erken tanı sayesinde uygun tedavi planlamasının yapıldığını ve ilerleyen dönemde oluşabilecek ciddi kalp yetmezliği riskine karşı önlem alınabildiğini ifade etti.<br>Doç. Dr. Bülent Petik, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;nde yapılan yatırımlar, teknik altyapı ve uzman hekim kadrosuyla ileri görüntüleme alanında bölgesel bir merkez olma yolunda önemli mesafe kat edildiğini belirterek, vatandaşların büyük şehirlere gitmeden nitelikli sağlık hizmetine ulaşabilmesinin en büyük hedefleri olduğunu söyledi.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/kalp-prostat-ve-bebek-sagligin_1776845969_15hHde.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kalp, Prostat ve Bebek Sağlığında Yeni Dönem Malatya’da Başladı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/kalp-prostat-ve-bebek-sagligin_1776845969_15hHde.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Türk Hava Kuvvetleri’nden Hayat Kurtaran Operasyon]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/turk-hava-kuvvetleri-nden-hayat-kurtaran-operasyon/33381/</link>
            <description><![CDATA[Türk Hava Kuvvetleri’nden Hayat Kurtaran Operasyon]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/turk-hava-kuvvetleri-nden-hayat-kurtaran-operasyon/33381/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 23:05:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>MALATYA (MHA) - Türk Hava Kuvvetleri, acil karaciğer nakli bekleyen hasta için zamanla yarıştı. İzmir&#39;den alınan organ, ambulans uçakla Malatya&#39;ya ulaştırılarak hayati bir operasyona imza atıldı.</p><p><br>Türk Hava Kuvvetleri, kritik bir sağlık operasyonunda bir kez daha devreye girerek, acil organ nakli bekleyen bir hastaya umut oldu. İzmir&#39;den temin edilen karaciğer grefti, askeri ambulans uçakla kısa sürede Malatya&#39;ya ulaştırıldı.</p><p>Operasyona ilişkin açıklama yapan Milli Savunma Bakanlığı, sosyal medya hesapları üzerinden 'Rotamız hayat, yükümüz umut' mesajını paylaştı. Açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri&#39;nin yalnızca savunma alanında değil, insani yardım ve hayat kurtarma görevlerinde de aktif rol üstlendiği vurgulandı.</p><p>Zamanla yarış kazanıldı</p><p><br>Organ nakillerinde en kritik unsurun zaman olduğuna dikkat çekilirken, donörden alınan organın en kısa sürede alıcıya ulaştırılmasının hayati önem taşıdığı ifade edildi. Bu kapsamda hava taşımacılığı, karayoluna kıyasla önemli bir avantaj sağlayarak nakil sürecini hızlandırıyor.</p><p>Türk Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan ambulans uçaklar, ileri düzey tıbbi ekipmanları ve donanımlı sağlık personeliyle bu tür operasyonlarda kritik görev üstleniyor. Uçuş süresince organın uygun koşullarda muhafaza edilmesi ve sağlık ekibinin koordinasyonu titizlikle sağlanıyor.</p><p>Koordinasyon dikkat çekti</p><p><br>İzmir ile Malatya arasında gerçekleştirilen bu hızlı transferin, hastanın tedavi sürecine doğrudan katkı sunduğu belirtilirken, operasyon sağlık ve savunma kurumları arasındaki güçlü iş birliğini bir kez daha ortaya koydu.</p><p>Başarıyla tamamlanan operasyon, Türkiye&#39;nin sağlık altyapısı ile havacılık kapasitesinin entegre şekilde çalıştığını gözler önüne sererken, vatandaşların hayatını kurtarmaya yönelik kararlılığın altını çizdi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/turk-hava-kuvvetleri-nden-haya_1776542749_5QfMsv.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Türk Hava Kuvvetleri’nden Hayat Kurtaran Operasyon ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/turk-hava-kuvvetleri-nden-haya_1776542749_5QfMsv.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Beyin Ölümü Gerçekleşti, Umut Doğdu: Karaciğer Malatya’ya Nakledildi]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/beyin-olumu-gerceklesti-umut-dogdu-karaciger-malatya-ya-nakledildi/33299/</link>
            <description><![CDATA[Beyin Ölümü Gerçekleşti, Umut Doğdu: Karaciğer Malatya’ya Nakledildi]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/beyin-olumu-gerceklesti-umut-dogdu-karaciger-malatya-ya-nakledildi/33299/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:00:55 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>MALATYA (MHA) - Rize&#39;de beyin ölümü gerçekleşen 96 yaşındaki kadının bağışlanan karaciğeri, Malatya&#39;ya organ bekleyen bir hastaya umut olacak.</p><p>Uzun süre Almanya&#39;da yaşanan ancak eşinin ölümü ile Rize&#39;ye yerleşen 96 yaşındaki Refiye Kıdal, önceki gün rahatsızlarınca  Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;ne kaldırıldı. Burada beyin damar tıkanıklığı teşhisi konuan yaşlı kadın, durumunun kritik olması ile Rize Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı.</p><p>Yoğun bakımda beyin ölümü gerçekleşen yaşlı kadının vasiyeti doğrultusunda çocukları organ bağışı kararı aldı.</p><p>Gerçekleştirilen operasyonla alınan karaciğer, askeri uçakla vakit kaybedilmeden Malatya&#39;ya gönderildi. Organın, Malatya&#39;da Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Nakil Merkezinde organ bekleyen bir hastaya nakil edileceği belirtildi.</p><p>'Acımız Büyük Ama Umut Olduk'</p><p>Aile yakınlarından Mustafa Kıdal, annesini kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını ancak organ bağışıyla bir hastaya umut olmanın kendileri için teselli kaynağı olduğunu söyledi. Toplumda organ bağışı bilincinin artırılması gerektiğini ifade eden Kıdal, ' Sonuçta toprak oluyoruz ama belki bir başkasında yaşamaya devam ediyoruz. Biz bunu bir fidan dikmek gibi görüyoruz. Annemiz adına bir hayatın sürmesine vesile olmak bizim için çok kıymetli' dedi.</p><p>Sürece ilişkin bilgi veren doktorlar ise ileri yaşa rağmen yapılan değerlendirmeler sonucunda sadece karaciğerin kullanılabilir olduğunun tespit edildiğini belirterek, gerekli bilimsel değerlendirmelerin ardından donör süreci başlatıldığını ve karaciğerin nakil için sevk edildiğini söylediler.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/beyin-olumu-gerceklesti-umut-d_1776412854_gLxXS9.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Beyin Ölümü Gerçekleşti, Umut Doğdu: Karaciğer Malatya’ya Nakledildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/beyin-olumu-gerceklesti-umut-d_1776412854_gLxXS9.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Adıyaman’da İlk Kez Biyonik Kulak Ameliyatı Yapıldı]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/adiyaman-da-ilk-kez-biyonik-kulak-ameliyati-yapildi/33276/</link>
            <description><![CDATA[Adıyaman’da sağlık alanında önemli bir gelişme yaşandı]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/adiyaman-da-ilk-kez-biyonik-kulak-ameliyati-yapildi/33276/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 17:41:46 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>ADIYAMAN (MHA) - Adıyaman&#39;da sağlık alanında önemli bir gelişme yaşandı. Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 6 Şubat depremlerinin ardından yürüttüğü sağlıkta modernizasyon sürecinde kentte ilk kez koklear implant ameliyatını başarıyla gerçekleştirdi.</strong></p><p>Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Emirhan Akyol ve ekibi tarafından yapılan operasyonla, ileri derecede işitme kaybı yaşayan bir hastaya koklear implant, diğer adıyla biyonik kulak takıldı.</p><p>Operasyon sonrası hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğu ve rehabilitasyon sürecine hazırlandığı öğrenildi.</p><p>'İl Dışına Gitme Zorunluluğunu Ortadan Kaldıracak'</p><p>Hastane Başhekimi Dr. Mehmet Tepe, deprem sonrası yalnızca yaraları sarmakla kalmadıklarını, aynı zamanda ileri düzey sağlık hizmetlerini güçlendirecek altyapı yatırımlarına da ağırlık verdiklerini söyledi.</p><p>Tepe, 'Koklear implant gibi yüksek ihtisas gerektiren cerrahi işlemlerin hastanemizde yeniden başlaması, ekibimizin kararlılığının ve teknik imknlarımızın bir kanıtıdır. Bu operasyon, hastalarımızın artık tedavi için il dışına gitme zorunluluğunu ortadan kaldıracak önemli bir milattır' dedi.</p><p>Adıyaman&#39;da İleri Düzey Sağlık Hizmetleri Güçleniyor</p><p>Başhekim Tepe, önümüzdeki süreçte hastanenin yalnızca rutin sağlık hizmetleriyle değil, ileri düzey operasyonlarla da öne çıkacağını belirtti.</p><p>Tepe, 'Hedefimiz, tüm branşlarda en karmaşık tedavi süreçlerini başarıyla yöneterek, vatandaşlarımızın modern tıp imknlarına kendi şehirlerinde ulaşmasını sağlamak' ifadelerini kullandı.</p><p>Kentte ilk kez gerçekleştirilen koklear implant ameliyatı, özellikle işitme kaybı yaşayan hastalar ve aileleri açısından önemli bir umut olarak değerlendiriliyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/adiyaman-da-ilk-kez-biyonik-ku_1776350505_4FxLM8.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Adıyaman’da İlk Kez Biyonik Kulak Ameliyatı Yapıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/adiyaman-da-ilk-kez-biyonik-ku_1776350505_4FxLM8.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[“Demir Eksikliği Huzursuz Bacak Sendromunu Tetikliyor”]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/demir-eksikligi-huzursuz-bacak-sendromunu-tetikliyor/33057/</link>
            <description><![CDATA[“Demir Eksikliği Huzursuz Bacak Sendromunu Tetikliyor”]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/demir-eksikligi-huzursuz-bacak-sendromunu-tetikliyor/33057/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 11:20:03 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Doç. Dr. Fatma Ebru Algül, yaşam kalitesini ciddi anlamda etkileyen huzursuz bacak sendromunun toplumda oldukça yaygın görüldüğünü, düzensiz uyku, aşırı kafein tüketimi ve hareketsiz yaşamın şikayetleri artırdığını ifade ederek erken teşhis ve tedaviyle hastalığın kontrol altına alınabileceğini belirtti.</p><p>Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Turgut Özal Tıp Merkezi&#39;nde görev yapan Doç. Dr. Fatma Ebru Algül, huzursuz bacak sendromuna ilişkin İLKHA muhabirine önemli açıklamalarda bulundu.</p><p>Doç. Dr. Fatma Ebru Algül</p><p>Doç. Dr. Algül 'Huzursuz bacak sendromu, özellikle geceleri bacaklarda meydana gelen huzursuzluk, uyuşma gibi hislerin varlığıyla birlikte hareket ettirme isteğinin olduğu bir santral sinir sistemi hastalığıdır. Toplumda çok sık gördüğümüz bir hareket bozukluğu hastalığıdır aslında. 10 kişiden birinde huzursuz bacak sendromu tanısı koyabilmekteyiz.' dedi.</p><p><br>'Bacaklarda karıncalanma ve hareket etme isteği'</p><p>Huzursuz bacak sendromunun en sık görülen belirtisinin bacaklarda huzursuzluk, uyuşma hissi ile birlikte hareket ettirme isteğinin varlığı olduğunu aktaran Algül 'Hastalar özellikle bacakların içinde bir şey dolanıyormuş gibi bir rahatsızlık ve karıncalanma hissinden bahsederler. Önemli bir ayrıntı ise bu şikayetlerin hareketle azalmasıdır. Bu nedenle hastalar yatakta hareket ettirme ya da odanın içinde dolaşma gibi davranışlarla rahatlamaya çalışırlar.' ifadelerini kullandı.</p><p>'En önemli risk faktörü demir eksikliği'</p><p>Huzursuz bacak sendromunun en önemli risk faktörünün demir eksikliği anemisi olduğunu kaydeden Algül, şöyle devam etti:</p><p>'Bununla birlikte özellikle kadın hastalarda gebeliğin ikinci ya da üçüncü trimesterinde bu sendromla sıklıkla karşılaşırız. Parkinson hastalığı gibi sinir sistemi hastalıklarında, romatolojik hastalıklarda, romatoid artrit gibi durumlarda ve kronik böbrek yetmezliği gibi metabolik hastalıklarda da eşlikçi olarak karşımıza çıkabilir.'</p><p>'Genetik yatkınlık önemli bir etken'</p><p>Genetiğin çok önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Algül 'Bu hastaların çoğunda aile öyküsü pozitiftir. Yaşam tarzı doğrudan neden olmasa da semptomların kötüleşmesine yol açabilir. Özellikle fazla çay ve kahve tüketimi, uzun süre hareketsiz kalmak, düzensiz uyku, sigara ve alkol kullanımı şikayetleri artırır.' dedi.</p><p>Huzursuz bacak sendromunun uyku kalitesini ciddi anlamda bozduğunu belirten Algül 'Hastalar gece uykuya dalmakta zorlanır ve sık sık uyanırlar. Bu durum gündüz uykululuk hali, yorgunluk ve yaşam kalitesinde belirgin düşüşe neden olur.' ifadelerini kullandı.</p><p>'Tedavi edilmezse gündüz de ortaya çıkabilir'</p><p>Algül, 'Erken dönemde tespit edilip tedavi edilmezse şikayetler sadece geceleri değil, gündüz saatlerinde ya da hasta otururken de ortaya çıkabilir. Kronik uykusuzluk ise depresyon ve anksiyete gibi psikiyatrik sorunlara yol açabilir.' dedi.</p><p>'Öncelikle altta yatan neden araştırılır. Eğer demir eksikliği anemisine bağlıysa demir tedavisi uygulanır.' dien Algül 'Gebelik gibi geçici durumlarda süreç buna göre planlanır. Altta yatan bir neden bulunamazsa idiopatik huzursuz bacak sendromu olarak değerlendiririz. Bu durumda dopamin agonisti dediğimiz ilaçlarla çok yüksek dozlara çıkmadan oldukça yüz güldürücü sonuçlar alabiliyoruz.' şeklinde konuştu.</p><p>'Düzenli yaşam ve erken başvuru önemli'</p><p>Bu hastalığı yaşayan kişiler için düzenli yaşamın çok önemli olduğunu söyleyen Algül 'Düzenli uyku, fiziksel aktivite ve spor yapılmalıdır. Akşam saatlerinde çay, kahve ve enerji içecekleri gibi kafeinli ürünlerden kaçınılmalıdır. Uzun süre hareketsiz kalınmamalıdır. Ayrıca düzenli kan tahlilleri yaptırılmalı ve şikayetler başladığında gecikmeden bir nöroloji hekimine başvurulmalıdır.' dedi.</p><p>Son olarak Algül 'Erken dönemde tanı koymak ve tedaviye başlamak hastalığın gidişatını olumlu yönde etkiler. Bu nedenle hastalar bu şikayetleri yaşadıklarında korkmadan en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı ve tedavi sürecine başlamalıdır. Böylece daha konforlu bir yaşam mümkün hale gelir.' ifadelerini kullandı. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/demir-eksikligi-huzursuz-bacak_1776068402_3PWS5X.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ “Demir Eksikliği Huzursuz Bacak Sendromunu Tetikliyor” ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/demir-eksikligi-huzursuz-bacak_1776068402_3PWS5X.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nda Yeni Atama: Koruyucu Sağlık Politikalarında Yeni Dönem]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/saglik-bakanligi-nda-yeni-atama-koruyucu-saglik-politikalarinda-yeni-donem/32998/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nda Yeni Atama: Koruyucu Sağlık Politikalarında Yeni Dönem]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/saglik-bakanligi-nda-yeni-atama-koruyucu-saglik-politikalarinda-yeni-donem/32998/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 16:34:33 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>MALATYA (MHA) - Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü görevine Malatyalı yüksek mühendis Kenan Volkan Demirel atandı.</p><p>Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü&#39;nde Muhammed Atak&#39;ın yerine geçtiğimiz günlerde gerçekleşen atama ile Kenan Volkan Demirel atandı. Malatyalı olan Demirel&#39;in, hem teknik altyapısı hem de idari tecrübesiyle kamu yönetiminde dikkat çeken bir profil ortaya koyduğu değerlendiriliyor.</p><p>Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü&#39;nün toplum sağlığının korunması, hastalıkların önlenmesi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve farkındalık kampanyalarının yürütülmesi gibi kritik alanlarda faaliyet gösterdiği biliniyor. Yapılan atamayla birlikte, özellikle koruyucu sağlık hizmetleri ve halk sağlığı politikalarında yeni bir dönemin başlayabileceği ifade ediliyor.</p><p>Demirel&#39;in mühendislik birikimi ile siyasi ve idari deneyiminin, sağlık iletişimi ve stratejik planlama süreçlerinde etkin rol oynayabileceği yorumları yapılıyor. Atamanın, kamu politikalarının sahaya yansıması ve toplumsal farkındalık çalışmalarına katkı sağlaması bekleniyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-nda-yeni-atam_1775914472_andPCN.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanlığı’nda Yeni Atama: Koruyucu Sağlık Politikalarında Yeni Dönem ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-nda-yeni-atam_1775914472_andPCN.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Rahim Ağzı Kanseri Aşısında Emsal Karar: Ücretsiz Erişimin Önü Açılıyor]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/rahim-agzi-kanseri-asisinda-emsal-karar-ucretsiz-erisimin-onu-aciliyor/32977/</link>
            <description><![CDATA[Rahim Ağzı Kanseri Aşısında Emsal Karar: Ücretsiz Erişimin Önü Açılıyor]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/rahim-agzi-kanseri-asisinda-emsal-karar-ucretsiz-erisimin-onu-aciliyor/32977/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 00:23:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Danıştay, rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlayan HPV aşısıyla ilgili davada, sağlık hakkının bütçe hesaplamalarının önüne geçtiğini vurgulayan emsal bir karara imza attı.</p><p>Rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlayan HPV aşısıyla ilgili açılan dava Danıştay&#39;da sonuçlandı. Avukat İlayda Öner, kardeşi Ada Masal Öner için 2022 yılında Sağlık Bakanlığı&#39;na yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine konuyu yargıya taşıdı.</p><p>Danıştay 10. Dairesi, kararında '12 yıl önceki değerlendirmelerin esas alınmasının sağlık hakkına aykırılık oluşturduğunu' belirterek, hukukun bilimin gerisinde kalamayacağına dikkat çekti.</p><p>Öner, kararı değerlendirirken 'Danıştay, bu kararıyla kız çocuklarının geleceğini bütçe hesaplamalarına değil, yaşam hakkına emanet etmiştir. Artık hiçbir kız çocuğunun geleceği ailesinin maddi imkanlarına terk edilmemeli' ifadelerini kullandı.</p><p>HPV aşısı 9 yaşından itibaren uygulanabiliyor ve ölümcül olabilen rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlıyor. Sağlık Bakanlığı, 2025 yılı sonuna kadar ücretsiz aşı programının başlayacağını duyurmuştu. Ancak aşılama programı henüz başlamadı. 3 doz HPV aşısının fiyatı 16 bin TL&#39;nin üzerinde bulunuyor. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/rahim-agzi-kanseri-asisinda-em_1775856188_ZBI7E0.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Rahim Ağzı Kanseri Aşısında Emsal Karar: Ücretsiz Erişimin Önü Açılıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/rahim-agzi-kanseri-asisinda-em_1775856188_ZBI7E0.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’ndan Büyük Eğitim Hamlesi: 300 Bin Vatandaş Mezun]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/saglik-bakanligi-ndan-buyuk-egitim-hamlesi-300-bin-vatandas-mezun/32969/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, vatandaşları Sağlıklı Hayat Merkezlerine davet ederek sağlıklı yaşam bilincinin yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini belirtti.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/saglik-bakanligi-ndan-buyuk-egitim-hamlesi-300-bin-vatandas-mezun/32969/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 19:05:24 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Sağlıklı Hayat Akademisi kapsamında 81 ilde yürütülen çalışmalarla 300 bin vatandaş ve 65 bin öğrencinin eğitimlerini tamamladığını açıkladı.</p><p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sağlıklı Hayat Akademisi&#39;nin bir yıl önce başlatıldığını belirterek, programın ülke genelinde yaygın şekilde sürdürüldüğünü ifade etti. Memişoğlu, akademi kapsamında bugüne kadar 300 bin vatandaş ile 65 bin öğrencinin eğitimlerini tamamladığını ve 'sağlık elçisi' olduğunu bildirdi.</p><p>Eğitimlerin toplumun farklı kesimlerine ulaştırıldığını belirten Memişoğlu, öğretmenlerden muhtarlara, taksicilerden kuaförlere kadar geniş bir katılım sağlandığını kaydetti.