İBRAHİM YILDIZ

İBRAHİM YILDIZ

Down Sendromu VI (SON)

Sevgili dostlar,          

                Kızım Hilal’i bu defa İlköğretim Okuluna kaydettirmek istiyorduk. Ana sınıfına çeşitli bahanelerle kayıt yapmayan ikametimize yakın İlköğretim Okuluna müracaat etmiştik. Rehabilitasyon merkezindeki Hilal’in öğretmeni Zeliha Hanım da sağ olsun çocuğun durumunu anlatmak üzere bize eşlik etmişti. Okul müdürü sanki bazı cümleleri ezberlemiş, çeşitli bahaneleri peş peşe sıralıyordu. Tabi ki farklı bir şey de beklemiyorduk. Öğretmen kendini tanıtıp, Hilal’in normal İlköğretim Okulunda öğrenim görebileceğini belirtse de nazara alan olmadı. Sonuç olarak çocuğu İlköğretim Okuluna da kayıt etmediler. Hilal ile birlikte İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden üst düzey bir yetkiliyi, eskimeyen bir hocamı makamında ziyaret ederek durumu anlattığımda Allah C.C. ondan da binlerce razı olsun kendisi okul müdürünü arayıp nerede olduğunu sormuştu. Onun çarşıda olduğunu öğrenince okul müdürünü makamına çağırıp, Hilal’i gösterdi ve okuluna kayıt yapmasını istemişti. Okul müdürü: ‘’ Pazartesi günü gelin kaydınızı yapalım.’’  dedi demesine ancak kayıt için Pazartesi günü müracaat ettiğimizde bir sürü bahane üretiyordu, kayıt yapmamak için elinden gelen gayreti gösteriyordu. İstemeyerek de olsa çocuğun okula kaydını yapmıştı. Hilal artık İlköğretim Okulu birinci sınıf öğrencisiydi. Öğretmeni ise aynı siteden bir komşumuzdu. Hilal yaklaşık bir ay kadar hevesle birinci sınıfa devam etmişti. Okul müdürü bir gün eşimden çocuğun sağlık durumu ile ilgili raporun bir fotokopisini istemiş, eşim de down sendromlu olduğunu belirtir raporun bir fotokopisini okul müdürüne teslim etmişti. Bu teşhisi bahane eden okul müdürü raporu bir yazı ekinde Rehberlik Araştırma Merkezine göndermiş, bu çocuğun hangi okulda eğitime devam etmesi gerektiğini sormuş, ancak bu durumdan biz haberdar edilmemiştik. Rehberlik Araştırma Merkezinden gelen cevabi yazıda ‘çocuğun zihinsel yetersizliği nedeniyle normal eğitim imkânlarından yararlanamadığı görülmektedir’ gerekçesiyle İl Özel Eğitim Hizmetleri Kurul kararına göre Eğitim Uygulama Okulu ve İş Okuluna (ilkokul öncesi bir okul) devam etmesi gerektiği bildirilmiş, karar hem okul idaresine hem de bize bildirilmişti. Hilal, ben ve eşim birlikte Eğitim Uygulama Okulu ve İş Okuluna müracaat ederek yetkililerle görüştük. Hilal’i bir testten geçirdiler. Doğrudan beşinci sınıftan eğitim ve öğretime başlayacağını bize bildirmeleri üzerine sınıfımızı görmek istedik. Ailemle birlikte sınıfa derse girdik. Ancak sınıfımız ve Eğitim Uygulama Okulu ve İş Okulunun tamamında seviye çok düşüktü. Hilal tüm okulun en iyisi ve en sağlıklısıydı. Tabi biz bu durumdan rahatsız olmuştuk. Çocuğumuzun bu okulda gerileyebileceği düşüncesiyle endişe içerisindeydik. Eğitim Uygulama Okulu ve İş Okulunda çocuğumuzun seviyesinde bir öğrenci olmadığını belirterek bu karara itiraz edip çocuğun yeniden değerlendirmeye tabi tutulmasını istedik.

