İnsanlar bazen bir durumu, kişiyi kendi bakış açısından bakarak gereğinden fazla yüceltebilir veya eleştirebilir. Herkes zaman, zaman hata yapabilir. En tehlikelisi bakış açılarını genişletmeyenler veya genişletemeyenler olayları anlık düşünür zor ve içinden çıkılamaz bir durum karşısında kolayca pes ederler. Yazdığım konuyla hayatımızın her günü karşılaştığımız için yazmak zarureti doğdu. Herkes bir olaya veya bir konuya baktığında at gözlüklerini çıkarmalı, objektif olmalı.
Hatalar insanoğlu içindir. Yalnız tatlı bilmeden yapılan hataların yanında büyük hatalarda vardır ki bilerek yapılan işte onu kimse kabul etmek zorunda da değildir. İleriyi görme yeteneğinden mahrum kaldıkları gibi resmi de bir bütün olarak göremezler. Bu nedenle kişilerin yanlış yapması hataya düşmesi kolaydır. Bakışlar daraldıkça ayrıntıya takılma artar. Gerçektende olaylara farklı açılardan bakma özelliğine sahip değilsek, başkalarının bize sunduğu kalıpları olduğu gibi kabul etmek zorunda kalırız. Çocuklara çok okumalarının tavsiye edilmesi bundandır. Kitap okumak insanın bakış açısını geliştirir. Gezme ve araştırmayı da unutmamak gerekir. Sadece kitap okumayla da olmaz bazı şeyler. Deneyim ve Tecrübe de çok önemlidir.
Bakış açısı sosyal ilişkiler açısından da çok önemlidir. İnsanlar karşısındaki kişiyi kendi bakış açıları ile dinleyip yargıladığı için o kişinin söylediği her şeyi yanlış anlayabilir. İyi niyetle söylediğinin altında art niyet arayabilir ya da olayları yalnızca kendi açılarından bakıp yorumladıkları için ben her şeyi bilirim tavrıyla olaylara yaklaşabilirler. Bu tip insanlar etrafındaki insanları kendinden uzaklaştırır. Zamanla yalnızlaşır. Karşısındaki insanı da büyük yanılgıya düşürebilirler. Genellikle insanlar hoşuna gitmeyen olaylar karşısında yargılayıcı bakış açısını kullanırlar. Her kötü olayı karşı taraftan bilirler.
Etrafımızdaki her insan farklıdır ve herkesin kendine göre bir bakış açısı vardır. Burada önemli olan farklı bakış açılarına saygı duymak ve insanları anlamaya çalışmaktır.
Bazen içinden çıkılmaz olaylarla karşılaştığımızda kendimizden büyüklerden yardım isteriz, tavsiyelerini dinleriz, bu onların hayat tecrübesinden kaynaklanır ve onların olaylara bakışı farklıdır çoğu zaman haklı çıkarlar.’Gün doğmadan neler doğar’ diye atalarımız boşuna söylememiştir. Bakış açımızı geliştirmemiz çözümü zor olan bir olaya olumlu bir açıyla bakabilmemizde gizlidir.
Her şey bakış açısıyla başlar. Bakış açımızla hayatımızı güllük gülistanlık hale de çevirebiliriz kendimize dar da edebiliriz. Dünyada önemli başarılar elde etmiş insanlara baktığımızda olaylara daima pozitif bakan insanlar oldukları ve asla içinde bulundukları şartların o kişileri pes ettiremediğini görüyoruz.
Olaylara bir bütün bakılmadığı sürece bakış açısı ispiyonluktan ve ihbarcılıktan başka öteye gitmez. İyi niyetin yerini gammazcılık alır ki oda çok tehlikeli bir hal olarak insanların karşısına çıkar. Bundan çıkan sonuç ise elinden hiçbir iş gelmeyen, kalitesi ve deneyimi zayıf, insanların başvurduğu bir yöntem olarak önümüze gelir. Herkes haddini ve hesabını bilirse bazı şeyler düzelir. Aksi takdirde tencere yanarsa sapı da beraber yanar sözü çok doğru olur.
Her zaman yapıcı ve iyi niyetli olunması gerektiğinin altını çiziyorum. İşlerini iyi yapanlar ve yapmayanlar diye iki guruba ayırdığımız kişileri ayırt etmek düzgün iki taraf arasında bakış ve anlayıştan geçer. Hatasını kabul etmekte bana göre bir erdemliliktir. Halen kabul etmeyenler ise sonucuna katlanmak zorunda.