Kullanıcı Adı :   Şifre :    Yeni Üye - Şifremi Unuttum

Arama

 

Adil Gür, Bugünün Seçmeninin Siyasi Nabzını Tuttu

Facebook

Digg

Del.icio.us

StumbleUpon

Google

Yahoo

A&G Araştırmanın patronu Adil Gürün açıklamaları tüm siyasi...
06/02/2012 - 11:40

A&G Araştırmanın patronu Adil Gürün açıklamaları tüm siyasi ezberleri bozuyor. Bakın bugün seçim olsa siyasi tablo nasıl olurdu...

A&G Araştırma tarafından 7 bin hanede gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre, bugün seçim yapılsa BDP’nin oyu yüzde 8’in üzerinde çıkacak. AK Parti ise Kürt seçmenlerin oyunu kaybetmesine rağmen oylarını artırmaya devam edecek. Ve yüzde 49.9’luk rekorunu yüzde 54’lere taşıyacak. Peki nasıl? Ege, Akdeniz ve İç Anadolu’daki milliyetçi seçmenlerin oylarıyla... Gerisini söylemeye gerek yok, bu araştırmanın iki kaybedeni var; CHP ve MHP... Son söz Adil Gür’den; “Üstelik biz bu araştırmayı yaptığımızda henüz Uludere olayı yaşanmamıştı. Bugün yapsaydık belki de BDP oyları daha yüksek çıkacaktı”

 

Uzun süredir arıyordum A&G Araştırma’nın patronu Adil Gür’ü... Gündemdeki tartışmalar o kadar çoktu ki, neredeyse ayda bir soruyordum; “Aylardır sesiniz soluğunuz çıkmıyor. Tartışılan pek çok siyasi mesele var, bunlarla ilgili hiç araştırma yapmadınız mı?” diye... “Yapıyoruz, ama henüz açıklamak için erken” oluyordu cevabı. Geçen hafta bir kez daha aradım, “Gelin, konuşalım” dedi. Kadıköy’deki ofisinde buluştuk. “Daha yeni çıktık seçimden... Ufukta seçim görülmediği ortamlarda siyasi tercihlerle ilgili kamuoyu araştırmaları genel eğilimleri ortaya koyar, ancak yüzdeleri tam olarak göstermeyebilir” diye girdi söze...

 

A&G Araştırma’nın yaptığı son araştırma seçmenin siyasi tercihi üzerine. Yani “Bugün seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirdiniz?” sorusuna yanıt aranmış. Ama araştırma geniş bir içeriğe sahip, salt oy dağılımı değil aranan... Türkiye’nin dört bir tarafında 7 bin hane bizzat ziyaret edilerek, yüz yüze anketler sonucunda elde edilmiş veriler. Tüm verileri açıklayamıyor Adil Gür, zira araştırma önemli bir kurumun talebi üzerine yapılmış ve açıklama hakkı da onlarda...

Sadece iki rakamsal veri alabildim ağzından, ama öyle iki veri ki, sonuçlar Türkiye’nin siyasi geleceğini değiştirecek nitelikte... “Diğer tüm araştırmalar BDP’nin oyunun yüzde 4 ila 6 bandında olduğunu gösteriyor, oysa ki bizim araştırmamızdan çıkan sonuç çok farklı. Şu anda bir seçim yapılsa, BDP yüzde 8’in üzerinde oy alabilir” diyor Gür. Bu verilerden hareketle, önemli bir iddiada daha bulunuyor; zaten sözüne de “Ben iddialı biri olmayı severim” diye girerek: “Eğer süreç böyle devam ederse, 2014’te yapılacak bir erken seçim ya da 2015’teki olağan seçimde BDP yüzde 10 barajını rahatlıkla aşar. Bunun bir sebebi oy artışı olacak, diğer sebebi ise ilk kez oy kullanacak olan genç seçmenler...”

BDP’li seçmenin ortalama hane nüfusu 8 kişi!