İl Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu, yeniden yapılan değerlendirme üzerine talebimizi anlayışla karşılamış: ‘’ o yıl kaynaştırma öğrencisi olarak eskiden öğrenim gördüğü, evimizin yakınındaki İlköğretim Okulu birinci sınıfına tam zamanlı öğrenci olarak devam edeceğine, ertesi yıl ise İlkokul ikinci sınıftan itibaren Özel Isparta İlkokulu’na devam edeceğine karar vermiş’’, karar okul idaresine ve bize tebliğ edilince çocuğu İlköğretim Okulu birinci sınıfa yani eski okulunda eğitim ve öğretime başlatmıştık. İkinci sınıfa geldiğinde ise Özel Isparta İlkokulu’na devam etmeye başladı. Okulun servisi çocuğumuzu evden alıp, yine eve bırakıyordu. Bu defa Hilal okulunu ve öğretmenini çok seviyordu. Okuluna iştahlı ve severek gidip geliyordu. Ödev ve sorumluluklarının farkındaydı. Rabbime C.C. şükürler olsun Hilal okumayı, yazmayı, toplamayı çıkarmayı, güzelim alışkanlıkları öğrendi. Hilal’e ilkokul ve ortaokulda beş yıl emek veren Huriye öğretmene, bir yıl emek veren Betül öğretmene, ayrıca özel rehabilitasyon merkezinde dersine giren birbirinden değerli öğretmenlerine, özellikle şu anda dersine giren Osman öğretmenimize teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunarım.  Dört yıl İlkokul, dört yıl da ortaokula devam eden Hilal, ortaokuldan mezun olduktan sonra halen mesleki eğitim merkezinde öğrenimine devam etmektedir.

Afyon Kocatepe Üniversitesi / Kütahya Güzel Sanatlar Derneği işbirliğiyle 28-30 Mayıs 2016 tarihlerinde Kütahya’da düzenlenen ‘’Müzik ve Terapi’’ konulu VII. Uluslararası Hisarlı Ahmet Sempozyumu’nda Hilal’in fotoğrafı afişe ve düzenlenen tanıtım kitabına kapak resmi olarak seçilmiş ve bastırılmış, bu durum da ailesi olarak bizleri çok mutlu etmiştir. Avrupa Birliği projesi kapsamında okulundaki dört öğretmen, altı öğrenci ile birlikte on beş günlüğüne Almanya’yı da ziyaret eden, ayrıca Bilim Sanat Merkezinin çalışmalarına da katılan Hilal müziğe çok fazla meyilli olduğundan Özel bir Sanat Merkezinden piyano eğitimi almaktadır. Çok fazla bir şey beklemiyoruz ama Hilal’in şimdi piyano çaldığını söylesem ne dersiniz? Hatta çeşitli illerde müzik festivallerinde, korolar şenliğinde, amatör çalgıcılar festivalinde sahne alıp, koro ve piyano dinletisinde bulunmaktadır. Bir dil bilen bir insandır, iki dil bilen iki insandır, hele müziğin dilinden bilen bambaşka bir insandır düşüncesinden hareketle müziğe verdiğimiz önem Hilal’i ciddi bir şekilde sosyalleştirmektedir

                Rehberlik Araştırma Merkezi Hilal için her yıl tanzim ettiği haftada iki saatlik rehabilitasyon eğitimi raporunu bir defasında yenilemeyeceklerini ve raporun sonlandırılacağını bildirmeleri üzerine karara itiraz etmek için hemen harekete geçmiş, çocuğumun destek eğitimine ihtiyacı olduğunu belirtmiştim. İl Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Kararına göre Hilal’in destek eğitimine ihtiyacı olmadığını, altı ay sonra yeniden başvurabileceğimizi belirtilerek talebimiz red edilmişti. Çocuğumu eğitim ve öğretim hakkından mahrum koyamazdım. Çırpınış ve arayış içindeydim. Ne yapabilir, ne edebilirim diye tüm dostlarıma soruyordum.  Birden aklıma avukatın birisiyle görüşme fikri gelmişti. Eşe, dosta sorarak, tavsiye edilen avukatla gidip görüştüğümde dava açabileceğimizi bildirmesi üzerine, avukatın bizden istediklerini sormuştum. Önce benden ve eşimden çocuğun velayeti için noterden vekâletname ile çocuğun dosya muhteviyatını belirtir belge fotokopileri istemişti Evrakları hazırlayıp avukat beye teslim ettiğimde ertesi gün dava açılmıştı. Yaklaşık iki ay sonra İdari Mahkeme yürütmenin durdurulmasına karar vermiş, kararın tebliğinden sonra ertesi gün özel rehabilitasyon merkezindeki destek eğitimi yeniden başlatıldı. İki ay kadar eğitim mağduriyeti yaşamıştık. Mahkeme birkaç ay sonra da lehimize karar vermiş, yani davayı kazanmıştık.  Karşı tarafın avukatı temyiz için Danıştay’a dava açmış ise de bunun neticesi halen sonuçlanmamıştır.

                Down’lu kızım Hilal YILDIZ bugün on yedi yaşını doldurmuş olup, on altı yıldan beri eğitim ve öğretime devam etmektedir. Engelli ya da engelsiz tüm çocuklarımızın eğitimle bir yere varabildiklerinin ben ve çevremdekiler canlı tanığıyız. Mücadelemiz bundan ibaret olup, müsaadenizle sözlerimi Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bir sözüyle tamamlamak istiyorum. ‘’Eğitimsiz bir millet ruhsuz bir ceset gibidir.’’ 

Hepinize selam, sevgi ve saygılarımla.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar
Son Yazıları Tüm Yazıları