</p><p>Memişoğlu, vatandaşları en yakın Sağlıklı Hayat Merkezine davet ederek, sağlıklı yaşam konusunda bilinçlenmeye ve programa katılmaya çağırdı. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-ndan-buyuk-eg_1775837123_Ks5JTb.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Sağlık Bakanlığı’ndan Büyük Eğitim Hamlesi: 300 Bin Vatandaş Mezun ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/saglik-bakanligi-ndan-buyuk-eg_1775837123_Ks5JTb.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Aile Hekimliği Yönetmeliğinde kapsamlı değişiklikler yapıldı]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/aile-hekimligi-yonetmeliginde-kapsamli-degisiklikler-yapildi/32888/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğini yenileyerek Resmî Gazete’de yayımladı. Yapılan düzenlemelerle aile hekimliği hizmetlerinin daha etkin, kesintisiz ve nitelikli sunulması hedefleniyor.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/aile-hekimligi-yonetmeliginde-kapsamli-degisiklikler-yapildi/32888/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:27:41 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Sağlık Bakanlığı, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğini yenileyerek Resmî Gazete&#39;de yayımladı. Yapılan düzenlemelerle aile hekimliği hizmetlerinin daha etkin, kesintisiz ve nitelikli sunulması hedefleniyor.</strong></p><p>Yönetmelikte aile sağlığı merkezlerinin kamu sağlık kuruluşu olduğu açıkça vurgulanırken hizmet verilen mekanlara ilişkin asgari fiziki şartlar güncellendi. Oda planlamasında da değişikliğe gidilerek her 5 hekime bir ek oda düşecek şekilde düzenleme yapıldı. Böylece kullanılmayan alanların daha verimli değerlendirilmesi amaçlanıyor.</p><p>Personel istihdamında öncelik</p><p>Yeni düzenleme, aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının istihdamını artırmaya yönelik adımlar içeriyor. Askerlik veya doğum nedeniyle görevden ayrılan hekimlerin dönüşlerinde öncelik hakkı korunuyor. Devlet hizmet yükümlülüğü kapsamında yapılan atamalarda ise uygulama birliği sağlanıyor.</p><p>Sağlıkta şiddete karşı yeni önlem</p><p>Yönetmelik, sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti önlemeye de odaklanıyor. Şiddet uygulayan hastaların aile hekimi kayıtlarının başka bir merkeze alınması, bunun mümkün olmaması halinde ise aynı merkezde başka bir hekime yönlendirilmesi kararlaştırıldı.</p><p>Uzaktan sağlık hizmeti imknı</p><p>Artık aile hekimleri, özellikle kronik hastalar ve sağlık hizmetine erişimde zorluk yaşayan bireyler için online muayene hizmeti sunabilecek. Ancak uzaktan teşhis ve tedavi süreçlerinin kapsamı ve hukuki sorumlulukları, yönetmelikte tartışmaya yol açacak bir konu olarak öne çıkıyor.</p><p>Tıbbi malzeme ve dijital sistem düzenlemesi</p><p>Aile hekimlerinin sorumluluğunda olacak tıbbi cihaz, ekipman ve sarf malzemelerin listesi genişletildi. Ayrıca, hasta verilerinin yalnızca Bakanlık sistemlerinde tutulması zorunlu hale getirildi; harici kayıt sistemlerinin kullanımı yasaklandı. Aile Hekimliği Bilgi Sistemi&#39;nin kullanımına ilişkin süreçler de yeniden düzenlendi.</p><p>Vekil hekimlerin sorumluluğu arttı</p><p>Vekleten görev yapan hekimler, yalnızca hasta bakmakla kalmayacak; ilgili birimin tüm idari ve tıbbi sorumluluğunu üstlenecek. Bu düzenleme, veklet görevini daha kapsamlı ve riskli hale getiriyor.</p><p>Güvenlik ve eğitim önlemleri</p><p>Aile Sağlığı Merkezlerine kamera sistemi zorunluluğu getirildi.</p><p>Çalışanlar, göreve başladıktan sonra eğitimlerini tamamlayabilecek. Ancak ilk uyum eğitimi en geç 3 ay içinde tamamlanmak zorunda.</p><p>Yeni yönetmelik, 1 Eylül 2026 tarihine kadar tüm aile sağlığı merkezlerinin uyum sağlamasını öngörüyor. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/aile-hekimligi-yonetmeliginde-_1775726860_OPSN25.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Aile Hekimliği Yönetmeliğinde kapsamlı değişiklikler yapıldı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/aile-hekimligi-yonetmeliginde-_1775726860_OPSN25.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Anksiyete nedir ve nasıl ortaya çıkar?]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/anksiyete-nedir-ve-nasil-ortaya-cikar/32810/</link>
            <description><![CDATA[Kaygı boğukluğu olarak da bilinen anksiyete, bireyin gerçek veya olası bir tehdide karşı hissettiği yoğun endişe ve korku hali olarak tanımlanıyor.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/anksiyete-nedir-ve-nasil-ortaya-cikar/32810/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 15:50:19 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Kaygı boğukluğu olarak da bilinen anksiyete, bireyin gerçek veya olası bir tehdide karşı hissettiği yoğun endişe ve korku hali olarak tanımlanıyor.</strong></p><p>Uzmanlara göre bu duygu aslında doğal bir savunma mekanizması; ancak kontrol edilemeyen ve sürekli hale geldiğinde psikiyatrik bir bozukluğa dönüşüyor.</p><p>Bilimsel veriler, anksiyetenin ortaya çıkışında birden fazla faktörün rol oynadığını gösteriyor. Genetik yatkınlık, beyin kimyasındaki dengesizlikler, travmalar ve çocukluk deneyimleri, ekonomik ve sosyal baskılar ve dijital yaşam ve sosyal medya etkisi önde gelen faktörler içerisinde.</p><p>Dünya genelinde yaklaşık 301 milyon kişi anksiyete bozukluğu yaşıyor ve genç yetişkinlerin yüzde 46&#39;sı anksiyete belirtileri gösteriyor.</p><p>Günlük hayatı nasıl etkiler?</p><p>Anksiyete sadece bir duygu değil; bireyin tüm yaşamını etkileyen bir hastalık. Uzmanlara göre bu durum; iş ve okul performansını düşürür, sosyal ilişkilerde kaçınma davranışı oluşturur, karar verme ve odaklanmayı zorlaştırır ve uzun vadede yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürür.</p><p>Klinik düzeyde anksiyete, bireyin sosyal, mesleki ve kişisel işlevselliğini önemli ölçüde bozabiliyor.</p><p>En yaygın belirtiler nelerdir?</p><p>Anksiyete hem zihinsel hem fiziksel belirtilerle kendini gösterir. Psikolojik belirtileri sürekli endişe ve huzursuzluk, kötü bir şey olacak hissi, odaklanma güçlüğüdür.</p><p>Fiziksel olarak ise kalp çarpıntısı, nefes darlığı, terleme, titreme, uyku problemleri ve kas gerginliği ile mide sorunları belirtileri öne çıkıyor.</p><p>Uzmanlar, bu belirtiler uzun süre devam ettiğinde mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.</p><p>Baş etme yöntemleri nelerdir?</p><p>Bilimsel araştırmalar ve uzman görüşlerine göre anksiyeteyle baş etmede en etkili yöntemler; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) en etkili yöntemlerden biri. Online terapilerde bile yüzde 60&#39;ın üzerinde iyileşme oranı bildiriliyor. Diğer yöntem yaşam tarzı değişiklikleri. Düzenli uyku ve egzersiz, kafein sınırlama ve nefes egzersizleri. Başka bir yöntem ise sosyal destek. Aile ve arkadaşlarla iletişim ve yalnızlaşmaktan kaçınma.</p><p>İlaç tedavisine gerek duyulduğunda uzman kontrolünde uygulanmalı.</p><p>Ne zaman uzman desteği alınmalı?</p><p>Uzmanlar şu durumlarda profesyonel destek alınmasını öneriyor:</p><p>'Belirtiler haftalarca sürüyorsa, günlük yaşamı ve işlevselliği bozuyorsa, panik ataklar yaşanıyorsa, kaçınma davranışları artıyorsa ve uyku ve beslenme düzeni ciddi şekilde bozulduysa bir uzmandan destek alınabilir.'</p><p>Türkiye&#39;de durum</p><p>Türkiye&#39;de toplumun yaklaşık yüzde 17&#39;si ruh sağlığı sorunu yaşıyor. 18–24 yaş grubunda yüzde 48,4 oranında orta-şiddetli anksiyete tespit edildi. Gençlerde artışın en önemli nedenleri; ekonomik belirsizlik, gelecek kaygısı ve sosyal medya baskısı öne çıkan sebepler arasında.</p><p>Uzmanlara göre anksiyete, günümüzün en yaygın ruh sağlığı sorunlarından biri haline gelmiş durumda. Pandemi sonrası dönemde artış hızlanırken, özellikle genç nüfus risk altında.</p><p>Ancak erken farkındalık, doğru tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle anksiyetenin kontrol altına alınabildiği vurgulanıyor. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/anksiyete-nedir-ve-nasil-ortay_1775566218_NDdgOV.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Anksiyete nedir ve nasıl ortaya çıkar? ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/anksiyete-nedir-ve-nasil-ortay_1775566218_NDdgOV.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[İnme Geçiren Yaşlılarda Düşme Riski Katlanıyor: Önlem Alın]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/inme-geciren-yaslilarda-dusme-riski-katlaniyor-onlem-alin/32736/</link>
            <description><![CDATA[Son araştırmalar, son bir yıl içinde birden fazla düşme yaşayan yaşlıların vakit kaybetmeden “Kapsamlı Düşme Değerlendirmesi” yaptırması gerektiğini ortaya koyuyor.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/inme-geciren-yaslilarda-dusme-riski-katlaniyor-onlem-alin/32736/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 10:55:52 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yaşlılık döneminde hareketliliğin azalmasıyla birlikte en büyük sağlık risklerinden biri haline gelen 'düşmeler', sanıldığı gibi sadece basit birer kaza değil, birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan ciddi bir sağlık problemidir. Özellikle beyin felci (inme) geçmişi olan bireylerde bu riskin hayati bir tehdit oluşturduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, 'Özellikle yaşlı hastalarda düşme neticesinde oluşabilecek omurga ve kemik kırıklarının yanı sıra kafa travmasına bağlı beyin kanamalarıyla da sıklıkla karşılaşıyoruz. Yaşlıların kullandığı kan sulandırıcı gibi ilaçlar ise bu riskleri daha da artırabiliyor. Bu tablo, maalesef hastaların hayatını kaybetmesine ya da ciddi sakatlıklar nedeniyle yaşamlarının geri kalanını yatağa bağımlı sürdürmelerine yol açabiliyor' açıklamasında bulundu.</p><p>Yapılan araştırmalar, beyin felci geçiren kişilerin genel yaşlı nüfusa kıyasla iki kat daha fazla düşme riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Normal yaşlılarda düşme oranı yüzde 30 seviyelerindeyken, bu oran felçli bireylerde yüzde 73&#39;e kadar çıkabiliyor. Yeni araştırmalara göre son bir yıl içinde düşme öyküsü olan hastalar için kritik bir eşik belirlendi. Eğer hastada iki veya daha fazla düşme, bilinç kaybı, yaralanma veya yardımsız ayağa kalkamama gibi belirtiler varsa vakit kaybetmeden 'Kapsamlı Düşme Değerlendirmesi' yapılması gerekiyor.</p><p>İlerleyen yaş kas kütlesini zayıflatıyor</p><p>Yaşlı bireylerde düşme vakalarının genellikle birden fazla nedenin bir araya gelmesiyle tetiklendiğini vurgulayan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, 'Sürecin temelinde ilerleyen yaşla birlikte azalan kas kütlesi, eklem esnekliğinin kaybolması veya sinir sisteminin etkilenmesi yer alıyor. Bu durum kas, iskelet ve sinir sistemini zayıflatarak dengede durmayı zorlaştırıyor. Buna ek olarak da görme ve işitme duyularında meydana gelen kayıplar çevresel algıyı zayıflatır ve bireyin etrafındaki engelleri fark etmesini güçleştirebiliyor' dedi.</p><p>Sadece fiziksel değişimler değil, eşlik eden kronik hastalıklar nedeniyle alınan tedavilerin de risk oluşturabildiğini hatırlatan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, 'Tansiyon ilaçları veya sakinleştiriciler gibi bazı tıbbi tedaviler yan etki olarak ani tansiyon düşüşlerine ve baş dönmelerine yol açarak düşme riskini artırabiliyor. Ayrıca Parkinson, demans veya inme sonrası gelişen nörolojik sorunlar, vücudun koordinasyon yeteneğini bozarak dengesizliklere ve düşmelere yol açabiliyor. Tüm bu içsel faktörlerin yanı sıra evdeki yetersiz aydınlatma, kaygan zeminler, ev içindeki eşya kalabalığı, merdiven veya basamak gibi çevresel etkenler de yaşlı bireylerde düşme tehlikelerine neden olabiliyor' diye konuştu.</p><p>Egzersiz değil, yaşam biçimi</p><p>Yakın zamanda gerçekleştirilen son araştırmanın temel farkının egzersizi yapılması gereken bir ödev olmaktan çıkarıp davranışa dönüştürmesinde yattığını söyleyen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, 'LiFE (Yaşam Tarzına Entegre Fonksiyonel Egzersiz) adı verilen bu sistemde hastalar, özel bir spor saati beklemek yerine diş fırçalarken denge çalışmayı veya mutfakta tezgh başında güç egzersizlerini rutinlerine dahil ediyorlar. Bu süreçte sadece fiziksel hareketler değil, aynı zamanda ev güvenliği ve toplumsal hareketlilik de bir bütün olarak ele alınıyor' diye konuştu.</p><p>Prof. Dr. Selçuk Göçmen, düşme yönetiminin sadece fiziksel hareketten ibaret olmadığını, uzmanların artık çok daha geniş bir yelpazede inceleme yaptığını belirterek, 'Kapsamlı bir değerlendirme, görme ve işitme engellerinden ilaç revizyonuna, kemik erimesi riskinden idrar kaçırma ve bilişsel duruma kadar her detayı içermeli. Hatta hastanın ayak sağlığı, ayakkabı seçimi ve baş dönmesi gibi faktörler de düşme riskini yönetmek için çok önemli' dedi.</p><p>İyileşme süreci hastaneyle sınırlı değil</p><p>Prof. Dr. Göçmen, 'İnme sonrası iyileşme süreci artık sadece hastanelerle sınırlı kalmamalı. FAST çalışmasına göre, hastanın evde attığı her adım aslında hayati birer tedavi fırsatı. Bu multidisipliner yaklaşım için fizik tedavi uzmanları, ergoterapistler ve beyin cerrahlarının koordineli çalışması hayati önem taşıyor. Doğru strateji ve multidisipliner bir takiple düşme riskini yönetmek ve yatağa bağımlı kalmadan, kimseye muhtaç olmadan özgürce hareket edebilmek artık sadece bir temenni değil, bilimsel olarak da mümkün' açıklamasında bulundu.</p><p>Yaşlılarda düşmeyi önlemenin 4 yolu</p><p>·       Düzenli doktor kontrolü: İlaçların dozları ve yan etkileri düzenli olarak gözden geçirilmeli; görme ve işitme muayeneleri ihmal edilmemeli.</p><p>·       Alışkanlık kazandıran egzersizler: Denge ve gücü artıracak hareketler günlük rutine (mutfak tezgahında destek alarak durmak gibi) dahil edilmeli.</p><p>·       Ev güvenliği ve teknoloji: Karanlık noktalar için sensörlü aydınlatmalar, banyolara tutunma barları ve kaymaz şeritler yaptırılmalı.</p><p>·       Kapsamlı değerlendirme: Eğer hasta son bir yılda iki veya daha fazla düşme yaşadıysa veya yardımsız ayağa kalkamıyorsa, vakit kaybetmeden profesyonel bir 'Kapsamlı Düşme Değerlendirmesi' yaptırılmalı.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/inme-geciren-yaslilarda-dusme-_1775462150_upPNA7.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ İnme Geçiren Yaşlılarda Düşme Riski Katlanıyor: Önlem Alın ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/inme-geciren-yaslilarda-dusme-_1775462150_upPNA7.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fıtığı Önlemenin Yolları: Masa Başında Sağlıklı Oturun]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/fitigi-onlemenin-yollari-masa-basinda-saglikli-oturun/32697/</link>
            <description><![CDATA[Fıtığı Önlemenin Yolları: Masa Başında Sağlıklı Oturun]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/fitigi-onlemenin-yollari-masa-basinda-saglikli-oturun/32697/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 01:56:30 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır konu hakkında bilgiler verdi.</p><p>Toplumumuzda sıkça görülen sorunlardan biri fıtık oluşumudur.Fıtık oluşumunu tetikleyen birçok faktör vardır.Masa başı çalışırken fıtıktan korunmak için aşağıdaki önerilere dikkat edebilirsiniz:</p><p>Doğru Oturuş Pozisyonu<br>Sandalyeniz, belinizi desteklemeli ve ayaklarınız yere düz basacak şekilde olmalıdır. Otururken sırtınızı desteklemek için ergonomik bir sandalye tercih edin.</p><p>Düzenli Molalar<br>Her 30 dakikada bir kısa molalar verin. Bu molalarda kalkıp yürüyün veya esneme hareketleri yapın.</p><p>Egzersiz<br>Düzenli olarak bel ve karın kaslarınızı güçlendiren egzersizler yapın. Bu, sırtınızın ve belinizin desteklenmesine yardımcı olur.</p><p>Doğru Ekipman Kullanım<br>Bilgisayar ekranınız göz hizasında, klavye ve fareniz ise rahat bir pozisyonda olmalıdır. Bu, üst vücut gerginliğini azaltır.</p><p>Ağırlıkları Doğru Kaldırma<br>Ağır nesneleri kaldırırken, belinize değil bacaklarınıza yük verin. Dizlerinizi bükerek ve yükü vücut merkezinizle yakın tutarak kaldırın.</p><p>Stres Yönetimi<br>Stresin kas gerginliğine yol açmasını önlemek için düzenli meditasyon veya derin nefes alma teknikleri uygulayın.</p><p>Bilmiyorsanız Danışın<br>Doç.Dr.Ahmet İnanır,&#39;&#39;Son olarak,eğer bel ağrısı veya diğer belirtilerle karşılaşıyorsanız,mutlaka bir fizik tedavi uzmanı ya da beyin sinir cerrahisi uzmanına başvurmanızda yarar vardır.&#39;&#39;dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/fitigi-onlemenin-yollari-masa-_1775343389_m8Cyn2.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fıtığı Önlemenin Yolları: Masa Başında Sağlıklı Oturun ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/fitigi-onlemenin-yollari-masa-_1775343389_m8Cyn2.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Genç Zihinlerden Büyük Başarı: Malatya Türkiye Finallerine 4 Proje Gönderiyor]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/genc-zihinlerden-buyuk-basari-malatya-turkiye-finallerine-4-proje-gonderiyor/32559/</link>
            <description><![CDATA[TÜBİTAK 2204-B bölge değerlendirmelerinde birincilik elde eden 4 proje, Türkiye finallerinde Malatya’yı temsil edecek.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/genc-zihinlerden-buyuk-basari-malatya-turkiye-finallerine-4-proje-gonderiyor/32559/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 14:32:10 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>TÜBİTAK 2204-B Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması bölge sergisine 16 proje ile katılım sağlayan Malatya, yapılan final değerlendirmeleri neticesinde 4 birincilik ve 2 ikincilik derecesi elde ederek önemli bir başarıya imza atmıştır.</p><p>İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde, Malatya İl Millî Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge birimi koordinasyonunda hazırlanan ve bölge sergisine davet edilen projeler, alanında uzman jüri üyeleri tarafından gerçekleştirilen titiz değerlendirme süreci sonucunda farklı alanlarda dereceye layık görülmüştür. Elde edilen toplam 6 ödül ile ilimiz, bilimsel araştırma ve proje geliştirme alanındaki yetkinliğini bir kez daha ortaya koymuştur.</p><p>Bölge finalinde kendi kategorilerinde birincilik elde ederek Türkiye finallerine katılmaya hak kazanan okul ve alanlar aşağıda belirtilmiştir:<br>    •    Coğrafya alanında Battalgazi Bilim ve Sanat Merkezi<br>    •    Fizik alanında Cahide Nebioğlu Ortaokulu<br>    •    Matematik alanında Yeşilyurt Bilim ve Sanat Merkezi<br>    •    Türkçe alanında Battalgazi Bilim ve Sanat Merkezi</p><p>Ayrıca, bölge ikinciliği derecesi elde eden okul ve alanlar ise şu şekildedir:<br>    •    Fizik alanında Abdülhamit Han Ortaokulu<br>    •    Kimya alanında Selahaddin Eyyubi Ortaokulu</p><p>İl Millî Eğitim Müdürü Behçet Bakır 'Eğitim sistemimizin temel hedeflerinden biri; bilimsel düşünme becerisine sahip, araştıran, sorgulayan ve üreten bireyler yetiştirmektir. Öğrencilerimizin TÜBİTAK 2204-B kapsamında elde etmiş olduğu bu başarı, yürütülen çalışmaların somut bir göstergesidir. Sürece katkı sunan tüm öğrencilerimizi, danışman öğretmenlerimizi ve okul yöneticilerimizi tebrik ediyor; Türkiye finallerinde ilimizi temsil edecek olan öğrencilerimize üstün başarılar diliyorum.' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/genc-zihinlerden-buyuk-basari-_1775129529_diKOxV.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Genç Zihinlerden Büyük Başarı: Malatya Türkiye Finallerine 4 Proje Gönderiyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/genc-zihinlerden-buyuk-basari-_1775129529_diKOxV.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[SGK’dan Önemli Adım: Yerli Üretim 69 İlaç Geri Ödeme Kapsamında]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/sgk-dan-onemli-adim-yerli-uretim-69-ilac-geri-odeme-kapsaminda/32496/</link>