Özellikle ilk kez oy kullanacak gençlere vurgu yapıyor Gür. Türkiye’deki ortalama hane nüfusu dört kişiyken, BDP’ye oy veren seçmenlerin hanesinde iki katı insan yaşıyor, yani ortalama yedi-sekiz kişi... Bu hanelerde çocuk sayısı fazla ve onlar iki yıl içinde oy hakkına kavuşacaklar. Bu da BDP’nin oylarını patlatacak ve barajı aşmasını sağlayacak.

 

Bir küçük not daha, bu araştırma Uludere’den önce yapılmış. “Uludere, Doğu ve Güneydoğu’daki BDP ile AK Parti arasındaki siyasal kırılmanın önemli noktalarından biri olabilir. Uludere’ye kadar AK Parti, hem iktidar hem muhalefet profili çiziyordu. Bu olayda sadece iktidar gibi davrandı” diyor Gür. Yine ona göre, bu araştırma bugün yapılsa, BDP’nin oyu yüzde 8’in de üzerinde çıkacak!

Şaşırtıcı, beklenmedik ve çok ciddi sonuçlar yaratabilecek veriler bunlar. Ama seçimlerden hemen önce yaptığımız söyleşide, herkesin “BDP en fazla 25 milletvekili çıkarır” tahmininde bulunduğu bir ortamda Adil Gür çok net konuşmuş ve “BDP 32 milletvekili çıkarır” demişti. Herkes de abartılı bulmuştu. Sonucu hatırlatalım; 35 milletvekili!..

Araştırmada ortaya çıkan bir diğer sonuç daha var ki, bu da özellikle iki muhalefet partisini kara kara düşündürecek gibi... Zira ilk sonuç AK Parti’nin Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da oy kaybına sebep olacak nitelikte ve öyle de! Ama buna rağmen, iktidar partisi hâlâ oylarını artırıyor. Diğer tüm bölgelerde yüzde 50’lik oy oranını korumakla kalmıyor, özellikle Ege, Akdeniz ve İç Anadolu’daki milliyetçi seçmenlerin oyu AK Parti’ye kayıyor. Peki yüzde 50’yi ne kadar geçebilir iktidar partisi? En az 4 puan! Bu da Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiç görülmemiş bir durum. Hem üçüncü dönem iktidarda olup hem de oyunu yüzde 50’nin üzerinde tutabilen ve hâlâ artırabilen bir parti!

Bugün seçim olsa nasıl bir tablo var karşımızda?

Yapılan tüm araştırmalar gösteriyor ki, AK Parti 12 Haziran’daki gücünü koruyor. Hatta birkaç puan daha fazla oyu.

Yani yüzde 53’lerde mi? Yoksa daha mı fazla?

52, 53, 54 demenin çok doğru olmadığını düşünüyorum. Seçmen davranışları bakımından Türkiye’de son dönemlerde pek çok anket yayınlanıyor. Bu anketlerden benim bulduğum bulguların en önemli farkı ise BDP’yle ilgili.

BDP’nin oyunun yüzde 4-6 olduğu görülüyor...

Evet. Halbuki ben BDP’nin oyunun yüzde 8’in üzerinde olduğunu görüyorum.
Yani neredeyse yüzde 10 barajını aşacaklar?

Evet. Türkiye’de siyasi tercihler bakımından çok önemli iki değişiklik var. Birincisi, Doğu ve Güneydoğu’da AK Parti’nin oyu azalıyor, BDP’nin oyu artıyor. Ama AK Parti Kürt kökenli seçmenlerden oy kaybederken, Ege’de, Akdeniz’de, Batı’da, Orta Anadolu’da milliyetçi seçmenlerden aldığı oyu artırıyor. Yani sizinle Mayıs ayında konuştuğumuz süreç devam ediyor. Tabii bunu da yadırgamamak lazım. Çünkü seçimlerden sonraki sürece baktığımızda AK Parti’nin milliyetçi söyleminin artarak devam ettiğini görüyoruz. O nedenle AK Parti Kürt kökenli seçmenlerden bir miktar oy kaybediyor, buna karşılık milliyetçi kökenli seçmenlerden aldığı oyu artırıyor.

