Dostluğun yerin dibine vurduğu, çıkarların dibe vurduğu bir çağda yaşıyoruz maalesef! 'Dost' kelimesi ağızlara sakız oldukça değeri de ayaklar altında çiğnendi. Karşılıklı iki çay höpürdeten kırk yıllık dost oldu...
Ne yazık ki o dostluklar bir çay molası kadar uzun sürdü(!). Bir türlü rayına oturtulamayan duygular yığını, tuhaf! Ya çok güven duyulur ya da 'babana bile güvenme' ayağında olunur. Ne alaka mı? Çok alaka! Dostluk, güvendir çünkü...
İnsanlar için kullanılan bu tabir yavaş yavaş hayvana sonra zararlı maddelere ve daha sonra eşyaya atfedildi, nesli tükenmek üzere...'En sadık dostum köpektir' lafını çok duyduk. Böyle kalsa iyi (!)..Şu hayatta bi sigaram var, her derdime derman,içmesem rahatlayamam diyen RAHATSIZLARa ne demeli...
İçki, sigara altın doları da geçti. Kendimden geçerim ondan geçememler' aldı başını gidiyor..Cebimizin sadık dostu cep telefonu ve tabi ki internet.Yeni neslin uğruna her türlü savaşı göze aldığı kahraman dostlar(!) .O gün gelecek ''yazık bana keşke falancayı DOST edinmeseydim (furkan 28) denmeyecek mi ???
Ben etrafımdaki dostlukları şöyle tanımlayabilirim; en sıkıntılı anında yalnız kalmaktır dostluk! Zorda kalınca satmaktır dostluk!.Bugün canciğer ama yanlış yaparsan hayatın kayar.Ben senden yüksekte olmalıyım sevgili dostum (!) Ulus mulus dinlemem sularıma yaklaşma tararım seni sayın dostum(!) Dostlarıma muhalif olma notayı yersin biricik dostum(!) Rütbemi yükseltirsen ölene dek kardeşiz. Rütben yükselirse sen yoluna ben yoluma hain çıkarcı... Elbette ki istisnalar vardır ama kaide bozulmaz...
Dikkat edin çoğu dostlarımızın ağzında zehirli bir iğne vardır istenmeyen söz duyduklarında o iğne ateş açar. Kabul edelim ki ahir zamanda yalnızız. Dost dost nicesine sarılmayalım sadık yârimiz kara toprak...
Peki, neden böyle oldu? Bu nifak tohumlarını kim ekti kalbimize? 'Kendimiz'... Kirlenen sokaklarda temiz yürümeyi beceremedik. Yayvan ağız kahkahalarla gülmek yerine tebessüm edemedik. Ön yargı duvar oldu aşamadık, üzerimize yıkıldı altta kaldık! Modern hayat denilen çakma yaşam biçimi ilkelleştirdi duygularımızı...
Bizde ilkelikten uzak bi milletiz çok şükür(!) moddernizmi tercih ettik.
Önce kılık kıyafetimiz sonra da içimiz gitti şu batı denen medeniyet çarkına... Çarkıfelek misali döndürüldük ne dostluk kaldı ne kardeşlik...
Tamam, şimdi buldum 3 şey saydım dostluğu bitiren; ön yargı, teknoloji ve batı... Bunları böl, çarp, topla, çıkar sonuç: İNSAN... Kabak yine insana patladı.:) Şimdi sorarlar 'insanın suçu ne?' El cevap; dostluk insana ait bi kavram ve insan onu yok ediyor! Bu durumda suçlu gün gibi ortada...
Velhasıl ki yalanlar girdi, çıkarlar sadır oldu, mertlik bozuldu, dokunmatik icat oldu, olan oldu yani yine olan bize oldu.
Ben gerçek dostluğu Hz. Ebubekir de gördüm o öyle bir dosttu ki Peygamber efendimiz(SAV) Allah'tan başka dost edinilseydi Ebubekir'i dost edinirdim buyurdu..Sadakatin,dostluğun deruni haliydi Hz.Ebubekir...
Her zaman Efendimizin(sav) yanında oldu vefa örneği oldu bize Allah razı olsun..
Taşlı yollarda yitirdiklerimizin peşine düşerken Akyakalarımız parçalansaydı da yitirdiklerimize el sallayacak kadar kalbimiz taşlaşmasaydı.
Herkese şüpheyle bakar olduk, dinde şüphenin olmadığını bil(mi)iyorduk...
Eyy ahali duyduk demeyin yalan söylersiniz kulaklar kapalı gözler, kalpler kapalı...
Selam ve dua ile DOST’CA KALIN