            <description><![CDATA[SGK’dan Önemli Adım: Yerli Üretim 69 İlaç Geri Ödeme Kapsamında]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/sgk-dan-onemli-adim-yerli-uretim-69-ilac-geri-odeme-kapsaminda/32496/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 12:20:37 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) geri ödeme listesine 69&#39;u yerli üretim olmak üzere 72 yeni ilacın dahil edildiğini açıkladı.</p><p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ulusal Kanser Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, 'Kanser başta olmak üzere birçok hastalıkla mücadelede kullanılan ilaçlara erişimi kolaylaştırıyoruz. 69&#39;u yerli üretim olmak üzere 72 ilacı daha listemize ekledik. Hastalarımıza şifa olmasını diliyorum' ifadelerini kullandı.</p><p>Yeni listeye alınan ilaçlar arasında 6 kanser, 6 diyabet, 3 multiple skleroz (MS), 6 kronik immün trombositopenik purpura (ITP) ve 5 kolesterol ilacı bulunuyor. Böylece hem yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi hem de hastaların tedaviye erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor.</p><p>SGK&#39;nın geri ödeme kapsamını genişletmesi, özellikle kronik ve ağır hastalıklarla mücadele eden hastalar için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu düzenlemenin sağlık sisteminde hem ekonomik hem de sosyal açıdan rahatlama sağlayacağını belirtiyor. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/sgk-dan-onemli-adim-yerli-uret_1775035236_4GTq1r.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ SGK’dan Önemli Adım: Yerli Üretim 69 İlaç Geri Ödeme Kapsamında ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/sgk-dan-onemli-adim-yerli-uret_1775035236_4GTq1r.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Malatya’da Havale Krizi: 1,5 Yaşındaki Çocuk Helikopterle Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne Sevk Edildi]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/malatya-da-havale-krizi-1-5-yasindaki-cocuk-helikopterle-egitim-ve-arastirma-hastanesi-ne-sevk-edildi/32474/</link>
            <description><![CDATA[Malatya’da Havale Krizi: 1,5 Yaşındaki Çocuk Helikopterle Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne Sevk Edildi]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/malatya-da-havale-krizi-1-5-yasindaki-cocuk-helikopterle-egitim-ve-arastirma-hastanesi-ne-sevk-edildi/32474/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 18:40:46 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>MALATYA (MHA) - Malatya&#39;nın Darende ilçesinde havale geçiren 1,5 yaşındaki çocuk, ilk müdahalenin ardından ambulans helikopterle kent merkezine sevk edildi.</p><p>Edinilen bilgilere göre, Ö.A.Y. isimli 1,5 yaşındaki çocuk, aniden fenalaşarak havale geçirdi. Ailesinin durumu fark etmesi üzerine çocuk, Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi&#39;ne kaldırıldı. Burada sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan küçük çocuğun, ileri tetkik ve tedavi ihtiyacı bulunduğu değerlendirildi.</p><p>Durumun ciddiyeti üzerine Sağlık Bakanlığı koordinesinde ambulans helikopter talep edildi. Hastane bahçesine iniş yapan helikopter ambulansla alınan çocuk, Malatya&#39;daki tam donanımlı Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi.</p><p>Küçük çocuğun tedavisinin sürdüğü öğrenilirken, sağlık durumuna ilişkin gelişmelerin takip edildiği bildirildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/malatya-da-havale-krizi-1-5-ya_1774971645_ljKpdT.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Malatya’da Havale Krizi: 1,5 Yaşındaki Çocuk Helikopterle Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne Sevk Edildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/malatya-da-havale-krizi-1-5-ya_1774971645_ljKpdT.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Stres Bağırsakları Vuruyor: “Kısır Döngü Oluşuyor”]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/stres-bagirsaklari-vuruyor-kisir-dongu-olusuyor/32266/</link>
            <description><![CDATA[Uzman Uyardı: Bağırsaklardaki Küçük Değişiklikler Büyük Hastalıkların Habercisi Olabilir]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/stres-bagirsaklari-vuruyor-kisir-dongu-olusuyor/32266/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 18:09:24 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Stresin ve yanlış beslenmenin bağırsakları etkileyerek birçok hastalığa zemin hazırlayabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yasir Furkan Çağın, 'Bağırsaklarımız sessiz çalışır. En küçük değişiklikte bile hekime başvurmak, büyük hastalıkların önüne geçilmesini sağlar.' dedi.</p><p>İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Gastroenteroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasir Furkan Çağın, 'ikinci beyin' olarak adlandırılan bağırsaklar hakkında İLKHA muhabirine önemli açıklamalarda bulundu.</p><p><br>'Bağırsaklar neden ikinci beyin olarak adlandırılıyor?'</p><p>Sindirim sisteminin gelişmiş sinir ağına sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Çağın, bu yapının beyinden bağımsız karar alma yeteneği bulunduğunu söyledi. Sindirim sisteminde neredeyse omurilikteki kadar nöron bulunduğuna dikkat çeken Çağın, ayrıca mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin yüzde 90&#39;dan fazlasının da bağırsaklarda üretildiğini ifade etti. Bu nedenle bağırsaklarda yaşanan bir bozukluğun kişinin ruh halini doğrudan etkilediğini belirten Çağın, 'Kişi mutsuzluk, kaygı ve endişe yaşayabilir. Bu durum bağırsakların ikinci beyin olarak adlandırılmasının en önemli nedenlerinden biridir.' dedi.</p><p>'Bağırsak sağlığı bağışıklığı doğrudan etkiliyor'</p><p>Bağırsak sağlığı ile genel vücut sağlığı arasında güçlü bir bağ bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çağın, bağışıklık sisteminin büyük bölümünün bağırsaklarda yer aldığını söyledi. Bağırsaklarda oluşan hastalıkların bağışıklık sistemini zayıflattığını ifade eden Çağın, bunun halsizlik ve yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini kaydetti.</p><p>'Modern yaşam bağırsakları olumsuz etkiliyor'</p><p>Modern yaşam alışkanlıklarının sindirim sistemini olumsuz etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Çağın, hızlı yemek yeme, öğün atlama, lifli gıdalardan uzak durma, hazır ve işlenmiş gıdaların fazla tüketimi, yetersiz su içme ve tuvalet ihtiyacını ertelemenin bağırsak sağlığını bozduğunu belirtti.</p><p>'Probiyotik kullanımı hekim kontrolünde olmalı'</p><p>Probiyotik kullanımına da değinen Prof. Dr. Çağın, bu ürünlerin bilinçsiz kullanımının zararlı olabileceğini vurguladı. Probiyotiklerin bakteri içerdiğini hatırlatan Prof. Dr.  Çağın, 'Herkes probiyotik kullanmamalı. Doğal yollarla alınması daha doğru. Yoğurt, kefir ve ev yapımı fermente gıdalar tercih edilmeli. Tıbbi gereklilik halinde ise mutlaka hekim kontrolünde kullanılmalı.' diye konuştu.</p><p>'Stres bağırsakları doğrudan etkiliyor'</p><p>Stresin bağırsak sağlığı üzerindeki etkisine değinen Prof. Dr. Çağın, kronik stresin sindirim sistemini doğrudan etkilediğini ifade ederek, 'Bağırsaklar duygusal değişimlerden hızla etkilenir. Bu durum bağırsak fonksiyonlarını bozarak stresin artmasına neden olabilir ve bir kısır döngü oluşturur.' dedi.</p><p>'Kolonoskopi korkulacak bir işlem değil'</p><p>Kolonoskopinin sanıldığı kadar korkulacak bir işlem olmadığını belirten Prof. Dr.  Çağın, işlemin anestezi altında yaklaşık 15-20 dakika sürdüğünü söyledi. Özellikle 50 yaş sonrası bağırsak alışkanlıklarında değişiklik yaşayanlar, kronik ishal veya kabızlık sorunu olanlar, açıklanamayan kilo kaybı, gece uyandıran karın ağrısı, kansızlık ve dışkıda kan görülmesi durumlarında vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini vurguladı.</p><p>'Sağlıklı bağırsak için öneriler'</p><p>Sağlıklı bir bağırsak için önerilerde bulunan Prof. Dr. Çağın, lif açısından zengin sebze ve meyve tüketiminin artırılması, bol su içilmesi, öğünlerin atlanmaması, yavaş yemek yenmesi ve tuvalet ihtiyacının ertelenmemesi gerektiğini söyledi.</p><p>'Erken müdahale hayat kurtarır'</p><p>Bağırsak hastalıklarının çoğu zaman sinsi ilerlediğini ifade eden Prof. Dr. Çağın, 'Bağırsaklarımız sessiz çalışır. En küçük değişiklikte bile hekime başvurmak, büyük hastalıkların önüne geçilmesini sağlar.' dedi. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/stres-bagirsaklari-vuruyor-kis_1774537763_PzUgCG.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Stres Bağırsakları Vuruyor: “Kısır Döngü Oluşuyor” ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/stres-bagirsaklari-vuruyor-kis_1774537763_PzUgCG.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Malatya’da Tek Tüberküloz Servisi Şifa Dağıtıyor]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/malatya-da-tek-tuberkuloz-servisi-sifa-dagitiyor/32179/</link>
            <description><![CDATA[Battalgazi Devlet Hastanesi bünyesinde hizmet veren Malatya’genelinde yataklı tedavi imkânı sunan tek merkez olma özelliğine sahip Tüberküloz Servisi, modern altyapısı ve uzman kadrosuyla dikkat çekiyor.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/malatya-da-tek-tuberkuloz-servisi-sifa-dagitiyor/32179/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 01:18:59 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>MALATYA (MHA) - Battalgazi Devlet Hastanesi bünyesinde hizmet veren Malatya&#39;genelinde yataklı tedavi imknı sunan tek merkez olma özelliğine sahip Tüberküloz Servisi, modern altyapısı ve uzman kadrosuyla dikkat çekiyor.</strong></p><p>Malatya&#39;da tek yataklı tedavi merkezi olarak hizmet veren Battalgazi Devlet Hastanesi Tüberküloz Servisi, modern donanımı ve uzman kadrosuyla hastalara umut olmaya devam ediyor. Dünya Tüberküloz Günü kapsamında, Tüberküloz (verem) hastalığına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla önemli açıklamalar yapıldı. Malatya&#39;da yataklı tedavi hizmeti sunan tek merkez olan Battalgazi Devlet Hastanesi Tüberküloz Servisi, hastaların teşhis ve tedavi süreçlerinde kritik rol üstlenmeye devam ediyor.</p><p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Zeynep Orhan, tüberkülozun hava yoluyla bulaşan ciddi ancak önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Hastalığın toplum sağlığı açısından önemine vurgu yapan Orhan, erken teşhisin hayati rol oynadığını ifade etti.</p><p>'Verem Sadece Akciğerleri Değil Tüm Organları Etkileyebilir'</p><p>Tüberkülozun halk arasında 'verem' olarak bilindiğini belirten Orhan, 'Bu hastalık çoğunlukla akciğerleri etkiler ancak vücudun diğer organlarında da görülebilir. Bulaşıcı olması nedeniyle erken tanı ve tedavi büyük önem taşır' dedi.</p><p>Uzayan Öksürük En Önemli Belirti</p><p>Hastalığın belirtilerine ilişkin bilgi veren Orhan, '2-3 haftadan uzun süren öksürük, yüksek ateş, kanlı balgam, gece terlemesi, göğüs ağrısı ve ani kilo kaybı en sık görülen semptomlar arasındadır. Bu şikayetleri yaşayan vatandaşlarımızın vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerekmektedir' diye konuştu.</p><p>Korunmak Mümkün</p><p>Tüberkülozdan korunmanın mümkün olduğunu belirten Orhan, hijyen kurallarına uyulması, dengeli beslenme, düzenli uyku ve stresten uzak durmanın önemine değindi. Ayrıca kapalı alanların sık sık havalandırılması ve aktif hastaların maske kullanmasının bulaşın önlenmesinde etkili olduğunu ifade etti.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/malatya-da-tek-tuberkuloz-serv_1774390738_x3iwTK.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Malatya’da Tek Tüberküloz Servisi Şifa Dağıtıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/malatya-da-tek-tuberkuloz-serv_1774390738_x3iwTK.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Beyin navigasyon gibi çalışıyor]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/beyin-navigasyon-gibi-calisiyor/32165/</link>
            <description><![CDATA[Almanya’nın Max Planck Institute for Human Cognitive and Brain Sciences bünyesinde görev yapan nörobilimci Prof. Dr. Christian Doeller, insan beyninin çalışma prensiplerini çözmek amacıyla dikkat çekici bir araştırma yürütüyor.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/beyin-navigasyon-gibi-calisiyor/32165/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Almanya&#39;nın Max Planck Institute for Human Cognitive and Brain Sciences bünyesinde görev yapan nörobilimci Prof. Dr. Christian Doeller, insan beyninin çalışma prensiplerini çözmek amacıyla dikkat çekici bir araştırma yürütüyor. Leipzig&#39;de gerçekleştirilen çalışmalarda, gönüllü katılımcılar beyin tarayıcılarının içinde bilgisayar oyunları oynayarak inceleniyor.</strong></p><p>Denekler, ellerindeki klavyeler aracılığıyla sanal bir şehirde yön bulma ve karar verme görevlerini yerine getiriyor. Araştırma sırasında eş zamanlı olarak beyin aktiviteleri ölçülerek, insan düşüncesini mümkün kılan temel kodlama prensipleri ortaya çıkarılmaya çalışılıyor.</p><p>Deneyde katılımcılar, örneğin bir taksi şoförü rolüne girerek bir kişiyi A noktasından B noktasına ulaştırıyor. Bu süreçte beyin, adeta bir navigasyon sistemi gibi çalışıyor. Araştırma sonuçlarına göre, sanal şehirde en doğru ve en kısa rotaları bulan katılımcıların beyin aktiviteleri de en yüksek seviyede gözlemleniyor.</p><p>Prof. Dr. Doeller&#39;a göre, beynin navigasyon sistemleri yalnızca yön bulma ile sınırlı değil; aynı zamanda hafıza, öğrenme ve bilgi organizasyonunda da kritik rol oynuyor. Bilgilerin zihinde meknsal olarak düzenlenmesi örneğin benzer kavramların yakın, farklı olanların uzak konumlandırılması beynin bu sistemi nasıl kullandığını gösteriyor.</p><p>Bu yaklaşım, Niklas Luhmann&#39;ın yıllar önce geliştirdiği ve yaklaşık 90 bin nottan oluşan arşiv sistemiyle de örtüşüyor. Luhmann&#39;ın not kutusu, bugün hl Bielefeld University&#39;nde incelenmeye devam ediyor.</p><p>Doeller ve ekibi, 2010 yılında gerçekleştirdikleri önemli bir çalışmayla da bilim dünyasında ses getirdi. Daha önce yalnızca kemirgenlerde gözlemlenen 'grid hücreleri'nin (ızgara hücreleri) insanlarda da bulunduğunu, Nature dergisinde yayımladıkları araştırmayla ortaya koydular. Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) kullanılarak yapılan bu çalışma, insanların meknsal algıyı kemirgenlere oldukça benzer şekilde işlediğini gösterdi.</p><p>Günümüzde araştırmalar bir adım daha ileri taşınarak, fare ve sıçanlar da sanal gerçeklik ortamlarında test ediliyor. Araştırmacılar, bu navigasyon sisteminin yalnızca yön bulma değil; kavram öğrenme, karar verme ve yeni bilgi oluşturma gibi bilişsel süreçlerde de belirleyici olup olmadığını anlamaya çalışıyor.</p><p>Prof. Dr. Doeller ve ekibi, özellikle eylem kontrolü, karar alma ve kavramsal öğrenme gibi bilişsel işlevlerin bu sistemle ne ölçüde açıklanabileceğini araştırıyor. Bu kapsamda hem Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) hem de Manyetoensefalografi (MEG) gibi ileri görüntüleme tekniklerinden yararlanılıyor.</p><p>Başarılı çalışmaları sayesinde Prof. Dr. Doeller, 2,5 milyon euro değerindeki Gottfried Wilhelm Leibniz Prize ile ödüllendirildi. Bu ödül, araştırmacıya daha karmaşık ve ileri düzey projeleri hayata geçirme imknı sağlıyor.</p><p>Yeni projelerden biri ise sosyal etkileşimin beyin tarafından nasıl işlendiğini anlamaya odaklanıyor. Bu kapsamda iki katılımcı aynı anda farklı tarayıcılarda eş zamanlı görevler yerine getiriyor. Ancak bu tür deneyler, cihazların senkronizasyonu ve etkileşimli görevlerin koordinasyonu nedeniyle teknik açıdan oldukça zorlu olarak değerlendiriliyor.</p><p>Enstitü ayrıca Alzheimer hastalığının erken evreleri ve Long Covid gibi rahatsızlıklara yönelik klinik çalışmalar da yürütüyor. Bu çalışmalardan elde edilen bulguların ise henüz yayımlanmadığı belirtiliyor. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/beyin-navigasyon-gibi-calisiyo_1774355579_30PiCY.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Beyin navigasyon gibi çalışıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/beyin-navigasyon-gibi-calisiyo_1774355579_30PiCY.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[36 ilaç daha SGK geri ödeme listesine dahil edildi]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/36-ilac-daha-sgk-geri-odeme-listesine-dahil-edildi/32055/</link>
            <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Farklı tedavi alanlarına yönelik 27 tanesi yerli üretim olmak üzere toplam 36 ilacı daha geri ödeme listemize dahil ettik." dedi.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/36-ilac-daha-sgk-geri-odeme-listesine-dahil-edildi/32055/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 13:24:03 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 'Farklı tedavi alanlarına yönelik 27 tanesi yerli üretim olmak üzere toplam 36 ilacı daha geri ödeme listemize dahil ettik.' dedi.</strong></p><p>Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Sosyal Güvenlik Kurumu aracılığıyla vatandaşların ilaca ve tedaviye erişimini kesintisiz şekilde güçlendirmeye devam ettiklerini söyledi.</p><p>Işıkhan, 'Bu kapsamda hemofili, kan ürünü ve alerji aşısı başta olmak üzere diyabet, enfeksiyon, enzim eksikliği ve bağışıklık hastalıklarını kapsayan, farklı tedavi alanlarına yönelik 27 tanesi yerli üretim olmak üzere toplam 36 ilacı daha geri ödeme listemize dahil ettik. Hastalarımıza şifa olmasını diliyor, tüm vatandaşlarımıza sağlıklı bir ömür temenni ediyor, hayırlı bayramlar diliyorum.' dedi.</p><p>Söz konusu ilaç listesinde 6 adet diyabet ilacı, 3 adet antibiyotik, 2 adet enzim eksikliği ilacı, 2 adet alerji aşısı, 1 adet kan ürünü, 1 adet hemofili ilacı bulunuyor. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/36-ilac-daha-sgk-geri-odeme-li_1774002242_CJoEzl.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 36 ilaç daha SGK geri ödeme listesine dahil edildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/36-ilac-daha-sgk-geri-odeme-li_1774002242_CJoEzl.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bayram süresince 381 bin 559 sağlık çalışanı görev yapacak]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/bayram-suresince-381-bin-559-saglik-calisani-gorev-yapacak/32014/</link>
            <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ramazan Bayramı tatili boyunca Türkiye genelinde 381 bin 559 sağlık personelinin hizmet vermeye devam edeceğini açıkladı.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/bayram-suresince-381-bin-559-saglik-calisani-gorev-yapacak/32014/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 13:46:53 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ramazan Bayramı tatili boyunca Türkiye genelinde 381 bin 559 sağlık personelinin hizmet vermeye devam edeceğini açıkladı.</strong></p><p>Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bayram süresince sunulacak sağlık hizmetlerinin kapasitesi ve görevli personel sayısına ilişkin detayları paylaştı.</p><p>Sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürüleceğini vurgulayan Memişoğlu, 'Ramazan Bayramı süresince milletimizin sağlığı için daima görevimizin başındayız.' ifadelerini kullandı.</p><p>Paylaşılan infografiğe göre, bayram süresince ülke genelindeki 1129 kamu sağlık tesisinde toplam 335 bin 240 personel görev yapacak.</p><p>Acil sağlık hizmetleri ve evde bakım ihtiyaçları için ekiplerin hazır bekletileceği belirtilirken, 866 Evde Sağlık Ekibi ile 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde görevli 4 bin 14 ekip ve 46 bin 319 personelin sahada olacağı bildirildi.</p><p>Toplamda 4 bin 880 ekip ve 381 bin 559 sağlık çalışanı, bayram boyunca vatandaşlara hizmet sunmayı sürdürecek. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/bayram-suresince-381-bin-559-s_1773917212_bvLky8.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bayram süresince 381 bin 559 sağlık çalışanı görev yapacak ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/bayram-suresince-381-bin-559-s_1773917212_bvLky8.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bayram Sofralarında Denge Şart]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/bayram-sofralarinda-denge-sart/31990/</link>