BDP’nin oyunu yüzde 8’e çıkarması çok önemli, çok şaşırtıcı. Tüm siyasi ezberleri bozuyor...
Daha da şaşırtıcı, daha da iddialı bir şey söyleyeyim. Eğer bu süreç böyle devam ederse, 2014’de erken veya 2015’te zamanında yapılacak bir seçimde BDP yüzde 10 seçim barajını aşacaktır. Bunun nedenini sadece oy artışıyla açıklamak mümkün değil, alttan gelen seçmen artışı da var. Bugün Türkiye’deki hanelerde ortalama 4 kişi yaşıyor. BDP’li seçmenlerin hanesinde ise 7-8 kişi var. Çocuk sayısı fazla. Yeni seçmen olacaklar da eklendiğinde, bir dahaki seçimde BDP’nin kuvvetle muhtemel baraj problemi olmayacaktır.

Dolayısıyla Türkiye’de yıllardır “Ya, şu yüzde 10 ülke barajını düşürmeyelim, BDP barajı aşar, HADEP barajı aşar, DEHAP barajı aşar” endişesi vardı ya, ben diyorum ki “Beyler artık böyle bir baraj endişesine kapılmanıza gerek yok! Süreç bu şekilde devam ederse baraj problem olmayacak. Onun için gelin şu antidemokratik yüzde 10 ülke barajını ya tümüyle kaldırın ya da aşağıya çekin!” Bu arada biz bu seçim döneminde “Eğer yüzde 10 ülke barajı yüzde 4’e düşürülseydi, bunun Meclis’e yansıması ne olurdu?” diye de baktık. Gördük ki aslında BDP dışındaki partilerin milletvekili sayısında çok az sayıda değişiklik olacaktı. Yani siyasi partilerin milletvekili sayılarında dramatik değişiklikler olmayacaktı.

Uludere, AK Parti’nin siyasi kırılma noktası olabilir.

Türkiye’de siyasi tercihler bakımından çok önemli iki değişiklik var. Birincisi, Doğu ve Güneydoğu’da AK Parti’nin oyu azalıyor, BDP’nin oyu artıyor. Ama AK Parti Akdeniz’de, Ege’de, Orta Anadolu’da milliyetçi seçmenlerden aldığı oyu artırıyor.

Uludere olayı, Doğu ve Güneydoğu’daBDP ile AKP arasındaki siyasal kırılmanın önemli noktalarından biri olabilir. Uludere’ye kadar AK Parti hem iktidar hem muhalefet profili çiziyordu.

Bu olayda sadece iktidar gibi davrandı...

Araştırma sonuçlarına göre, BDP ve AK Parti seçimlerden sonraki 7-8 aylık sürecin kârlı partileri gibi görünüyor...

Evet. Bir de herkese göre sürpriz olan, bana göre sürpriz olmayan ise BDP ağır ağır yüzde 10 ülke barajını aşmaya aday gibi görünüyor.

- Siz rakam vermekten kaçınıyorsunuz ama merak ediyorum, AK Parti’nin oyu yüzde 53-54 olabilir mi?

Evet. Şu anda yüzde 53-54 bandında...

BDP de yüzde 8 bandında, öyle mi?

Evet. Yüzde 8.5’in altında, yüzde 8’in üzerinde görünüyor. Ama şunu özellikle belirtmek istiyorum; bu araştırmaların artı, eksi yüzde 1.5 hata payı vardır. Yalnız bu şu manaya gelmez; “Araştırmacı BDP için yüzde 8.2 diyor, yüzde 1.5 hata payı var, yani BDP’nin oyu yüzde 6.7 de olabilir.” Hayır, böyle değil.