            <description><![CDATA[Bayram Sofralarında Denge Şart]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/bayram-sofralarinda-denge-sart/31990/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 01:16:38 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Ramazan ayı boyunca vücudun beslenme düzeninin değiştiğini belirten uzmanlar, bayramla birlikte eski yeme düzenine dönüşün bilinçli yapılması gerektiğini söylüyor.</p><p>Ani ve ağır öğünlerin sindirim sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, Ramazan sonrası bayram döneminde beslenme ve öğün düzeninin değişmesi ile porsiyon kontrolü ve tatlı tüketimi hakkında bilgi verdi.</p><p>Bayramda eski yeme düzenine geçiş bilinçli olmalı!</p><p>Ramazan ayı boyunca değişen öğün saatleri ve azalan gündüz beslenmesiyle birlikte vücudun farklı bir ritme adapte olduğunu aktaran İspiroğlu, 'Bayramla birlikte eski düzene dönerken ani ve kontrolsüz bir geçiş yapmak yerine, süreci bilinçli yönetmek sindirim sistemi, kilo kontrolü ve genel iyilik hali açısından önemlidir.' dedi.</p><p>Bayramda yeni düzene alışmak için önerilerde bulunan İspiroğlu, 'İlk olarak güne dengeli bir kahvaltıyla başlayın. Uzun açlık döneminin ardından bayram sabahına şerbetli tatlılar ve hamur işleriyle başlamak kan şekeri dalgalanmalarına neden olabilir. Yumurta, az tuzlu peynir, zeytin, bol yeşillik, söğüş sebzeler ve tam tahıllı ekmek içeren bir kahvaltı daha dengeli bir başlangıç sağlar. Reçel ve bal gibi basit şeker kaynaklarını küçük porsiyonlarla sınırlandırmak faydalıdır.' şeklinde konuştu.</p><p>Vücudu bir anda sık ve ağır öğünlere zorlamak sindirim sorunlarına yol açabilir!</p><p>Tatlının yasaklanmaması ancak porsiyon yönetimine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Hülya Yiğit İspiroğlu, 'Bayramda şerbetli ve hamur işi tatlıların aşırı tüketimi; kan şekeri dengesizliği, mide-bağırsak sorunları ve kilo artışı riskini artırabilir. Özellikle karın çevresi yağlanması kalp-damar hastalıkları açısından risk faktörüdür. Tatlı tüketilecekse ana öğün sonrasında ve tadım porsiyonunda tercih edilmeli; mümkünse sütlü veya meyve bazlı seçenekler seçilmelidir.' dedi.</p><p>Öğün düzeninin adım adım artırılması ve su tüketiminin ihmal edilmemesi konularına değinen Hülya Yiğit İspiroğlu, şöyle devam etti:</p><p>'Ramazan boyunca iki öğüne alışan vücudu bir anda sık ve ağır öğünlere zorlamak sindirim şikyetlerine yol açabilir. Bayramla birlikte ara öğünleri yoğurt, taze meyve veya çiğ kuruyemiş gibi dengeli seçeneklerle eklemek; gece oluşan şeker isteğini azaltmaya yardımcı olur.</p><p>Bayramda artan şeker tüketimi iştah kontrolünü zorlaştırabilir. Günlük sıvı ihtiyacını (yaklaşık kilo başına 30–35 ml) karşılamak hem ödem kontrolüne hem de tokluk hissine katkı sağlar. Ana öğünleri yatmadan en az 4–5 saat önce tamamlamak da sindirim açısından önemlidir.'</p><p>Amaç mükemmel olmak değil, dengeyi kaybetmeden keyifli ve sağlıklı bir geçiş süreci yaşamak!</p><p>Günlerin uzaması ve gün ışığının artmasının, sirkadiyen ritmin yeniden düzenlenmesi için önemli bir fırsat olduğunun da altını çizen İspiroğlu, 'Sabah saatlerinde yapılacak hafif tempolu yürüyüşler hem sindirimi destekler hem de metabolik dengeyi güçlendirir.' dedi.</p><p>Ramazan boyunca azalan gündüz hareketliliğini artırmanın, kilo kontrolü açısından destekleyici olduğunu yineleyen Hülya Yiğit İspiroğlu, 'Bayram birkaç gün sürer; ancak beslenme alışkanlıkları uzun vadeli sonuçlar doğurur. Amaç mükemmel olmak değil, dengeyi kaybetmeden keyifli ve sağlıklı bir geçiş süreci yaşamaktır.' diyerek sözlerini tamamladı. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/bayram-sofralarinda-denge-sart_1773872197_L3VSyC.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bayram Sofralarında Denge Şart ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/bayram-sofralarinda-denge-sart_1773872197_L3VSyC.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Malatya’da Prematüre Mucize: 3 Bebek Sağlıklı Bir Şekilde Taburcu Oldu]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/malatya-da-premature-mucize-3-bebek-saglikli-bir-sekilde-taburcu-oldu/31962/</link>
            <description><![CDATA[Neonatoloji ekibi ve ailelerin özverili takibi sayesinde erken doğan bebekler sağlıkla kontrole geliyor.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/malatya-da-premature-mucize-3-bebek-saglikli-bir-sekilde-taburcu-oldu/31962/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 13:10:06 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi&#39;nde 750 gramın altında doğan 3 prematüre bebek sağlıkla taburcu edildi. Taburcu edilen minik bebeklerin kontrollerinde de sağlıklı gelişim gösterdiği bildirildi.</p><p>Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi&#39;nde yürütülen titiz takip ve tedavi süreci, erken doğumun getirdiği hayati risklere rağmen umut verici sonuçlar ortaya koydu. Doğum ağırlıkları 700-750 gram civarında olan, hatta tedavi sürecinde 400 gramın altına kadar düşen bebekler, uygulanan ileri düzey bakım, beslenme desteği ve enfeksiyon kontrolü sayesinde hayata tutundu.</p><p>MTÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Neonatoloji Uzmanı Doç. Dr. Nuriye Aslı Melekoğlu, sürecin yalnızca tıbbi müdahalelerle sınırlı olmadığını belirterek şunları söyledi: 'Bugün bizim için çok özel bir gün. Uzun süredir takip ettiğimiz, gebeliğin oldukça riskli haftalarında doğan aşırı düşük kilolu bebeklerimizin sağlıklı şekilde taburcu edilmesi ve kontrollerde iyi durumda olduklarını görmek büyük bir mutluluk. Bu süreçte sadece tıbbi bakım değil, bebeklere sevgiyle yaklaşmak da son derece önemliydi. Gelecekte de uygun ekipmanlarla ve personellerle desteklendiğimiz takdirde çok daha güzel başarılara imza atacağımıza inanıyorum, ünite olarak en az onlar kadar savaşçı ve başarılı olmalıyız, biz gücümüzü onlardan alıyoruz. Tüm ekip arkadaşlarımıza ve sabırla süreci yöneten ailelerimize teşekkür ediyorum.'</p><p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Neonatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Meral Alagöz ise prematüre bebek bakımının çok yönlü ve disiplinler arası bir süreç olduğuna dikkat çekti. '25 hafta doğan üç bebeğimizi sağlıklı şekilde ayaktan izlem aşamasına getirdik. Prematüre bebeklerin takibi; doktorundan hemşiresine, yardımcı personelden aileye kadar herkesin aktif rol aldığı, yüksek sorumluluk gerektiren bir süreçtir. Ekip olarak büyük bir özveriyle çalıştık.' dedi.</p><p>Yeni Doğan Yoğun Bakım 2. Basamak Sorumlu Hemşiresi İclal Belgen de bakım sürecinde hemşirelerin üstlendiği role vurgu yaptı. 'Bu bebekler çok hassas bir süreçten geçiyor. Ailelerinin yanlarında olamadığı zamanlarda onlara bir anne şefkatiyle yaklaşıyoruz. Beslenmelerinden bakımlarına kadar her aşamada büyük bir titizlik gösteriyoruz. Bu emeğin karşılığını sağlıklı taburculuklarla görmek bizim için en büyük mutluluk.' ifadelerini kullandı.</p><p>Prematüre bebek annelerinden Semra Taş, riskli bir gebelik sürecinin ardından bebeğinin yaşama tutunmasını 'mucize' olarak değerlendirdi. 'Kanama ve su gelmesi nedeniyle hastaneye başvurdum. Bebeğimin durumu çok kötüydü. 700 gram doğdu, bir ara çok daha düşük kilolara indi. Şimdi 3 kiloya yaklaşmak üzere. Doktorlarımız ve sağlık çalışanları sayesinde çocuğumu kucağıma aldım. Hepsinden Allah razı olsun.' dedi.</p><p>Bir diğer anne Fatma Buğday ise 25 haftalık doğan bebeğinin uzun süre yoğun bakımda kaldığını belirterek yaşadıkları süreci şöyle anlattı: 'Bebeğim 750 gram doğdu, 490 grama kadar düştü. Enfeksiyon geçirdi ve yaklaşık 81 gün yoğun bakımda kaldı. Bu süreçte hem doktorlarımız hem de tüm ekip büyük bir özveriyle ilgilendi. Kendimizi her zaman güvende hissettik. Şimdi sağlıklı bir şekilde kontrollerimize geliyoruz.'</p><p>Doç. Dr. Aslı Melekoğlu, prematüre bebeklerin tedavi sürecinin büyük bir titizlik ve sabır gerektirdiğini belirterek, 'Erken doğan bebeklerimizin sağlıklı bir şekilde taburcu edilmesi ve gelişimlerinin iyi seyretmesi, hem ekip olarak bizler hem de ailelerimiz için en büyük mutluluk ve motivasyon kaynağıdır' dedi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/malatya-da-premature-mucize-3-_1773828604_xsIirG.JPG" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Malatya’da Prematüre Mucize: 3 Bebek Sağlıklı Bir Şekilde Taburcu Oldu ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/malatya-da-premature-mucize-3-_1773828604_xsIirG.JPG"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[20 Santimetrelik Kitleyi Kapalı Yöntemle Çıkardılar]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/20-santimetrelik-kitleyi-kapali-yontemle-cikardilar/31847/</link>
            <description><![CDATA[20 Santimetrelik Kitleyi Kapalı Yöntemle Çıkardılar]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/20-santimetrelik-kitleyi-kapali-yontemle-cikardilar/31847/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 10:20:55 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Malatya&#39;da karın ağrısı şikyetiyle hastaneye başvuran 48 yaşındaki Nida Seydo&#39;nun sol böbrek üstü bezinde yaklaşık 20 santimetre büyüklüğünde kitle tespit edildi. Riskli kabul edilebilecek boyuttaki kitle, kapalı (laparoskopik) yöntemle başarılı bir operasyonla çıkarıldı. Hasta, ameliyat sonrası sorunsuz şekilde taburcu edildi.<br>Karın Ağrısı Şikyetiyle Başvurdu<br>Yaklaşık dört hafta önce karın ağrısı şikyeti yaşayan Nida Seydo, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;ne başvurdu. Yapılan muayene ve ileri görüntüleme tetkikleri sonucunda sol sürrenal (böbrek üstü) bezinde yaklaşık 20 santimetre boyutunda kitle tespit edildi. Bunun üzerine hasta için cerrahi müdahale kararı alındı.<br>20 Santimetrelik Kitleye Laparoskopik Müdahale<br>Operasyon, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;nde görev yapan Gastroenterolojik Cerrahi Uzmanı Uzm. Dr. Mehmet Güzel ile Cerrahi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ersan Özkardeşler tarafından gerçekleştirildi.<br>Uzm. Dr. Mehmet Güzel, operasyon sürecini şöyle anlattı: 'Hastamızın sol böbrek üstü bezinde yaklaşık 20 santimetrelik bir kitle tespit ettik. Laparoskopik olarak ameliyata hazırladık ve kitleyi başarılı bir şekilde çıkardık. Ameliyat sonrası servis sürecinde herhangi bir komplikasyon gelişmedi. Patoloji sonucunu bekliyoruz ve sonuca göre tedavi planlamasını sürdüreceğiz.'<br>'Yüksek Kiloya Rağmen Başarıyla Tamamlandı'<br>Hastanın 130 kilogram ağırlığında olduğunu belirten Uzm. Dr. Mehmet Güzel, bu durumun teknik açıdan ameliyatı zorlaştırabileceğini ancak sürecin sorunsuz ilerlediğini ifade etti: 'Hastamız 48 yaşında ve 130 kilo ağırlığındaydı. Laparoskopik cerrahi için kilosu dezavantaj gibi görünse de ameliyatımızı kapalı yöntemle sorunsuz şekilde tamamladık. Herhangi bir komplikasyon gelişmedi ve hastamız sağlıklı biçimde taburcu edildi.'<br>'Kapalı Yöntem Daha Konforlu Bir Süreç Sunuyor'<br>Cerrahi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ersan Özkardeşler ise uygulanan yöntemin avantajlarına dikkat çekti: 'Laparoskopik transperitoneal sürrenalektomi yöntemini uyguladık. Bu teknikte karın içi kamera sistemiyle görüntülenir ve küçük kesilerden işlem yapılır. Büyük kesi olmadığı için hastalar daha az ağrı hisseder ve daha hızlı toparlanır. Uygun vakalarda öncelikli tercihimiz kapalı cerrahidir.' <br>Hastanın Eşinden Teşekkür<br>Hastanın eşi ise süreci şu sözlerle anlattı: 'Karın ağrısıyla hastaneye geldik. Tetkiklerde böbrek üstünde bir kitle olduğunu söylediler. Ameliyat başarılı geçti. Elhamdülillah şimdi çok iyi. Başta doktorlarımız olmak üzere tüm hemşirelere ve sağlık çalışanlarına teşekkür ediyoruz.'<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/20-santimetrelik-kitleyi-kapal_1773645654_yjwWRn.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ 20 Santimetrelik Kitleyi Kapalı Yöntemle Çıkardılar ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/20-santimetrelik-kitleyi-kapal_1773645654_yjwWRn.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[“Morarma ve çabuk yorulma kalp hastalığının habercisi olabilir”]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/morarma-ve-cabuk-yorulma-kalp-hastaliginin-habercisi-olabilir/31721/</link>
            <description><![CDATA[“Morarma ve çabuk yorulma kalp hastalığının habercisi olabilir”]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/morarma-ve-cabuk-yorulma-kalp-hastaliginin-habercisi-olabilir/31721/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 13:15:59 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Türkiye&#39;de her yıl 15 ila 18 bin çocuğun kalp hastalığıyla doğduğunu belirten Prof. Dr. Özlem Elkıran, ailelerin çocuklardaki belirtilere karşı dikkatli olması gerektiğine dikkat çekerek, kalp hastalıklarında erken tanının hayati önem taşıdığını vurguladı.</p><p>İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Elkıran, çocuklarda kalp hastalıklarının belirtileri, erken tanının önemi ve ailelerin dikkat etmesi gereken durumlar hakkında İLKHA muhabirine önemli açıklamalarda bulundu.</p><p><br>'Her yıl 15 bin ile 18 bin çocuk kalp hastalığıyla doğuyor'</p><p>Çocuklarda kalp hastalıklarının sanılandan daha sık görüldüğünü belirten Prof. Dr. Özlem Elkıran, 'Çocuklarda kalp hastalığı ülkemizde oldukça sık görülüyor. Her 100 canlı doğumdan bir tanesinde kalp hastalığı var. Yani bu ne demek? Ülkemizde her yıl 15 bin ile 18 bin çocuk kalp hastalığıyla doğuyor. Bu kalp hastalıklarının dörtte biri yani yaklaşık yüzde 25&#39;i ciddi problemleri kapsıyor. Yani bu çocukların dörtte birinde yaşamın ilk haftaları ya da aylarında acil müdahale etmek gerekebiliyor. Bir kısmı ise zaman içinde yavaş yavaş bulgu verebiliyor.' dedi.</p><p>'Bazı kalp hastalıkları doğumdan sonra da ortaya çıkabiliyor'</p><p>Bazı kalp hastalıklarının doğumdan sonra geçirilen enfeksiyonlarla da ortaya çıkabildiğini ifade eden Elkıran, 'Bir kısmı da çocukların doğumdan sonra normal olabiliyor ama geçirilen bazı enfeksiyonlarla kalp kası hastalıkları, kalp kapak tutulumları olarak kalp hastalıkları gündeme gelebiliyor. Bu nedenle hem ailelerin hem de öğretmenlerin bu konuda oldukça dikkatli olması gerekiyor.' diye konuştu.</p><p>'Morarma, hızlı nefes alma ve emmede zorluk önemli belirtiler'</p><p>Çocuklarda kalp hastalıklarının farklı belirtilerle ortaya çıkabildiğinin altını çizen Elkıran, şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Özellikle bazı bebekler ilk günlerden itibaren morarmayla, hızlı nefes alıp vermeyle, emmede zorlukla bulgular verebiliyorlar. Bazı çocuklar ise daha ileri yaşlarda bazı bulgularla karşımıza gelebiliyorlar. Örneğin bir çocukta beslenirken çabuk yorulma varsa, dili dudağı morarıyorsa, emerken çabuk yoruluyorsa, başı terliyorsa, göğüs ağrısı tarif ediyorsa özellikle oynarken, oyundan geri kalıyorsa arkadaşlarının yanında, bayılması varsa, göğüs ağrısına eşlik eden çarpıntı varsa, bunlara son derece dikkat etmemiz gerekiyor.'</p><p>'Bazı belirtiler aileler tarafından gözden kaçabiliyor'</p><p>Çocuklarda kalp hastalıklarının geç fark edilmesinin bazı nedenleri olduğunu belirten Elkıran, 'Çocuklarda kalp hastalıkları geç fark edilmesinin birkaç nedeni var. Bir tanesi çocuklarda çok fazla ciddi kalp hastalığı olduğunu düşünmeyebiliyoruz. Bir de çocuklar çok enerjikler. Erişkinlere göre daha enerjileri fazla. Bu nedenle aileler bazen &#39;çocuktur çok koştu yoruldu&#39; diyerek bu bulguları geçiştirebiliyor. En sık gözden kaçan belirtiler çabuk yorulma, çarpıntı, göz kararması, bayılacak gibi olma, bayılma, kilo almada gerilik, emerken çabuk yorulma gibi bulgulardır.' dedi.</p><p>'Şişlik, halsizlik ve gelişme geriliği de belirti olabilir'</p><p>Kalp hastalıklarının yeni doğan döneminden itibaren görülebileceğini ve bazı belirtilerin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Elkıran, 'Eğer yeni doğan bir bebek morarıyorsa, özellikle dilde ve dudakta morarma varsa, emerken çok çabuk yoruluyorsa, kilo alamıyorsa, sık sık zatürre ya da bronşit geçiriyorsa, göğüs ağrısı, çarpıntı veya bayılma varsa mutlaka bir çocuk kalp doktoruna başvurmak gerekiyor. Ayrıca gözlerde ya da bacaklarda şişlik, halsizlik, solukluk, gelişmenin yaşıtlarından geri kalması gibi durumlar da önemli belirtiler olabilir.' diye konuştu.</p><p>'Çocuk kalbi erişkin kalbinin küçüğü değildir'</p><p>Çocuk kardiyolojisinin ayrı bir uzmanlık alanı olduğuna dikkat çeken Elkıran, 'Çocuk kalp uzmanlığı erişkin kalp uzmanlığından çok farklıdır. Bu ayrı bir ihtisas dalıdır. Çocuk kalbi büyük kalbinin küçük hali değildir. Çocuklardaki kalp hastalıkları erişkinlerden çok farklı olabilmektedir. O nedenle çocuklarımızda bu bulgular varsa mutlaka bir çocuk kalp hekimine götürülmesi gerekir.' dedi.</p><p>'Kalp üfürümlerinin çoğu masumdur'</p><p>Çocuklarda sık duyulan kalp üfürümleri hakkında da bilgi veren Elkıran, 'Kalp üfürümü aslında çocuklarda çok sık duyulan bir bulgudur. Hekimler steteskopla çocukların kalbini dinledikleri zaman çoğu zaman üfürüm duyarlar. Bu üfürümlerin büyük bir kısmı masum üfürümdür. Yani kalpte herhangi bir sorun yoktur. Ancak bazı üfürümler ciddi kalp hastalıklarının belirtisi de olabilir. Bu nedenle üfürüm duyulan her hastanın mutlaka bir çocuk kardiyoloğu tarafından değerlendirilmesi gerekir.' ifadelerini kullandı.</p><p>'Kalp hastalıkları anne karnında tespit edilebiliyor'</p><p>Günümüzde kalp hastalıklarının erken dönemde tespit edilebildiğini belirten Elkıran, 'Fetal ekokardiyografi dediğimiz yöntemle anne karnında bebeğin kalbini ultrasonla inceleyerek 18. haftadan itibaren kalpte bir problem olup olmadığı değerlendirilebiliyor. Böylece doğum planlaması ve gerekli hazırlıklar önceden yapılabiliyor.' dedi.</p><p>'Ailede kalp hastalığı varsa risk artıyor'</p><p>Ailede kalp hastalığı bulunmasının önemli bir risk faktörü olduğunu belirten Elkıran, şu bilgileri paylaştı:</p><p>'Ailede kalp hastalığı olması çocuklarda kalp hastalığı gelişmesinde önemli bir risk faktörüdür. Annesinde, kardeşlerinde veya ailede kalp hastalığı olan çocuklarda risk normal topluma göre en az yüzde 15 artar. Bu nedenle bu çocukların daha dikkatli değerlendirilmesi gerekir.'</p><p>'Spor yapan çocukların kalp taraması yapılmalı'</p><p>Bazı kalp hastalıklarının egzersiz sırasında ortaya çıkabileceğini söyleyen Elkıran, 'Spor yapan çocuklarda kalp taraması son derece önemlidir. Çünkü bazı kalp hastalıkları sporla ve egzersizle bulgu verir ve ani ölüme yol açabilir. Bu nedenle spor lisansı öncesinde çocukların mutlaka bir çocuk kardiyoloğu tarafından değerlendirilmesi gerekir.' dedi.</p><p>'Obezite çocuklarda kalp hastalıklarını artırıyor'</p><p>Günümüzde beslenme alışkanlıklarının değişmesinin kalp sağlığını olumsuz etkilediğini belirten Elkıran, 'Hareketsiz yaşam, paketli gıdalar, katkı maddeleri içeren besinler, enerji içecekleri ve gazlı içeceklerin tüketiminin artması kalp ritim bozukluklarına ve bazen ani ölümlere yol açabiliyor. Sedanter yaşam, tablet ve telefon bağımlılığı, fast food ve yüksek kalorili besinler obezite riskini artırıyor. Obeziteyle birlikte yüksek tansiyon, damar tıkanıklıkları ve kalp hastalıkları çocuklarda da görülmeye başladı.' diye konuştu.</p><p>'Erken tanı çocukların hayatını kurtarabilir'</p><p>Kalp hastalıklarında erken tanının çok önemli olduğunu vurgulayan Elkıran, 'Çocukların kalp hastalıklarında tanıyı erken koymak son derece önemlidir. Çünkü bazen tanı geç konulursa geri dönüşümsüz sonuçlara yol açabiliyor. Ameliyat şansı kaçırılabiliyor veya çocuğun tüm hayatını etkileyen kalıcı problemler ortaya çıkabiliyor.' dedi.</p><p>'Bu belirtiler varsa mutlaka doktora başvurun'</p><p>Elkıran, son olarak ailelere şu uyarılarda bulundu:</p><p>'Eğer çocuğunuzda beslenme zorlukları, emerken yorulma, sık akciğer enfeksiyonu geçirme, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma, bayılacak gibi olma, oyundan geri kalma ve çok çabuk yorulma gibi bulgular varsa mutlaka bir çocuk hekimine başvurmanız gerekir. Ayrıca ailede kalp hastalığı, ani ölüm öyküsü veya kilo problemi olan çocukların da mutlaka çocuk kardiyoloğu tarafından değerlendirilmesi gereklidir.' (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/morarma-ve-cabuk-yorulma-kalp-_1773396958_EbN0DT.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ “Morarma ve çabuk yorulma kalp hastalığının habercisi olabilir” ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/morarma-ve-cabuk-yorulma-kalp-_1773396958_EbN0DT.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Böbrek Sağlığı İçin 6 Altın Kural]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/bobrek-sagligi-icin-6-altin-kural/31698/</link>
            <description><![CDATA[Böbrek Sağlığı İçin 6 Altın Kural]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/bobrek-sagligi-icin-6-altin-kural/31698/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 16:05:11 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Böbrek hastalıklarının erken dönemde belirti vermeyebileceğine dikkat çeken Üroloji Uzmanı Op. Dr. Murat Bolat, yeterli su tüketimi, tuzun azaltılması ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının böbrekleri koruduğunu ifade etti.</p><p>Her yıl mart ayının ikinci perşembesi tüm dünyada kutlanan 'Dünya Böbrek Günü' böbrek sağlığının önemine dikkat çekmeyi amaçlıyor.</p><p>Üroloji Uzmanı Op. Dr. Murat Bolat, aşırı sıcaklar, çevre kirliliği ve temiz suya erişim gibi çevresel faktörlerin böbrek sağlığını doğrudan etkileyebildiğine dikkat çekti.</p><p>'Böbrek hastalıklarının en önemli özelliği çoğu zaman sinsi ilerlemesidir'</p><p>Böbreklerin vücut için hayati bir görevi olduğunu belirten Bolat, 'Böbreklerimiz kanı süzer ve zararlı maddeleri idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırır. Ancak böbrek hastalıklarının en önemli özelliği çoğu zaman sinsi ilerlemesidir. Bu nedenle risk grubunda yer alan bireylerin düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerekir.' dedi.</p><p>Diyabet, hipertansiyon, obezite, sigara kullanımı ve ailede böbrek hastalığı öyküsü bulunan kişilerin daha yüksek risk altında olduğunu ifade eden Bolat, risk grubundaki bireylerin düzenli olarak ultrason, kan ve idrar tahlilleri yaptırması ve böbrek fonksiyonlarını takip ettirmesi hayati önem taşıdığını ifade etti.</p><p>'Yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, bulantı ve ciltte kaşıntı gibi belirtiler böbrek hastalıklarının habercisi olabilir'</p><p>Böbrek hastalıklarının bazı erken belirtilerle kendini gösterebileceğini vurgulayan Bolat, 'İdrarda sürekli belirgin köpüklenme veya kan görülmesi, gece sık idrara kalkma, ayaklarda ve göz kapaklarında şişlik, sürekli yorgunluk ve halsizlik, iştahsızlık, bulantı ve ciltte kaşıntı gibi belirtiler böbrek hastalıklarının habercisi olabilir. Bu tür şikyetler yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerekir.' dedi.</p><p>'Yeterli su tüketimi böbrek sağlığının temelidir'</p><p>Böbrek sağlığını korumanın büyük ölçüde yaşam tarzı ile ilişkili olduğunu da belirten Bolat, 'Yeterli su tüketimi böbrek sağlığının temelidir. Tuz tüketimini azaltmak, sağlıklı beslenmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak ve ideal kiloyu korumak böbrekleri koruyan en önemli alışkanlıklardır. Ayrıca gereksiz ilaç kullanımından kaçınılmalı, özellikle ağrı kesiciler kontrolsüz şekilde kullanılmamalıdır.' ifadelerini kullandı.</p><p>'Sağlıklı bir yaşam için böbreklerimizi korumak zorundayız'</p><p>Çevresel faktörlerin de böbrek sağlığı üzerinde önemli etkileri olduğuna dikkat çeken Bolat, 'Çevrenin korunması ve sağlıklı yaşam alanlarının oluşturulması da böbrek sağlığının korunmasına katkı sağlar. &#39;Dünya Böbrek Günü&#39;, hepimize önemli bir hatırlatma yapıyor. Sağlıklı bir yaşam için böbreklerimizi korumak zorundayız.' dedi.</p><p>Küçük yaşam tarzı değişikliklerinin büyük fark oluşturabileceğini belirten Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Düzenli su tüketmek, yürüyüş yapmak, tuzu azaltmak, sigarayı bırakmak, kontrolsüz ilaç kullanmamak ve çevremizi korumak böbrek sağlığı için atılabilecek en önemli adımlardır. Unutmamak gerekir ki sağlıklı böbrekler, sağlıklı bir hayat demektir.' diye konuştu. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/bobrek-sagligi-icin-6-altin-ku_1773320710_ifEqeC.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Böbrek Sağlığı İçin 6 Altın Kural ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/bobrek-sagligi-icin-6-altin-ku_1773320710_ifEqeC.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Pandemi Türkiye’de: İlk Vaka ve Önlemler]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/pandemi-turkiye-de-ilk-vaka-ve-onlemler/31638/</link>
            <description><![CDATA[Pandemi Türkiye’de: İlk Vaka ve Önlemler]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/pandemi-turkiye-de-ilk-vaka-ve-onlemler/31638/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 14:17:09 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Covid-19 salgınının Türkiye&#39;de tespit edilen ilk vakası, Fahrettin Koca tarafından 11 Mart 2020&#39;de kamuoyuna duyuruldu. Aynı gün Dünya Sağlık Örgütü salgını 'küresel pandemi' ilan etmişti.</p><p>İlk olarak Çin&#39;in Wuhan kentinde Aralık 2019&#39;da ortaya çıkan Covid-19, kısa sürede dünya geneline yayılarak küresel bir sağlık krizine dönüştü. Türkiye&#39;de virüsün tespit edilen ilk vakası ise 11 Mart 2020&#39;de açıklandı.</p><p>Dönemin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sağlık Bakanlığı&#39;nda düzenlediği basın toplantısında, Türkiye&#39;de ilk coronavirus vakasının görüldüğünü duyurmuştu.</p><p>Kameraların karşısına geçen Bakan Koca, 'Size üzücü ama korkutucu olmayan haberi bildirmek istiyorum.' sözleriyle Türkiye&#39;de ilk vakanın Avrupa kaynaklı bir erkekte tespit edildiği bilgisini paylaştı.</p><p>Yüksek ateş ve öksürük şikayetiyle başvuruda bulunan vatandaşın tanısının araştırılması sonucu teşhisin konulduğu ve vatandaşın test sonucunun pozitif çıktığını ifade eden Koca, vatandaşın izole edildiğini açıkladı.</p><p>Aynı gün Dünya Sağlık Örgütü Acil Durum Komitesi, Cenevre&#39;de toplanmış ve DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus yaptığı açıklamada, Covid-19&#39;u 'küresel pandemi' olarak ilan etmişti.</p><p>Salgının yayılmasının ardından Türkiye&#39;de çeşitli tedbirler uygulanmış, dönem dönem sokağa çıkma kısıtlamaları getirilmişti. Türkiye&#39;nin dört bir yanında vatandaşlar maske ve eldiven kullanarak önlem almaya başlamıştı.</p><p>Salgın döneminde özellikle yaşlı nüfusun korunmasına yönelik çalışmalar da yürütüldü. Öte yandan yurt dışından gelen yolcular da sıkı sağlık kontrollerinden geçirildi. Özellikle İstanbul Havalimanı&#39;na gelen yolcular, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü ekiplerinin kurduğu termal kameralarla taranarak kontrol altına alınmıştı.</p><p>Kamu kurumları başta olmak üzere çalışma alanlarında aşı olma zorunluluğu getirildi. İki yıl boyunca Covid-19 virüsüyle ciddi bir mücadele sergilendi. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/pandemi-turkiye-de-ilk-vaka-ve_1773227828_4kpa53.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Pandemi Türkiye’de: İlk Vaka ve Önlemler ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/pandemi-turkiye-de-ilk-vaka-ve_1773227828_4kpa53.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Parantez Bacak Sorununa Estetik Dokunuş]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/parantez-bacak-sorununa-estetik-dokunus/31617/</link>
            <description><![CDATA[Parantez Bacak Sorununa Estetik Dokunuş]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/parantez-bacak-sorununa-estetik-dokunus/31617/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 00:35:30 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Bacak Estetiğinde Işık ve Gölge Oyunu: 'Kamuflaj' Tekniği ile Çarpık Bacaklara Son</p><p>Bacak estetiği alanındaki çalışmalarıyla tanınan Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, çarpık bacak problemlerinin çözümünde uygulanan yenilikçi kamuflaj yaklaşımı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Çarpık bacak problemlerinin temel olarak iki ana gruba ayrıldığını belirten Prof. Dr. Karacalar, bu ayrımı şu şekilde özetledi: 'Birinci grup gerçek ortopedik deformiteler olan O tipi ve X tipi bacaklardır. İkinci grup ise estetik ve kamuflaj gerektiren parantez bacak ile yalancı çarpıklık durumlarıdır.'<br>Ordudaki Kamuflaj Mantığı Estetiğe Taşındı</p><p>Günümüzde birçok vakada, büyük ortopedik ameliyatlara gerek kalmadan kamuflaj teknikleri ile bacak konturunun düzeltilebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Karacalar, yöntemin felsefesini şu sözlerle anlattı:</p><p>'Aslında kamuflaj yöntemlerini yaşamın içinde sıklıkla kullanırız. Örneğin orduda kamuflaj; personeli, araçları ve askeri tesisleri gizlemek için bitki örtüsünü taklit eden kumaşlar kullanılarak sıklıkla uygulanır. Bacak estetiğinde uyguladığımız kamuflajda ise, özel yağ dolgu teknikleri ile bacak hatları desteklenirken, yaratılan ışık ve gölge oyunlarıyla bacaklar daha uzun ve düz görünebiliyor. Bu sayede hastalarımız, kemik düzeltme gerektiren işlemlere başvurmadan estetik bir görünüme kavuşabiliyor.'</p><p>Hangi Bacak Tipine Hangi Yaklaşım Uygulanıyor?</p><p>Prof. Dr. Ahmet Karacalar, hastaların kendi bacak yapılarını tanıyabilmesi için deformite tiplerini şu şekilde sınıflandırıyor:</p><p>O Tipi Bacak: Dizler birbirinden uzak kalırken ayak bilekleri birbirine daha yakın durur. Bacaklar yukarıdan bakıldığında 'O' harfi şeklinde görünür. Genetik yapı, çocukluk çağı gelişim bozuklukları ve raşitizm bu durumun nedenleri arasında yer alır.</p><p>X Tipi Bacak: Dizler birbirine temas eder veya çok yaklaşır, ancak ayak bilekleri arasında mesafe oluşur. Görünüm 'X' harfi şeklindedir.</p><p>Parantez Bacak: Bu durumda genellikle ciddi bir ortopedik problem yoktur. Daha çok yumuşak doku eksikliği veya kas dağılımındaki dengesizlikler nedeniyle bacaklar parantez şeklinde görünür ve bacak iç hattında bir boşluk oluşur. Kemik eğriliğinin hafif olduğu bu tip çarpıklıklar, genellikle dolgu, yağ enjeksiyonu ve bacak şekillendirme gibi ameliyatsız kamuflaj yöntemleri ile başarılı bir şekilde düzeltilebilir.</p><p>Yalancı Çarpık Bacak: Kemik ekseni tamamen normaldir; ancak kas ve yağ dokusunun bacakta yanlış veya orantısız dağılımı nedeniyle bacakta çarpık bir görünüm oluşur. Kamuflaj tekniğinin en etkili sonuç verdiği gruplardan biridir.</p><p>Sadece estetik değil, aynı zamanda kişinin özgüvenini de tazeleyen bu yenilikçi kamuflaj yaklaşımı; uzun iyileşme süreçlerine ve ağır kemik ameliyatlarına gerek kalmadan, ışık, gölge ve doku transferiyle bacak mimarisini yeniden inşa ediyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/parantez-bacak-sorununa-esteti_1773178529_KqSVDC.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Parantez Bacak Sorununa Estetik Dokunuş ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/parantez-bacak-sorununa-esteti_1773178529_KqSVDC.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu Duyurdu: e-Nabız’da “İlacım Nerede?” Dönemi]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/bakan-memisoglu-duyurdu-e-nabiz-da-ilacim-nerede-donemi/31611/</link>
            <description><![CDATA[Bakan Memişoğlu Duyurdu: e-Nabız’da “İlacım Nerede?” Dönemi]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/bakan-memisoglu-duyurdu-e-nabiz-da-ilacim-nerede-donemi/31611/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 23:21:51 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>ANKARA (MHA) - Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, dijital sağlık uygulamalarına yeni bir özellik eklendiğini duyurdu. Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada e‑Nabız sistemine 'İlacım Nerede?' özelliğinin kazandırıldığını belirtti.</p><p>Yeni özellikle birlikte vatandaşlar, son 5 gün içinde kendileri adına düzenlenen reçetelerde yer alan ilaçların il sınırları içerisinde hangi eczanelerde bulunduğunu sistem üzerinden kolaylıkla sorgulayabilecek.</p><p>Bakan Memişoğlu paylaşımında, dijital sağlık hizmetlerini kullanıcı dostu yeniliklerle geliştirmeye devam ettiklerini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:</p><p>'Dijital Sağlık Uygulamalarımızı kullanıcı dostu yeniliklerle güçlendirmeyi sürdürüyoruz. e-Nabız&#39;a kazandırdığımız &#39;İlacım Nerede?&#39; özelliği ile vatandaşlarımız, son 5 gün içinde düzenlenen reçetelerindeki ilaçların il sınırları içerisinde hangi eczanelerde bulunduğunu kolayca sorgulayabilecek.'</p><p>Yeni sistem sayesinde kullanıcılar yalnızca ilaç sorgulamakla kalmayacak. Aynı zamanda uygulama üzerinden nöbetçi eczaneleri filtreleyebilecek ve harita desteği ile en yakın eczaneye yol tarifi alabilecek.</p><p>Böylece özellikle gece saatlerinde veya acil durumlarda ilaç temini daha hızlı ve kolay hale gelecek.</p><p>Sistemde ayrıca kullanıcıların geri bildirimde bulunabileceği bir buton da yer alıyor. Bu özellik sayesinde vatandaşlar, eczanelerdeki ilaç stok bilgilerinin güncel tutulmasına katkı sağlayabilecek.</p><p>Sağlık Bakanlığı&#39;nın dijitalleşme çalışmaları kapsamında geliştirilen yeni özellik, vatandaşların ilaçlara daha hızlı ulaşmasını ve sağlık hizmetlerinden daha etkin yararlanmasını amaçlıyor.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/bakan-memisoglu-duyurdu-e-nabi_1773174110_JBxI4U.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Bakan Memişoğlu Duyurdu: e-Nabız’da “İlacım Nerede?” Dönemi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/bakan-memisoglu-duyurdu-e-nabi_1773174110_JBxI4U.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanlardan Ailelere Uyarı: Tavuk Karası Sinsi İlerliyor]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/uzmanlardan-ailelere-uyari-tavuk-karasi-sinsi-ilerliyor/31587/</link>
            <description><![CDATA[Genetik bir retina hastalığı olan Retinitis Pigmentosa’nın çoğu zaman çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıktığını belirten uzmanlar, erken tanı için genetik testin kritik rol oynadığını ifade ediyor.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/uzmanlardan-ailelere-uyari-tavuk-karasi-sinsi-ilerliyor/31587/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 13:50:04 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İSTANBUL (MHA) - Halk arasında 'tavuk karası' olarak bilinen Retinitis Pigmentosa hastalığında, gece görme zorluğu ve karanlığa uyum süresinin uzaması en erken belirtileri oluşturuyor.</p><p>Sinsice ilerleyen hastalığın doğuştan başlayabildiği gibi, çoğunlukla çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıktığını belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Neslihan Sinim Kahraman, ebeveynlere mutlaka çocuklarının görme yetisini karanlık bir ortamda test etmeleri gerektiğini vurguluyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kahraman, erken tanının kritik önem taşıdığı, henüz kesin bir tedavisi olmamakla birlikte, günümüzde bazı önlemlerle ilerleme seyrini yavaşlatmanın mümkün olabildiği Retinitis Pigmentosa (tavuk karası, gece körlüğü) hastalığını anlattı, anne-babalara önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p><p>Tavukların gece iyi görememesinden dolayı, benzer bulgular ile seyreden Retinitis Pigmentosa hastalığı halk arasında &#39;tavuk karası&#39; ve &#39;gece körlüğü&#39; olarak biliniyor. Zamanla kişide görme alanında yanlardan daralma başlayıp, ilerleyen evrelerde ise gündüz ve merkezi görmeleri de etkileniyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Neslihan Sinim Kahraman, bugüne dek 80&#39;den fazla genin tavuk karası hastalığı ile ilişkilendirilmiş durumda olduğunu belirterek şöyle konuşuyor: 'Retinitis pigmentosa, ışığı algılayan hücrelerimizin yer aldığı gözün iç kısmını bir duvar kağıdı gibi kaplayan retina tabakasının genetik bir hastalığıdır. Hastalıkta ilk olarak loş ışıkta görmeyi sağlayan hücreler bozulur. Bu nedenle hastalarda önce gece görme zorluğu ve karanlık adaptasyonunda güçlük gözlenir. Retina hastalıklarında 300, retinitis pigmentosadaysa 80&#39;i aşkın gen tanımlanmıştır. Genetik bir hastalık olmasına rağmen; stres, düzensiz beslenme, sigara-alkol kullanımı, yetersiz uyku gibi faktörler hastalığın ilerleme hızını etkileyebilir. Bu nedenle sağlıkl ıyaşam alışkanlıkları büyük önem taşımaktadır.'</p><p>Genetik test çok önemli!</p><p>Yapılan çalışmalara göre; tavuk karasının dünya genelinde yaklaşık 4 bin kişide bir görüldüğünü belirten Doç. Dr. Kahraman 'Ancak ülkemizde akraba evliliklerinin görece yüksek olması nedeniyle çekinik geçişli formların (anne ve babadan gizli olarak taşınması) daha sık görülebileceği belirtiliyor' diyor. Hastalığın doğuştan başlayabildiği gibi, çoğunlukla çocukluk döneminde ortaya çıktığını, ergenlik döneminde ilerlemesinin hızlandığını belirten Doç. Dr. Neslihan Sinim Kahraman, erken tanı ve genetik testin hastalığın yönetiminde kritik rol oynadığını vurgulayarak sözlerine şöyle devam ediyor: 'Genetik test yalnızca tanıyı doğrulamakla kalmıyor; hastalığın kalıtım türünü, diğer aile bireylerinin risk durumunu ve gelecek nesillere aktarım ihtimalini ortaya koyuyor. Ayrıca gebelik planlamasında yol gösterici oluyor. Bazı genetik tiplerde göz dışı sistemler de etkilenebildiğinen dolayı, genetik test bu açıdan da kritik rol oynuyor.'</p><p>Anne-babalar dikkat! Çocuğunuzu karanlıkta test edin!</p><p>Gece görüşündeki bozulma hastanın kendisi tarafından fark edilmeyebiliyor ve hastalık sinsice ilerliyor. Sokak aydınlatmalarının yeterli olması ya da kişinin -herkesin gece kendisi gibi gördüğünü düşünmesi- tanıyı geciktirebiliyor. Görme alanı kaybı yanlardan başladığı için hastanın uzun süre bunu fark edemediğini belirten Doç. Dr. Kahraman anne-babalara şu tavsiyelerde bulunuyor: 'Görme alanı kaybı yanlardan başladığı için hasta tarafından algılanması zordur. Gece görme sorunu yaşayan, sık sık eşyalara çarpma ve takılma şikayeti olması durumunda bunu sakarlık ya da dikkatsizlik olarak görmeyip, hele de ailesinde benzer öykü varsa gecikmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurmak kritik önem taşıyor.  Çünkü hastalık ilerledikçe çevre görüşü daralır ve &#39;hasta tünel&#39; görüşü dediğimiz sadece merkezden görmeye başlar. Bu nedenle ailelerin bu sinsi hastalığa karşı tetikte olmaları, çocuklarına ara sıra karanlıkta görme denemeleri yapmaları çok faydalıdır. Örneğin; elin bazı parmaklarını gösterip kaç parmak olduğunu söyletmek, odanın içerisinde bir eşyayı işaret edip adını sormak vb sorunun erken fark edilmesini sağlayabilir.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/uzmanlardan-ailelere-uyari-tav_1773139803_g0pvjH.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanlardan Ailelere Uyarı: Tavuk Karası Sinsi İlerliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/uzmanlardan-ailelere-uyari-tav_1773139803_g0pvjH.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Zorlu Ameliyat Başarıyla Sonuçlandı]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/zorlu-ameliyat-basariyla-sonuclandi/31493/</link>
            <description><![CDATA[Portal damarlarının tamamen tıkalı olması nedeniyle nakil şansı düşük görülen Nuryiğit Maksatbekoğlu, Malatya’da yapılan operasyonla yeniden yaşam umudu buldu.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/zorlu-ameliyat-basariyla-sonuclandi/31493/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 14:22:39 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>MALATYA (MHA) - Malatya&#39;da gerçekleştirilen karaciğer nakli operasyonu sayesinde 3 yaşındaki Kırgız çocuk Nuryiğit Maksatbekoğlu yeniden hayata bağlandı.</p><p>Kırgızistan&#39;da uygulanan tedavilere rağmen sağlığına kavuşamayan 3 yaşındaki Nuryiğit Maksatbekoğlu, Malatya&#39;da gerçekleştirilen karaciğer nakli operasyonuyla hayata tutundu.</p><p>Kırgızistan&#39;da son evre karaciğer kanseri teşhisi konulan ve 7 kür ağır kemoterapiye rağmen iyileşme sağlanamayan küçük Nuryiğit için ailesi farklı ülkelerde tedavi arayışına girdi. Ülkesindeki hastanelerde nakil şansı bulunamayan Nuryiğit&#39;in ailesi, Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi&#39;nde görev yapan Radyoloji Araştırma Görevlisi Dr. Eldiyar Saparbekov ile iletişime geçti.</p><p>Ailenin talebi üzerine Türkiye&#39;ye getirilen Nuryiğit, yapılan değerlendirmelerin ardından karaciğer nakli operasyonuna alındı. Operasyonda tümörlü karaciğer dokusu çıkarılırken, eksik kalan bölüm ise babası Maksatbek Keneşbekov&#39;dan alınan doku ile tamamlandı. Başarıyla gerçekleştirilen operasyonun ardından küçük çocuk yeniden hayata bağlandı. Nuryiğit&#39;in hastanedeki tedavisinin sürdüğü ve sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.</p><p>'Bizim için de bir mucizeydi'</p><p>Operasyonu gerçekleştiren Dr. Öğr. Üyesi Neslihan Çelik, hastaya ilişkin yaptığı açıklamada ameliyatın oldukça zorlu geçtiğini belirtti.</p><p>Karaciğerin büyük bölümünü kaplayan bir tümörle karşı karşıya olduklarını ifade eden Çelik, 'Portal sistemin tamamen tromboze olması nakil şansını oldukça düşürüyordu. Ancak ekibimizle birlikte bir umut olabileceğini düşündük ve operasyonu başarıyla tamamladık. Nuryiğit&#39;in iyileşmesi, diğer merkezlerde tedavi şansı tanınmamış bir çocuk olması nedeniyle bizim için de bir mucizeydi. Bu kadar agresif seyreden ve kemoterapiye cevap vermeyen vakalar oldukça nadirdir' dedi.</p><p>'Nuryiğit&#39;in gülümsemesi en büyük ödülümüz'</p><p>Nakil sonrası sürecin titizlikle takip edildiğini belirten Çelik, hastanın yaşamı boyunca immünosupresyon tedavisi göreceğini kaydetti.</p><p>Kontrollerin ilk etapta 15 günlük periyotlarla yapılacağını aktaran Çelik, 'Daha sonra aylık ve üç aylık kontrollerle süreç devam edecek. Bu takip süreci çocuğun sağlığı için hayati öneme sahip. Bugün Nuryiğit&#39;in gülümsemesi ekibimizin emeğinin en güzel karşılığı oldu. Bu başarı Türk hekimlerinin özverili çalışmasının ve multidisipliner yaklaşımının somut bir göstergesidir' diye konuştu.</p><p>'Mucize gibi bir vaka'</p><p>Radyoloji Araştırma Görevlisi Dr. Eldiyar Saparbekov ise Nuryiğit&#39;in Kırgızistan&#39;dan gelen hastalar arasında en zor vakalardan biri olduğunu ifade ederek, ameliyatın başarıyla tamamlanmasının hem ekip hem de aile için büyük mutluluk kaynağı olduğunu söyledi.</p><p>'Şifayı Türkiye&#39;de bulduk'</p><p>Oğluna karaciğer donörü olan baba Maksatbek Keneşbekov, birçok ülkede tedavi aradıklarını ancak sonuç alamadıklarını belirtti.</p><p>Keneşbekov, 'Başka hastaneleri de araştırdık. Damarlarının kapalı olması nedeniyle birçok yer &#39;yapamayız&#39; dedi. Sonra buraya geldik. Allah&#39;a çok şükür hocalarımız başardı. Sonuçlar beklediğimizden de iyi' ifadelerini kullandı.</p><p>Anne Kayrinisa Koldoşkızı ise Kırgızistan&#39;da yaklaşık 6 ay kemoterapi gördüklerini ancak yeterli sonuç alamadıklarını dile getirerek, Türkiye&#39;de yapılan naklin ardından çocuklarının sağlık durumunun hızla iyileştiğini söyledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/zorlu-ameliyat-basariyla-sonuc_1772968954_HTwMV7.png" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Zorlu Ameliyat Başarıyla Sonuçlandı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/zorlu-ameliyat-basariyla-sonuc_1772968954_HTwMV7.png"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Malatya’da Sağlık Hizmetlerinde Dijital Kolaylık]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/malatya-da-saglik-hizmetlerinde-dijital-kolaylik/31442/</link>
            <description><![CDATA[Malatya’da Sağlık Hizmetlerinde Dijital Kolaylık]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/malatya-da-saglik-hizmetlerinde-dijital-kolaylik/31442/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 23:56:08 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Malatya İl Sağlık Müdürlüğü, Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi sayesinde vatandaşlar, mobil cihazları veya bilgisayarları aracılığıyla doktorlarına mesafe fark etmeksizin ulaşarak online muayene olabildiği açıklamasında bulundu.</p><p>Malatya İl Sağlık Müdürlüğü, Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi hakkında bilgilendirmede bulundu.</p><p>Yapılan açıklamada, sistem sayesinde vatandaşların mobil cihazları ya da bilgisayarları aracılığıyla hekimlerine kolaylıkla ulaşabildiği belirtildi.</p><p>Açıklamada, hastaların bulundukları yerden online muayene olabildiği, rapor ve reçete düzenletebildiği, ayrıca tetkik sonuçlarını doktorlarına göstererek değerlendirme yaptırabildiği ifade edildi.</p><p>Böylece vatandaşların birçok işlem için hastaneye gitmesine gerek kalmadığı vurgulandı.</p><p>Hastaların Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu oluşturabildiği, randevu saatinde sisteme giriş yaparak doktorlarıyla online görüntülü görüşme gerçekleştirebildiği kaydedildi.</p><p>Uzaktan sağlık hizmetleri sayesinde vatandaşların zamandan tasarruf ettiği, sağlık hizmetlerine daha kolay erişebildiği ve güvenli bir şekilde hizmet alabildiği belirtilirken, bu uygulamanın sağlık hizmetlerine ulaşımı daha hızlı ve pratik hale getirdiği ifade edildi. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/malatya-da-saglik-hizmetlerind_1772830567_hPvs3D.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Malatya’da Sağlık Hizmetlerinde Dijital Kolaylık ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/malatya-da-saglik-hizmetlerind_1772830567_hPvs3D.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kolon Kanseri Bu Yöntemle Önlenebiliyor!]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/kolon-kanseri-bu-yontemle-onlenebiliyor/31417/</link>
            <description><![CDATA[Kolon kanseri, görülme sıklığı ve ölüm oranlarıyla küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/kolon-kanseri-bu-yontemle-onlenebiliyor/31417/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 13:50:12 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>İSTANBUL (MHA) - Kolon kanseri, görülme sıklığı ve ölüm oranlarıyla küresel bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1.9 milyon, ülkemizde ise 20 bini aşkın kişinin bu hastalığa yakalandığı belirtiliyor. Üstelik eskiden ileri yaş hastalığı olarak bilinen kolon kanserine, günümüzde 40&#39;lı yaşlarda, hatta genç erişkinlerde daha sık rastlanıyor. Son yıllarda obezitenin artması, hareketsiz bir yaşam sürülmesi ve fast food tipi beslenmenin bu artışta etkili olduğu belirtiliyor. Kolon kanseri en yaygın görülen kanserler arasında 3&#39;üncü sırada yer alırken, kansere bağlı ölüm nedenleri arasında da 2&#39;inci sıraya yükseliyor. En ölümcül kanserlerde üst sıralarda yer almasının sebebi ise genellikle ileri aşamaya kadar belirti vermeden sinsice ilerlemesi! Bu nedenle tarama programı kritik önem taşıyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, kolon kanserinin önemli bir bölümünün aslında tarama programı ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle önlenebildiğine dikkat çekerek,  'Kolon kanseri tedavi edilmediğinde veya ileri evrede tanı aldığında yaşamı tehdit edebilen bir hastalıktır.  Bununla birlikte, bu kanserin en önemli özelliği tarama programıyla erken yakalanabilmesi, hatta kolonoskopi yönteminde saptanan poliplerin kansere dönüşmeden çıkarılması sayesinde önlenebilmesidir' diyor.</p><p>Her iki yılda bir tarama testi şart!</p><p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, bu nedenle düzenli yapılan tarama programının kolon kanserinde yaşamsal önem taşıdığını belirterek, şu bilgileri veriyor: 'Türkiye&#39;de Sağlık Bakanlığı&#39;nın ulusal tarama programı; 50–70 yaş aralığında iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve ayrıca 10 yılda bir kolonoskopi şeklindedir. Hiçbir şikayet olmasa bile tarama yaptırmak; dışkıda kan, dışkılama alışkanlığında değişiklik ve demir eksikliği anemisi gibi bulguları önemsemek, hayat kurtarır.'  Prof. Dr. Özlem Sönmez, sağlıklı beslenmenin, düzenli hareket etmenin, ideal kiloyu korumanın ve sigara ile alkolden uzak durmanın ise kolon kanseri riskini azaltmanın temel taşlarını oluşturduğunu vurguluyor.</p><p>En yaygın nedeni polipler!</p><p>Kalın bağırsağın (kolon) iç yüzeyini döşeyen hücrelerde gelişen kötü huylu tümörler olan kolon kanseri, 'kolorektal kanser' başlığı altında rektum kanseriyle birlikte değerlendiriliyor. İlerleyen yaş, aile öyküsü, erkek olmak, kalıtsal sendromlar (Lynch sendromu, ailesel adenomatöz polipozis) veya inflamatuvar bağırsak hastalıkları gibi kronik inflamasyon ve  radyasyona maruz kalmak, kolon kanseri için değiştirilemez risk faktörlerini oluşturuyor.   En yaygın görülen ve önlenebilir riskler arasında ise 'Obezite, hareketsiz yaşam, kırmızı ile işlenmiş etten zengin ve liften fakir beslenme, sigara ile alkol kullanımı' yer alıyor. Ancak, kolon kanserinin yaklaşık yüzde 90 gibi önemli bir oranından polipler sorumlu oluyor. Polip olarak başlayan iyi huylu lezyonların bir bölümü yıllar içinde genetik ve epigenetik değişiklikler sonucu kansere dönüşüyor. Bu nedenle, poliplerin tarama kolonoskopisiyle saptanıp çıkarılması, kanser gelişimini önleyebilen temel yaklaşımı oluşturuyor.</p><p>Ailede öyküsünde risk yaklaşık 4 kat artıyor!</p><p>Yapılan çalışmalara göre; birinci derece akrabasında (anne, baba, kardeş) kolorektal kanser öyküsü olan kişilerde risk genel nüfusa göre yaklaşık 2–4 kat artıyor. Akrabanın genç yaşta tanı alması ve ailede bir kişiden fazla görülmesi riski daha da yükseltiyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, risk grubunda olan kişilerin taramalara daha erken yaşta başlamaları gerektiğini belirterek, 'Kolonoskopi taramasına 40 yaşında veya ailedeki en erken tanı yaşından 10 yıl önce (hangisi daha erkense) başlamaları gerekmektedir.   Bulgulara göre hastalar genellikle 5 yılda bir izlenmektedir. Şüpheli semptom varlığında ise yaş beklenmeden değerlendirme yapılmaktadır' diyor.</p><p>Bu sorunlarda zaman kaybetmeyin!</p><p>Kolon kanseri ve kanser öncülü polipler uzun süre belirti vermeden sinsice ilerleyebiliyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez, kolon kanserinde en sık görülen belirtileri 'Dışkılama alışkanlığında değişiklik (ishal-kabızlıkta yeni başlayan veya kalıcı değişim), dışkıda kan/ makattan kanama, nedensiz demir eksikliği anemisi, karın ağrısı–şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik' olarak sıralıyor. Prof. Dr. Özlem Sönmez, bu belirtilerin özellikle 40 yaş üstünde veya aile öyküsü olanlarda 'basit bir sorun' gibi görülmeden hızlıca hekime başvurmayı gerektirdiğini vurguluyor.</p><p>Erken evrede tam şifa mümkün!</p><p>Doğru zamanda yapılan tarama ve zamanında cerrahi, hastalığın doğal seyrini kökten değiştirebiliyor, gecikme ise tedaviyi daha karmaşık hale getiriyor.  Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, erken evrede yakalanan kolon kanserinde tam şifanın mümkün olduğunu vurguluyor. Tedavinin omurgasını genellikle cerrahi yöntemin oluşturduğunu anlatan Prof. Dr. Özlem Sönmez, sözlerine şöyle devam ediyor: 'Patolojiye ve evresine göre bazı hastalarda ek tedaviler, özellikle lenf nodu tutulumu gibi risk faktörleri varsa, kemoterapi planlanmaktadır. Ayrıca, bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserle savaşmasını sağlayan immünoterapi ilaçları, özellikle bazı özel genetik özelliklere sahip hastalarda 2017 yılından itibaren kullanılmaktadır ve tedavi seçeneklerini genişletmektedir. Kanser hücrelerinin büyümesini hedef alan akıllı ilaçlar da yaklaşık 2000&#39;li yıllardan bu yana uygun hastalarda kullanılarak tedavinin kişiye özel planlanmasına yardımcı olmaktadır.'</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/kolon-kanseri-bu-yontemle-onle_1772794211_cE7uHy.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kolon Kanseri Bu Yöntemle Önlenebiliyor! ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/kolon-kanseri-bu-yontemle-onle_1772794211_cE7uHy.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmanı Açıkladı: Sahurda Tüketilmemesi Gereken 5 Besin]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/uzmani-acikladi-sahurda-tuketilmemesi-gereken-5-besin/31399/</link>
            <description><![CDATA[Diyetisyen Şükrü Can Gülşen, sahurda reçel, kızartma, işlenmiş et ürünleri ve fazla tuz içeren gıdaların vücudun su dengesini bozabileceğini söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/uzmani-acikladi-sahurda-tuketilmemesi-gereken-5-besin/31399/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 02:25:41 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sahurda tüketilen gıdalar, gün boyunca vücudun sağlık durumunu kontrol eder.Bu nedenle sahurda tüketilmesi gereken besinlere dikkat edilmelidir.Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Şükrü Can Gülşen sahurda tüketilmemesi gereken besinler konusunda bilgiler verdi.</p><p>Baharatlı Yiyecekler <br>Vücutta sıvıyı tuttuğundan ve böbrekleri yorduğundan sürekli susamaya sebebiyet verir.Bu yüzden dikkatli tüketilmelidir.</p><p>Reçel Çeşitleri<br>Glisiemik indexi yüksek olan gıdalar kan şekerini çok hızlı yükseltir.Hızlı yükselen kan şekeri çok hızlı bir şekilde düşer bu da ani acıkmaya sebebiyet verir Ayrıca şekerin sindirim sürecinde suya ihtiyaç duyulduğundan su ihtiyacını da artırır.</p><p>Yağda KızartmaTtürleri <br>Bol kalorili olan bu yiyecekler içerdiği karbonhidrat ve yağ sebebiyle ani doygunluk hissi verir, bu da erken acıkmaya sebebiyet verir.Ayrıca fazla kalori sebebiyle kilo alımına sebebiyet verir bu sağlığı olumsuz etkiler.</p><p>Sucuk-salam-sosis<br>İçerisinde koruyucu madde bulunan ambalajlı ürünler vücudun dengesiz bozacağından asla önerilmez .Sucuk- salam- sosis gibi işlenmiş gıdalar da bu gruba girer.Bunlardaki  yağ ve etken madde çoklu sebebiyle vücudun ihtiyacını karşılamak yerine sindirim sürecini aksatır ve su ihtiyacını artırır.</p><p>Zeytin <br>Özellikle salamura  zeytin içeriğinde bulunan sodyum sebebiyle çok vücutta fazla su tutar bu da su ihtiyacını artırır. </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/uzmani-acikladi-sahurda-tuketi_1772753140_9RLlQy.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmanı Açıkladı: Sahurda Tüketilmemesi Gereken 5 Besin ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/uzmani-acikladi-sahurda-tuketi_1772753140_9RLlQy.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Darende Devlet Hastanesi Yeni Branş ve Polikliniklerle Gücünü Artırdı]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/darende-devlet-hastanesi-yeni-brans-ve-polikliniklerle-gucunu-artirdi/31318/</link>
            <description><![CDATA[Darende Devlet Hastanesi Yeni Branş ve Polikliniklerle Gücünü Artırdı]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/darende-devlet-hastanesi-yeni-brans-ve-polikliniklerle-gucunu-artirdi/31318/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 13:36:07 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>MALATYA (MHA) - Darende Hulusi Efendi Devlet Hastanesi, 2025 yılında sunduğu sağlık hizmetleriyle bölgenin önemli merkezlerinden biri haline geldi. Başhekim Ömer Faruk Kalı, hastanenin hem hasta sayısı hem de uzman kadrosu bakımından kapasitesini artırdığını belirtti.</p><p>Başhekim Kalı, 2025 yılında yaklaşık 210 bin hastaya hizmet verdiklerini, bunların yaklaşık 2 bininin yatarak tedavi gördüğünü ifade etti. Hastanede 15 uzman hekim ve 10 pratisyen hekimin görev yaptığını kaydeden Kalı, 95 yatak kapasitesiyle hizmet sunduklarını söyledi. Ameliyathane, palyatif bakım ve diyaliz ünitelerinin aktif olarak çalıştığını belirten Kalı, son dönemde KBB, enfeksiyon hastalıkları ve psikiyatri uzmanlarının kadroya dahil edildiğini dile getirdi.</p><p>Fizik tedavi birimine 6 ünitelik diş kliniği kazandırıldığını aktaran Kalı, kadın doğum polikliniğinin ise kadın hastaların daha rahat hizmet alabilmesi için izole bir alana taşındığını ifade etti.</p><p>GETAT Polikliniği Hizmete Giriyor</p><p>Hastaneye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) polikliniği kazandıracaklarını belirten Kalı, ozon tedavisi ve ağrı mezoterapisi uygulamalarının yapılacağını söyledi.</p><p>Çevre İlçelerden Yoğun Talep</p><p>Toplam 385 personelle hizmet verdiklerini belirten Kalı, Kuluncak, Elbistan, Gürün ve Akçadağ&#39;a bağlı bazı bölgelerden hastaların tedavi için Darende&#39;yi tercih ettiğini kaydetti. Daha kaliteli ve kapsamlı sağlık hizmeti sunmayı hedeflediklerini vurguladı.</p><p>2025 Verileri Dikkat Çekti</p><p>2025 yılı istatistiklerine göre hastanede 204 bin 859 muayene yapılırken, acil serviste 77 bin 129 hasta muayene edildi. Branş bazlı muayene sayıları ise şu şekilde kaydedildi:</p><p>İç hastalıkları: 37 bin 229</p><p>Diş hastalıkları: 17 bin 913</p><p>Göz hastalıkları: 11 bin 163</p><p>Çocuk sağlığı: 10 bin 814</p><p>Ortopedi: 9 bin 595</p><p>Aile hekimliği: 8 bin 960</p><p>Üroloji: 7 bin 403</p><p>Kadın hastalıkları ve doğum: 7 bin 367</p><p>Fizik tedavi: 7 bin 249</p><p>Genel cerrahi: 5 bin 872</p><p>Kardiyoloji: 3 bin 327</p><p>Anestezi: 462</p><p>Nefroloji: 376</p><p>Aynı yıl bin 904 hasta yatırılarak tedavi edilirken, 2 bin 359 hasta taburcu edildi. Servis yatışlarında 820 hasta ile iç hastalıkları ilk sırada yer aldı.</p><p>2025 yılında toplam 665 ameliyat gerçekleştirilirken, ameliyatların dağılımı ise üroloji 207, genel cerrahi 166, ortopedi ve travmatoloji 129, kadın hastalıkları ve doğum 115 ve göz hastalıkları 58 olarak açıklandı.</p><p>Başhekim Kalı, hedeflerinin mevcut kapasitenin üzerine çıkarak daha kapsamlı ve kaliteli sağlık hizmeti sunmak olduğunu sözlerine ekledi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/darende-devlet-hastanesi-yeni-_1772620566_Qc7NKf.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Darende Devlet Hastanesi Yeni Branş ve Polikliniklerle Gücünü Artırdı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/darende-devlet-hastanesi-yeni-_1772620566_Qc7NKf.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Fırat Üniversitesi’nden Bölgede Ağız ve Diş Sağlığına Büyük Katkı]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/firat-universitesi-nden-bolgede-agiz-ve-dis-sagligina-buyuk-katki/31315/</link>
            <description><![CDATA[Fırat Üniversitesi’nden Bölgede Ağız ve Diş Sağlığına Büyük Katkı]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/firat-universitesi-nden-bolgede-agiz-ve-dis-sagligina-buyuk-katki/31315/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 11:33:22 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>ELAZIĞ (MHA) - Fırat Üniversitesi bünyesinde yapımı tamamlanan Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesi, bugün itibarıyla hasta kabulüne ve eğitime başladı. Yaklaşık 17 bin metrekarelik alan üzerine inşa edilen kompleks, 14 bin 500 metrekare kapalı alan ile 2 bin 500 metrekarelik otopark ve peyzaj düzenlemesinden oluşuyor.</p><p>Üniversite Rektörü Fahrettin Göktaş, rektör yardımcıları ve üniversite yönetimi yeni hizmet binasında incelemelerde bulundu. Fakülte Dekanı Tuba Talo Yıldırım ve dekan yardımcılarının eşlik ettiği ziyarette, birimlerin işleyişi hakkında bilgi alındı.</p><p>İki ana blok şeklinde tasarlanan binada fakülte ve hastane birimleri aynı çatı altında toplandı. Fakülte bölümünde 6 adet 120 kişilik amfi, öğrenci laboratuvarları, fantom ve preklinik laboratuvarları, konferans salonu, dekanlık birimi ile akademik ve idari ofisler yer alıyor. Ayrıca öğrenciler için sosyal alanlar da oluşturuldu.</p><p>Hastane bölümünde ise 184 diş ünitesi kapasitesiyle Ortodonti, Periodontoloji, Endodonti, Restoratif Diş Tedavisi, Çocuk Diş Hekimliği, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi, Ağız-Çene Radyolojisi ve Temel Tıp Bilimleri klinikleri hizmet veriyor.</p><p>Önceki süreçte 60&#39;lı sayılarda olan diş üniti kapasitesinin yeni binayla birlikte 184&#39;e çıkarıldığı belirtilirken, bu artışın hasta kabul kapasitesini önemli ölçüde yükselteceği ve bekleme sürelerini azaltacağı ifade edildi.</p><p>Yeni kompleks bünyesinde engelli bireyler ve özel hasta grupları için planlanan ayrı klinikler, ameliyathaneler, yatan hasta odaları, sterilizasyon birimleri ve laboratuvarlar da yer alıyor. Bu altyapının bölge halkına daha hızlı ve erişilebilir ağız ve diş sağlığı hizmeti sunması hedefleniyor.</p><p>Rektör Prof. Dr. Fahrettin Göktaş, Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesi&#39;nin yalnızca fiziki bir yatırım olmadığını, aynı zamanda bilimsel üretim, nitelikli eğitim ve toplum sağlığına hizmet anlayışının somut göstergesi olduğunu vurguladı.</p><p>Öte yandan yeni binanın resmi açılışının önümüzdeki günlerde Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu&#39;nun katılımıyla gerçekleştirileceği bildirildi.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/firat-universitesi-nden-bolged_1772613201_knjXvW.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Fırat Üniversitesi’nden Bölgede Ağız ve Diş Sağlığına Büyük Katkı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/firat-universitesi-nden-bolged_1772613201_knjXvW.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Yenidoğanlardan Öğrencilere: Türkiye Genelinde İşitme Seferberliği]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/yenidoganlardan-ogrencilere-turkiye-genelinde-isitme-seferberligi/31310/</link>
            <description><![CDATA[Yenidoğanlardan Öğrencilere: Türkiye Genelinde İşitme Seferberliği]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/yenidoganlardan-ogrencilere-turkiye-genelinde-isitme-seferberligi/31310/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 11:00:27 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde 1 milyonun üzerinde çocuğa işitme testi yapıldığını, tespit edilen vakaların tedavi süreçlerinin başlatıldığını açıkladı.</p><p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, çocukların işitme sağlığını korumak amacıyla yürütülen ulusal tarama programlarının kararlılıkla devam ettiğini belirtti.</p><p>Bakan Memişoğlu, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde okullarda 1 milyon 58 bin 969 çocuğa işitme tarama testi yapıldığını, bunlardan 55 bin 166 çocuğun ileri değerlendirme için KBB hekimlerine sevk edildiğini ve işitme kaybı tespit edilen çocukların tedavi süreçlerinin başlatıldığını belirtti.</p><p>Yenidoğan İşitme Tarama Programı kapsamında ise 2025 yılında 854 bin 533 bebeğe tarama yapıldığını, bunlardan 11 bin 529 bebeğin ileri tanı ve tedavi merkezlerine sevk edildiğini aktaran Bakan, çocukların sağlıklı gelişimi için koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirmeye devam ettiklerini vurguladı.</p><p>Bakan Memişoğlu, 'Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedefimiz doğrultusunda, koruyucu sağlık hizmetlerimizi güçlendirerek çocuklarımızın sağlıklı geleceği için çalışmaya devam ediyoruz.' ifadelerini kullandı. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/yenidoganlardan-ogrencilere-tu_1772611227_j54GH2.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Yenidoğanlardan Öğrencilere: Türkiye Genelinde İşitme Seferberliği ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/yenidoganlardan-ogrencilere-tu_1772611227_j54GH2.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Kadınlarda Obezite Oranı Erkeklerin İki Katı]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/kadinlarda-obezite-orani-erkeklerin-iki-kati/31305/</link>
            <description><![CDATA[Kadınlarda Obezite Oranı Erkeklerin İki Katı]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/kadinlarda-obezite-orani-erkeklerin-iki-kati/31305/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>4 Mart Dünya Obezite Günü&#39;nde açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Lezan Keskin, Türkiye&#39;de fazla kilolu ve obez bireylerin oranının yüzde 72&#39;ye ulaştığını belirterek, obezitenin artık bireysel bir sorun olmanın ötesinde ciddi bir halk sağlığı tehdidi haline geldiğini söyledi.<br>Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#39;nde Endokrinoloji Uzmanı olarak görev yapan Keskin, Dünya Sağlık Örgütü&#39;nün obeziteyi 'vücutta anormal veya aşırı derecede yağ dokusu artışı' olarak tanımladığını hatırlattı.<br>'Birçok Ciddi Hastalığa Zemin Hazırlıyor'<br>Obezitenin diyabetten hipertansiyona, kardiyovasküler hastalıklardan solunum problemlerine, karaciğer yağlanmasından bazı malignitelere ve kas-iskelet sistemi hastalıklarına kadar pek çok ciddi tabloya yol açtığını belirten Keskin, 'Obezite önlenebilir, kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Erken tedavi ile doğru yol almak mümkündür' dedi.<br>Son 40 Yılda Üç Kat Arttı<br>Dünya genelinde son 40 yılda obezite oranlarının yaklaşık üç kat arttığını vurgulayan Doç. Dr. Lezan Keskin, Türkiye&#39;de yapılan diyabet ve obezite prevalans çalışmalarına göre obezite oranının yüzde 35 olduğunu, fazla kilolu ve obez birey oranının ise yüzde 72&#39;lere ulaştığını söyledi. Hedef kilosunda olan birey oranının ise yüzde 28 civarında olduğunu ifade etti.<br>Cinsiyet dağılımına da değinen Keskin, obezite oranının kadınlarda yüzde 41, erkeklerde ise yüzde 21 olduğunu belirtti. Kadınlardaki yüksekliğin nedenleri arasında doğurganlık oranı, emzirme süresi ve ev içi kısıtlı yaşamın etkili olabileceğini söyledi.<br>'Sadece İrade Meselesi Olarak Görmek Yanlış'<br>Obezitenin yalnızca hareketsizlikten kaynaklanmadığını ifade eden Doç. Dr. Keskin, gelişen teknolojiyle birlikte televizyon, tablet ve telefon karşısında geçirilen sürenin artmasının önemli bir risk faktörü olduğunu dile getirdi. Yüksek kalorili ve besin değeri düşük beslenme alışkanlıkları, uykusuzluk ve hormonal problemlerin de obeziteye yol açtığını söyledi. Keskin, 'Bunu sadece bir irade problemi olarak görmek yanlış olur. Ailesel yatkınlık ve genetik faktörler de son derece önemlidir' dedi.<br>Tanı ve Tedavi Süreci<br>Obezite tanısında en pratik yöntemin beden kitle indeksi (BKİ) olduğunu belirten Doç. Dr. Lezan Keskin, kilogram cinsinden ağırlığın metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplandığını ifade etti. 18,5–24,9 aralığının normal, 25–29,9 aralığının fazla kilolu, 30&#39;un üzerinin obezite, 40&#39;ın üzerinin ise morbid obezite olarak değerlendirildiğini söyledi. Bel çevresi ve bel-kalça oranının da metabolik ve kardiyovasküler risk açısından önemli ölçütler olduğunu vurguladı.<br>Tedavide ilk basamağın yaşam tarzı değişikliği olduğunu belirten Keskin, porsiyon kontrolü, düşük kalorili beslenme, şekerli ve gazlı içeceklerden uzak durma ve düzenli fiziksel aktivitenin temel yaklaşım olduğunu kaydetti. Haftada en az 5 gün, 30 dakika tempolu yürüyüşün hem kilo kontrolü hem de şeker, tansiyon ve kolesterol dengesi açısından önemli olduğunu söyledi.<br>Yaşam tarzı değişikliğiyle hedefe ulaşılamayan hastalarda hekim kontrolünde ilaç tedavisine başvurulduğunu, gerekli durumlarda ise cerrahi yöntemlerin uygulandığını belirten Keskin, bu işlemlerin uygun merkezlerde yapılması gerektiğini ifade etti.<br>Keskin, Dünya Obezite Günü mesajını, 'Erken tanı komplikasyonları önler, kardiyovasküler riski azaltır ve yaşam kalitesini artırır. Daha sağlıklı bir yaşam için kilomuzu kontrol altında tutmalıyız' sözleriyle tamamladı.<br> </p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/kadinlarda-obezite-orani-erkek_1772609099_jqpnzG.JPG" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Kadınlarda Obezite Oranı Erkeklerin İki Katı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/kadinlarda-obezite-orani-erkek_1772609099_jqpnzG.JPG"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Dr. Öğretim Üyesi Kırmızıgül: Diş kaybı sonrası implant gecikirse tedavi zorlaşıyor]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/dr-ogretim-uyesi-kirmizigul-dis-kaybi-sonrasi-implant-gecikirse-tedavi-zorlasiyor/31275/</link>
            <description><![CDATA[Diş kaybı sonrası implantın uzun süre ertelenmesinin çene kemiğinde hacim ve yoğunluk kaybına yol açtığını belirten Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Ömer Alperen Kırmızıgül, bunun tedaviyi hem zorlaştırdığını hem de maliyeti artırdığını söyledi.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/dr-ogretim-uyesi-kirmizigul-dis-kaybi-sonrasi-implant-gecikirse-tedavi-zorlasiyor/31275/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 15:03:15 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>Diş kaybı sonrası implantın uzun süre ertelenmesinin çene kemiğinde hacim ve yoğunluk kaybına yol açtığını belirten Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Ömer Alperen Kırmızıgül, bunun tedaviyi hem zorlaştırdığını hem de maliyeti artırdığını söyledi.</strong></p><p>İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Ömer Alperen Kırmızıgül, İLKHA muhabirinin; diş kaybından sonra implantın zamanında yapılmamasının hastanın ağız ve çene sağlığını nasıl etkilediği, implant geciktikçe çene kemiğinde meydana gelen erimenin ileride tedaviyi ne ölçüde zorlaştırdığı ya da pahalı hale getirdiği, eksik dişin uzun süre bırakılmasının komşu dişlere, çiğneme düzenine ve sindirim sistemine ne gibi zararlar verdiği, zamanında yapılmayan implantın hastaya ilerleyen süreçte maddi olarak ne tür ek yükler getirdiği ve implant yaptırmayı erteleyen ya da çekinen hastalara vermek istediği en önemli uyarının ne olduğu yönündeki sorularını yanıtladı.</p><p>'Diş kaybından sonra implantın hemen yapılmaması çene kemiklerini etkiliyor'</p><p>Dr. Öğretim Üyesi Ömer Alperen Kırmızıgül, diş kaybından sonra implantın hemen yapılmamasının en fazla çene kemiklerini etkilediğini belirterek, 'Diş kökü olmadığı zaman çene kemiklerinde hacim ve yoğunluk kaybı ile karşılaşabiliyoruz. Bu da teknik olarak implant cerrahisini daha zor bir hale getirebiliyor.' dedi.</p><p>'Kemik kaybının ilerlemesiyle birlikte ilave cerrahi işlemlere ihtiyaç duyulabiliyor'</p><p>Kemik kaybının ilerlemesiyle birlikte ilave cerrahi işlemlere ihtiyaç duyulabildiğini ifade eden Kırmızıgül, 'Kemik greftleri gibi ek işlemler gerekebiliyor. Ancak bu durum her zaman diş çekiminden hemen sonra implant yapılması gerektiği anlamına gelmiyor. En doğru planlamaya; hastanın genel sağlık durumu, kemiğin yapısı ve bölgedeki enfeksiyon durumuna göre hekim karar verir. Fakat uzun süre kontrolsüz beklemek tedaviyi daha kompleks hale getiriyor.' diye konuştu.</p><p>'Diş kaybı sonrası implant gecikirse tedavi zorlaşıyor'</p><p>İmplant geciktikçe çene kemiğindeki kaybın arttığını vurgulayan Kırmızıgül, 'Kemik kaybı ilerlediğinde implant yapılacak bölgede dağılma ile karşılaşıyoruz. Bu durumda blok kemik greftleri ya da sinüs kaldırma işlemleri gibi ek prosedürler devreye giriyor. Bu işlemler implant cerrahisinden daha büyük operasyonlar olup tedavi süresini 6-9 ay kadar uzatabiliyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>'Eksik dişlerin uzun süre tedavi edilmemesi ağız içi dengeyi bozuyor'</p><p>Tedavinin zorluk derecesinin hastanın genel sağlık durumu, kemik kaybının miktarı ve bölgenin anatomisine bağlı olduğunu dile getiren Kırmızıgül, eksik dişlerin uzun süre tedavi edilmemesinin ağız içi dengeyi bozduğunu kaydetti.</p><p>Kırmızıgül, 'Eksik dişin uzun süre tedavi edilmemesi komşu dişlerin o bölgeye doğru devrilmesine, karşı çenedeki dişlerin uzamasına neden olabiliyor. Bu durum çiğneme fonksiyonunu bozuyor. Denge bozulduğunda hem çene eklemi problemleri hem de diş yüzeylerinde aşınmalar görülebiliyor. Ayrıca hastalar besinleri yeterince çiğnemeden yuttuğu için sindirim sistemi daha fazla çalışmak zorunda kalıyor.' dedi.</p><p>'İmplant geciktirildiğinde maliyet 3 katına çıkabiliyor'</p><p>İmplantın geciktirilmesi halinde kemik ve yumuşak dokuda azalma görüldüğünü belirten Kırmızıgül, 'Bu azalmalar kemik greftleri, sinüs kaldırma işlemleri gibi ek operasyonları beraberinde getiriyor. Bu işlemlerde greft ve bariyer membran gibi ilave malzemeler kullanıyoruz. Bu da maliyeti artırıyor. İmplant ücreti 1 liraysa, ek cerrahiler ve malzemelerle birlikte maliyet neredeyse 3 katına çıkabiliyor.' şeklinde konuştu.</p><p>'Erken planlama tedaviyi kolaylaştırıyor'</p><p>Günümüzde implant cerrahilerinin ileri planlama yöntemleriyle oldukça öngörülebilir şekilde uygulanabildiğini kaydeden Kırmızıgül, 'Hastalar çoğu zaman endişe ettikleri kadar zor bir süreç yaşamıyor. Erken planlama tedaviyi hem kolaylaştırıyor hem de daha sağlıklı ve öngörülebilir sonuçlar elde etmemizi sağlıyor.' dedi. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/dr-ogretim-uyesi-kirmizigul-di_1772539394_EbScHA.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Dr. Öğretim Üyesi Kırmızıgül: Diş kaybı sonrası implant gecikirse tedavi zorlaşıyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/dr-ogretim-uyesi-kirmizigul-di_1772539394_EbScHA.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Türkiye’nin Sağlık Kurumları Dünya Sahnesinde: 32 Ülkeden 2530 Hastane Değerlendirildi]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/turkiye-nin-saglik-kurumlari-dunya-sahnesinde-32-ulkeden-2530-hastane-degerlendirildi/31267/</link>
            <description><![CDATA[Türkiye’nin Sağlık Kurumları Dünya Sahnesinde: 32 Ülkeden 2530 Hastane Değerlendirildi]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/turkiye-nin-saglik-kurumlari-dunya-sahnesinde-32-ulkeden-2530-hastane-degerlendirildi/31267/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 11:57:12 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>'Dünyanın En İyi Hastaneleri 2026' listesinde Türkiye&#39;den 35 sağlık kurumu yer alırken, Hacettepe Üniversitesi Hastanesi ve Koç Üniversitesi Hastanesi ilk 250&#39;ye giren iki üniversite hastanesi oldu.</p><p>Uluslararası yayın organı Newsweek ile Alman istatistik firması Statista tarafından yayımlanan 'Dünyanın En İyi Hastaneleri 2026' listesinde 32 ülkeden 2 bin 530 hastane değerlendirildi. Türkiye&#39;den 35 sağlık kurumunun yer aldığı listede Koç Üniversitesi Hastanesi 213&#39;üncü, Hacettepe Üniversitesi Hastanesi ise 234&#39;üncü sıradan ilk 250&#39;ye girmeyi başardı.</p><p>Sıralamaya girmeyi başaran diğer üniversite hastaneleri şunlar oldu:</p><p>'Medipol Mega Üniversite Hastanesi, Acıbadem Üniversitesi Uluslararası Hastanesi, Yeditepe Üniversitesi Hastanesi, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Altınbaş Üniversitesi Medical Park Bahçelievler Hastanesi, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Başkent Üniversitesi Hastanesi, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi,  Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstinye Üniversitesi Bahçeşehir Liv Hastanesi, Bahçeşehir Üniversitesi Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi.'</p><p>Hastaneler belirlenirken, 2530 sağlık kuruluşunun performansı analiz edildi. Değerlendirme süreci dört temel veri kaynağı esas alınarak gerçekleştirildi. İlk olarak, farklı ülkelerdeki kamu kaynaklarından derlenen hastane kalite ölçütleri incelendi. Bu kapsamda tedavi kalitesi, hijyen standartları ve doktor ya da hemşire başına düşen hasta sayısı gibi göstergeler dikkate alındı.</p><p>İkinci olarak, Newsweek ve Statista tarafından 32 ülkeden on binlerce sağlık profesyonelinin katılımıyla gerçekleştirilen anket sonuçları değerlendirildi. Katılımcılardan, kendi çalıştıkları kurumlar hariç olmak üzere hem kendi ülkelerindeki hem de diğer ülkelerdeki hastaneleri önermeleri istendi.</p><p>Üçüncü veri kaynağını hasta deneyimi oluşturdu. Taburculuk sonrası yapılan ve kamuya açık sonuçları bulunan hasta memnuniyeti anketleri puanlama modeline dahil edildi. Genel memnuniyet, hastaneyi tavsiye etme ve tıbbi bakımdan memnuniyet gibi kriterler analiz edildi.</p><p>Son olarak, 2025 sonbahar ve kış döneminde hastanelerle iletişime geçilerek PROMs (Hasta Tarafından Bildirilen Sonuç Ölçümleri) uygulamalarına ilişkin bir anket gerçekleştirildi ve elde edilen veriler değerlendirmeye katıldı. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/turkiye-nin-saglik-kurumlari-d_1772528231_Ztlb6P.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Türkiye’nin Sağlık Kurumları Dünya Sahnesinde: 32 Ülkeden 2530 Hastane Değerlendirildi ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/turkiye-nin-saglik-kurumlari-d_1772528231_Ztlb6P.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Malatya’da Bağımlılık Tedavisinde Multidisipliner Dönem]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/malatya-da-bagimlilik-tedavisinde-multidisipliner-donem/31256/</link>
            <description><![CDATA[Malatya’da Bağımlılık Tedavisinde Multidisipliner Dönem]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/malatya-da-bagimlilik-tedavisinde-multidisipliner-donem/31256/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 10:33:50 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Araştırma Merkezi (AMATEM) Polikliniği hizmete girdi. Yeni açılan poliklinik ile birlikte alkol, uyuşturucu madde ve davranışsal bağımlılıklar alanında hastalara ayaktan tanı ve tedavi hizmeti sunulmaya başlandı.<br>Malatya Turgut Özal Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı öğretim üyesi ve aynı zamanda Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği sorumlu hekimi Doç. Dr. Kerim Uğur, AMATEM Ayaktan Polikliniği&#39;nin poliklinik şartlarında hizmet vermeye başladığını açıkladı.<br>Bağımlılık türlerinin yalnızca alkol ve uyuşturucu madde ile sınırlı olmadığını belirten Uğur, son dönemde davranışsal bağımlılıkların da artış gösterdiğine dikkat çekti. Kumar bağımlılığı başta olmak üzere farklı bağımlılık türlerinin psikiyatrik hastalıklar kapsamında değerlendirildiğini ifade eden Doç. Dr. Kerim Uğur, bu hastalıkların tedavi edilebilir olduğunu vurguladı.<br>Bağımlılık tedavisinde multidisipliner yaklaşımın esas alındığını belirten Doç. Dr. Kerim Uğur, 'Bu hastalıklar yalnızca psikiyatri hekimleri tarafından değil, biyopsikososyal model çerçevesinde psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) gibi kurumların desteğiyle ele alınmaktadır. Amacımız, bağımlılık sorunu yaşayan bireylerin tedaviye erişimini kolaylaştırmak ve şehirde artış gösteren bağımlılıkla mücadeleye katkı sunmaktır.' dedi.<br>Hizmete giren AMATEM Ayaktan Polikliniği&#39;nin haftanın salı ve perşembe günleri 08.30–16.00 saatleri arasında hasta kabul edeceği bildirildi. 16 Şubat itibarıyla Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevuların açıldığını belirten Doç. Dr. Kerim Uğur, ilk hastaların da kabul edilerek tedavi süreçlerinin başlatıldığını ifade etti.<br>Destek almak isteyen vatandaşların MHRS üzerinden randevu oluşturabileceklerini veya doğrudan polikliniğe başvurarak AMATEM kapsamında değerlendirilmek istediklerini belirtebileceklerini kaydeden Doç. Dr. Kerim Uğur, yeni hizmetin bölge için önemli bir ihtiyacı karşılayacağını vurguladı. Yeni açılan AMATEM Polikliniği ile birlikte Malatya&#39;da bağımlılıkla mücadelede önemli bir sağlık hizmeti daha vatandaşların erişimine sunulmuş oldu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/malatya-da-bagimlilik-tedavisi_1772523229_ne6hwu.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Malatya’da Bağımlılık Tedavisinde Multidisipliner Dönem ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/malatya-da-bagimlilik-tedavisi_1772523229_ne6hwu.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Uzmandan Ramazan Uyarısı: Sahuru Atlamak Metabolizmayı Olumsuz Etkiliyor]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/uzmandan-ramazan-uyarisi-sahuru-atlamak-metabolizmayi-olumsuz-etkiliyor/31228/</link>
            <description><![CDATA[Diyetisyen Hatice Tepe, Ramazan’da sahurun atlanmasının metabolizmayı olumsuz etkileyebileceğini belirterek, dengeli beslenme, kontrollü iftar ve yeterli su tüketiminin sağlık açısından kritik önemde olduğunu vurguladı.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/uzmandan-ramazan-uyarisi-sahuru-atlamak-metabolizmayi-olumsuz-etkiliyor/31228/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 13:02:43 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p><strong>MALATYA (MHA) - Diyetisyen Hatice Tepe, Ramazan&#39;da sahurun atlanmasının metabolizmayı olumsuz etkileyebileceğini belirterek, dengeli beslenme, kontrollü iftar ve yeterli su tüketiminin sağlık açısından kritik önemde olduğunu vurguladı.</strong></p><p>Malatya&#39;da görev yapan Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Hatice Tepe, Ramazan ayında uzun süreli açlık ve susuzluğun vücut üzerindeki etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Sahur öğününün atlanmasının metabolizma ve kan şekeri dengesi üzerinde risk oluşturabileceğini belirten Tepe, dengeli ve planlı beslenmenin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.</p><p>Ramazan sürecinde beslenme düzeninin stratejik şekilde planlanmasının, hem metabolik sağlığın korunması hem de günlük yaşam kalitesinin sürdürülebilirliği açısından belirleyici olduğunu ifade eden Diyetisyen Hatice Tepe, sahurun gün içindeki enerji yönetiminde anahtar rol üstlendiğini kaydetti.</p><p>'Sahur öğününü atlamak gün içerisinde kan şekeri dalgalanmalarına, halsizlik ve baş dönmesine neden olabilir. Bu durum uzun vadede metabolizma üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir' diyen Tepe, sahurda protein, kompleks karbonhidrat ve sağlıklı yağ içeren dengeli bir öğün tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Tepe, 'Yumurta, peynir, yeşillikler, 2–3 dilim tam buğday ekmeği ve sağlıklı yağlardan oluşan bir sahur menüsü gün boyu tokluk hissinin korunmasına katkı sağlar' ifadelerini kullandı.</p><p>İftara Kontrollü Başlanmalı</p><p>İftar saatinde yapılan en yaygın hatanın hızlı ve aşırı tüketim olduğunu dile getiren Tepe, sindirim sisteminin ani yüklenmelere karşı korunması gerektiğini söyledi.</p><p>'İftarda öncelikle su, hurma veya hafif iftariyelikler ve çorba ile başlangıç yapılmalı, ardından birkaç dakika ara verilmelidir. Bu ara hem sindirim sistemini hazırlar hem de aşırı kalori alımını önler. Ana yemeğe kontrollü geçiş sindirim sağlığı açısından önemlidir' diye konuştu.</p><p>Kızartma, aşırı yağlı ve hamur işi ağırlıklı besinlerin yerine sağlıklı pişirme teknikleriyle hazırlanan yemeklerin tercih edilmesi gerektiğini belirten Tepe, bu yaklaşımın kilo kontrolü ve gastrointestinal sistem sağlığı açısından koruyucu etki sağlayacağını kaydetti.</p><p>İftar ile Sahur Arasında 8–10 Bardak Su</p><p>Ramazan ayında sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Tepe, iftar ile sahur arasında en az 8–10 bardak su tüketilmesi gerektiğini söyledi. 'Suyun tamamını iftarda bir anda tüketmek yerine zamana yayarak ve yudum yudum içmek sindirim sistemi açısından daha faydalıdır' dedi.</p><p>Gebeler Uzman Görüşü Almalı</p><p>Gebelerin oruç konusunda mutlaka hekim kontrolünde hareket etmesi gerektiğini belirten Tepe, uzun süreli açlık ve susuzluğun anne ve bebek sağlığı açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekti.</p><p>'Gebelerin oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerekir. Uzun süre aç ve susuz kalmak bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebilir. Uzman görüşü alınmadan karar verilmemelidir' ifadelerini kullandı.</p><p>Gıda İsrafına Karşı Planlı Sofralar</p><p>Ramazan ayında artan gıda israfına da dikkat çeken Tepe, uzun süreli açlığın ardından gereğinden fazla yemek hazırlanmasının hem sağlık hem de kaynak yönetimi açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirtti. Dengeli ve yeterli porsiyonlarla planlanan sofraların hem bireysel sağlık hem de toplumsal bilinç açısından önemli katkı sunduğunu kaydetti.</p><p>Diyetisyen Hatice Tepe, Ramazan boyunca bilinçli ve dengeli beslenmenin bağışıklık sisteminin desteklenmesi, enerji seviyesinin korunması ve genel sağlığın sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynadığını belirterek, vatandaşlara sağlıklı bir Ramazan dönemi geçirmeleri çağrısında bulundu.</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/uzmandan-ramazan-uyarisi-sahur_1772445761_0z6WHI.jpeg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Uzmandan Ramazan Uyarısı: Sahuru Atlamak Metabolizmayı Olumsuz Etkiliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/uzmandan-ramazan-uyarisi-sahur_1772445761_0z6WHI.jpeg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Şikâyetiniz Olmasa Bile Taramaya Gidin: 50-70 Yaş Grubuna Kritik Çağrı]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/sikayetiniz-olmasa-bile-taramaya-gidin-50-70-yas-grubuna-kritik-cagri/31210/</link>
            <description><![CDATA[Şikâyetiniz Olmasa Bile Taramaya Gidin: 50-70 Yaş Grubuna Kritik Çağrı]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/sikayetiniz-olmasa-bile-taramaya-gidin-50-70-yas-grubuna-kritik-cagri/31210/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 00:36:17 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 'Koruyucu sağlığı merkeze alan anlayışımızla 2025 yılı içerisinde 3 milyon 795 bin 722 vatandaşımıza kolorektal kanser tarama hizmeti sunduk' açıklamasını yaptı.</p><p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yaptığı açıklamada, 'Koruyucu sağlığı merkeze alan anlayışımızla 2025 yılı içerisinde 3 milyon 795 bin 722 vatandaşımıza kolorektal kanser tarama hizmeti sunduk. 130 bin vatandaşımızda şüpheli bulgu saptadık ve ileri tetkik için üst basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirdik. Yapılan değerlendirmeler neticesinde, 6 bin 200 vatandaşımıza erken evrede kolorektal kanser tanısı koyarak tedavi süreçlerini başlattık. Kolorektal (Bağırsak) Kanseri Farkındalık Ayı vesilesiyle 50-70 yaş arasındaki tüm vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyorum. Hiçbir şikayetiniz olmasa bile, ücretsiz kanser taramalarımızdan yararlanmak üzere aile sağlığı merkezlerimize, KETEM&#39;lerimize, sağlıklı hayat merkezlerimize başvurun' ifadelerine yer verdi. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/sikayetiniz-olmasa-bile-tarama_1772400976_KCDLwf.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Şikâyetiniz Olmasa Bile Taramaya Gidin: 50-70 Yaş Grubuna Kritik Çağrı ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/sikayetiniz-olmasa-bile-tarama_1772400976_KCDLwf.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Gençlere Test Değil, Risk Tarama Programı Geliyor]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/genclere-test-degil-risk-tarama-programi-geliyor/31135/</link>
            <description><![CDATA[Yeni tarama modelinin, biyolojik test içermediği; iletişim dili özenle hazırlanmış anket ve soru formlarıyla yürütüleceği açıklandı.]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/genclere-test-degil-risk-tarama-programi-geliyor/31135/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 22:23:24 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Sağlık Bakanlığı, okullarda çocuklara uyuşturucu testi yapılacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını duyurdu.</p><p>Sağlık Bakanlığı&#39;nın açıklamasında, 'Bazı basın yayın organlarında yer alan ve okullarımızda çocuklara yönelik &#39;uyuşturucu testi yapılacağı&#39; yönündeki haberler, kamuoyunda yanlış anlamalara yol açmıştır' denildi.</p><p>Açıklamada, özellikle 12-18 yaş arası gençler üzerinde davranışsal dijital bağımlılık, tütün kullanımı ve diğer bağımlılık risklerinin değerlendirileceği bir tarama programı geliştirileceği ifade edildi.</p><p>Sağlık Bakanlığı, programın Bağımlılık Bilim Kurulu akademisyenleriyle iş birliği içinde hazırlanacağını ve uluslararası bilimsel standartlara uygun olacağını belirtti.</p><p>Açıklamada, sürecin etik ve bilimsel ilkelere uygun yürütüleceği vurgulanarak, 'Söz konusu çalışma, herhangi bir biyolojik test uygulamasını değil, iletişim dili özenle hazırlanmış, bilimsel geçerliliği olan anket ve soru formları aracılığıyla risk durumlarının erken dönemde tespit edilmesini amaçlayan koruyucu bir halk sağlığı yaklaşımını içermektedir.' ifadelerine yer verildi.</p><p>Program, Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirilecek ve gençlerin gelişim sürecinde ailelerin rolü merkeze alınacak.</p><p>Bakanlık, tarama sonuçlarına göre risk altında olabileceği belirlenen gençlerin, psikolog ve psikiyatri uzmanlarının bulunduğu danışmanlık hizmetlerine yönlendirileceğini bildirdi.</p><p>Süreçte ailelerin de bilgilendirileceği ve destek mekanizmasının bir parçası olacağı kaydedildi. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/genclere-test-degil-risk-taram_1772220203_1tfH50.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Gençlere Test Değil, Risk Tarama Programı Geliyor ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/genclere-test-degil-risk-taram_1772220203_1tfH50.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
        <item>
            <title><![CDATA[Prof. Dr. Ergüder: Ramazan, sigara ve bağımlılıklarla mücadelede büyük bir fırsat]]></title>
            <link>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/prof-dr-erguder-ramazan-sigara-ve-bagimliliklarla-mucadelede-buyuk-bir-firsat/31035/</link>
            <description><![CDATA[Prof. Dr. Ergüder: Ramazan, sigara ve bağımlılıklarla mücadelede büyük bir fırsat]]></description>
            <guid>https://www.malatyabirlikgazetesi.com/prof-dr-erguder-ramazan-sigara-ve-bagimliliklarla-mucadelede-buyuk-bir-firsat/31035/</guid>
            <category domain="https://www.malatyabirlikgazetesi.com/haberler/saglik/">Sağlık</category>
            <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 15:31:22 +0300</pubDate>
            <content:encoded><![CDATA[ <p>Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, Ramazan ayında uzun süreli orucun sigarayı bırakmak için önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, 'Bir ay boyunca nikotin isteğine &#39;hayır&#39; diyebilen kişi, bağımlılığı kalıcı olarak terk edebilir.' dedi.</p><p>Ramazanı kötü alışkanlıkları bırakmaya fırsat olarak görmek konusunda İLKHA muhabirine değerlendirmede bulunan Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, Ramazan ayının sigara başta olmak üzere alkol, uyuşturucu, kumar ve dijital bağımlılıklardan kurtulmak için önemli bir dönem olduğunu söyledi.</p><p><br>Oruç sayesinde günün büyük bölümünde sigara içilmediğini hatırlatan Ergüder, 'Ramazan ayı, sigara içenler için aslında iyi bir fırsattır. Zaten Ramazan ayında yaklaşık 14-15 saat sigara içmiyoruz. Eğer kişiler iftardan sonra da sahura kadar sigara içme isteklerini erteleyebilirlerse, Ramazan ayını fırsat bilerek sigarayı bırakabilirler. Bizim de kişilere önerimiz şudur: Sigaranın içinde nikotin denen, yüksek derecede bağımlılık yapıcı bir madde vardır. Nikotin; esrar, eroin ve alkolden daha güçlü bağımlılık yapıcı bir maddedir. Aslında nikotin, vücut için gerekli bir madde değildir.' dedi.</p><p>'Şeytanlar kişiye sigara içmesi yönünde baskı yapar'</p><p>Konuyla ilgili konuşmasının devamında Ergüder, şunları aktardı:</p><p>'Ancak insanlar ilk sigarayı içtiklerinde, tütünü akciğerlerine çektiklerinde nikotin akciğerlerden kana karışır ve beyne gider. Beyinde bizim dopamin dediğimiz, haz verici bazı maddelerin salgılanmasına neden olur. Bu süreçte insan beyninde nikotin reseptörleri meydana gelir. İnsan beyni çok akıllıdır ve bu reseptörler sürekli nikotine ihtiyaç duyar. Kandaki nikotin miktarı azaldığında bu reseptörlerden bir sinyal gider ve kişi tekrar sigara içme ihtiyacı hisseder. Normalde günde bir paket sigara içen bir insan yaklaşık 20 miligram nikotin alır. Ramazan ayında ise kişi sahurdan iftara kadar zaten sigara içmemektedir. Bu süreçte sigara içme isteği geldiğinde bunu erteleyebilir. Biz buna mecazi olarak &#39;beyindeki şeytanlar&#39; diyoruz. Bu &#39;şeytanlar&#39;, kişiye sigara içmesi yönünde baskı yapar. Ramazan bir inanç ayıdır ve oruç tuttuğumuz için bu isteği erteleriz. Beynimizden gelen şeytanların verdikleri &#39;sigara iç&#39; emirlerini erteleyebilirsek, bir süre sonra sigarayı bırakmamız mümkün olur.'</p><p>'Sigara bırakmak için Ramazan ayı bir fırsattır'</p><p>Ergüder, 'Eğer bir kişi iftara kadar sigara içmemeyi başarır ve iftardan sonra da sahura kadar gelen sigara içme isteğini erteleyebilirse, bu erteleme süresi uzadıkça sigarayı bırakma ihtimali artar. Bir kişi Ramazan ayında bir ay boyunca sigara içmemeyi başarabilirse ve beyinden gelen nikotin reseptörlerinin (nikotin şeytanları) &#39;sigara iç&#39; isteklerine &#39;hayır&#39; diyebilirse, sonrasında sigara içmemeye devam edebilir. Bir ay boyunca sigara içmemeyi başaran kişilerin, hayatları boyunca sigara içmeme oranı yüzde 10&#39;a kadar gelebiliyor. Bu nedenle Ramazan ayı bir fırsattır. Zaten oruç tutuyor, ibadetlerimizi yapıyoruz. Bunu fırsat bilerek beyindeki nikotin reseptörlerinden şeytanlardan gelen &#39;sigara iç&#39; talimatlarına &#39;hayır&#39; diyebilir ve bunları erteleyebilirsek, sigarayı bırakmış oluyoruz.' şeklinde belirtti.</p><p>Tüm bağımlılıklara şeytani alışkanlıklar dediklerini belirten Ergüder, 'Bu sadece sigara ile sınırlı değildir; alkol, kumar ve uyuşturucu bağımlılıkları için de geçerlidir. Bunların hepsine hayır denebilir. Zaten oruç tutanlar bu ay boyunca bunlardan uzak durmaktadır. Bir ay çok önemli bir süredir. Eğer kişi bir ay boyunca bu bağımlılıklardan uzak durmayı başarabilirse, hayatı boyunca da bu maddelerden uzak durabilir. Bu yüzden Ramazan ayında sadece sigara ve nikotin değil; tüm maddelerden alkolden zaten alkol dinimizce haram olduğu için kimse alkol kullanmıyordur. Uyuşturucu da kullanmıyordur. Kumar ve dijital bağımlılıklar gibi alışkanlıklardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalışmak lazım.' diye konuştu.  </p><p>'Dünyadaki pek çok İslam ülkelerinde alkol ve uyuşturucu kullanım oranlarının Batılı ülkelere göre çok daha düşüktür '</p><p>Kötü alışkanlıkları terk etmek için maneviyatın çok etkili olduğuna değinen Ergüden, 'Zaten uyuşturucu ve alkol, dinimizce haram olan maddelerdir. Bu nedenle Müslüman ülkelerde ve Türkiye&#39;de alkol ve uyuşturucu kullanım oranları, Batılı ülkelerle kıyaslandığında oldukça düşüktür. Ancak tüm bunların arkasında büyük endüstriler vardır. Tütün endüstrisi, alkol endüstrisi, uyuşturucu kartelleri ve son zamanlarda giderek artan kumar sektörü… Özellikle bahis ve kumar oyunları vesaire bunların akasında çok büyük endüstriler var. Bu yapılar, insanları bu ürünlere bağımlı hle getirerek milyarlarca dolar para kazanıyorlar. Bu nedenle manevi değerlerimiz, inançlarımız, örf ve adetlerimiz son derece önemlidir. Ne yazık ki son yıllarda ülkemizde de alkol ve uyuşturucu kullanımında, tütün kadar olmasa da artışlar görüyoruz. Özellikle kumar meselesi çok önemli bahis meselesi oldukça önemlidir. Dijital medya da bu süreçte etkili bir faktördür. Artık çocuklar cep telefonları aracılığıyla her türlü kötü alışkanlıklara özellikle TikTok gibi sosyal medya mecraları üzerinden ulaşabiliyorlar. Bu nedenle, tekrar vurgulamak gerekir ki maneviyat bağımlılıkları önlemede çok önemli bir etkendir. Nitekim dünyadaki pek çok Müslüman/İslam ülkelerinde alkol ve uyuşturucu kullanım oranlarının Batılı ülkelere göre çok daha düşüktür.' dedi.</p><p>'Teknolojinin kötüye kullanımı ciddi sonuçlar doğurabilmektedir'</p><p>Son olarak Ergüden, 'Öte yandan teknoloji bağımlılığı da son yıllarda gelişen önemli bir sorundur. Teknolojinin kendisi gerekli ve faydalıdır. Bilgiye, kaynaklara, yayınlara ve yeniliklere bu sayede ulaşıyoruz. Ancak teknolojinin kötüye kullanımı ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle kontrollü ve bilinçli kullanım büyük önem taşımaktadır. Dünyada pek çok ülke, özellikle 15 yaş altı çocukların sosyal medyaya erişimine çeşitli kısıtlamalar getirmeye başlamıştır. Ülkemizde de özellikle 15 yaş altındaki çocukların bu mecralara erişiminin sınırlandırılması gerektiği kanaatindeyim. Çünkü çocuklar sosyal medya grupları aracılığıyla çok hızlı bir şekilde birbirleriyle iletişim kurabilmekte, bazen suça sürüklenebilmekte ve çeşitli zararlı alışkanlıklara yönlendirilebilmektedir. Bunlarla birlikte uyuşturucu, alkol ve tütün kullanımına yönelmede dijital medya önemli bir araç hline gelmiştir. Çocuklar bu ürünlere ilişkin içeriklere sosyal medya ve dijital platformlar vasıtasıyla çok hızlı bir şekilde ulaşabiliyorlar.' diye konuştu. (İLKHA)</p> ]]></content:encoded>
            <media:content url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/1280x720/s/dosya/haber/prof-dr-erguder-ramazan-sigara_1772022681_YDTnth.jpg" type="image/jpeg" expression="full" width="1280" height="720">
                <media:description type="plain">
                    <![CDATA[ Prof. Dr. Ergüder: Ramazan, sigara ve bağımlılıklarla mücadelede büyük bir fırsat ]]>
                </media:description>
                <media:thumbnail url="https://i.malatyabirlikgazetesi.com/c/90/370x208/s/dosya/haber/prof-dr-erguder-ramazan-sigara_1772022681_YDTnth.jpg"/>
                <media:credit role="author" scheme="urn:ebu">
                    <![CDATA[ Malatya Birlik Gazetesi ]]>
                </media:credit>
            </media:content>
            <dc:creator>Malatya Birlik Gazetesi</dc:creator>
        </item>
    </channel>
</rss>