- Neden değil?

Çünkü aynı örneklemde yaptığınız geçmiş araştırmalarda BDP’nin oyu yüzde 6.5 görünürken, yine yüzde 6.5 çıkıyordu. Eğer şimdi yüzde 8.2 görüyorsanız, bu olsa olsa yüzde 7.7 ya da yüzde 8.5 olabilir. Ama bu hayretle karşılanacak bir durum değil. Hatta daha da ileri giderek bir şey söyleyeyim, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kürt meselesiyle ilgili çıkışları Batı’da biraz daha milliyetçilik hassasiyetleri olan seçmen tarafından kızgınlıkla karşılanıyor, siyaseten yanlış bulunuyor. Ama devlet adamlığı bakımından baktığınızda aslında Doğu ve Güneydoğu’da AK Parti’nin oyunun bir miktar azaldığı bir süreçte, BDP ile beraber o siyasi arenada başka bir partinin de yer alması hem demokrasimizin gelişmesi hem de bölgedeki siyasi kutuplaşmanın azalması açısından daha sağlıklı görünüyor.

- Peki ya CHP’nin bu söylemi oya dönüştü mü?

Dönüşmedi. 12 Haziran’da belki en önemli sürprizlerden biri şuydu; Kürt kökenli seçmenler “CHP’ye oy verebilirim” dedi ama vermedi.

- Siz de geçen seçimlerde bir tek CHP konusunda yanıldınız galiba. “CHP yüzde 30’ları bulabilir ve Siirt’ten milletvekili çıkarabilir” demiştiniz. Çıkaramadı. Burada ne etkili oldu sizce?
Kuvvetle muhtemel AK Parti ile BDP arasındaki o keskin siyasal söylem, safları daha da sıklaştırdı. Oyların boşa gitme endişesi insanları BDP ve AK Parti arasında seçim yapmaya zorladı. Tabii bir de seçmen davranışı dediğimiz şey, bir gecede ya da üç ayda, beş ayda keskin geçişler yapan bir davranış değil. Gerçi CHP o bölgenin yabancısı değil. Geçmişte milletvekili de çıkarıyordu.

- Çok geçmişte ama...

Evet ama hiç alışkanlığı olmayan, o bölgelerde hiç oy alamayan bir parti de değildi.

- Peki BDP’nin oylarındaki bu artış bize Türkiye’de nelerin değiştiğini gösteriyor? Seçmenin isteği ne? Özerklik mi, ayrılmak mı?

Türkiye’de 2 yıl önce bir açılım süreci yaşandı ve o açılım sürecinde biz hiçbir şeyi konuşmadan kamplaştık, kutuplaştık ve sonunda da açılımı öldürdük. Açılım dediğimizde sadece Habur görüntüleri kaldı insanların aklında...

- O günlerde eski DEP milletvekili Sedat Yurtdaş’la bir söyleşi yapmıştım. “Açılım süreci geri dönülmez bir süreç. Kürtler için ister ‘şişeden çıkan cin’, ister ‘Pandora’nın kutusu açıldı’ deyin, buradan geri dönüş yok. Artık Kürtlerin haklarının verilmesi gerekiyor. Kürtler geç kalınmış bir uluslaşma yaşıyor. Bu geç uluslaşmanın yarattığı etkiyle her fırsatta tıpkı bir volkanik fışkırma gibi her yerden fışkıracaklar. Bunu Kürtler de Türkler de herkes bir yere kaydetsin. Kürtler bu noktadan sonra kendilerini dilleriyle, kültürleriyle ifade etmek için buldukları her ortamı sonuna kadar değerlendirecekler. Bunu keşke yapsalar, çünkü barış diliyle yapacaklar” demişti. Siz BDP’nin baraj problemi olmayacak deyince bu sözler geldi aklıma. Açılımdan sonraki değişimi de, yüzde 8’i de iyi açıklıyor bence...

Her yerden Kürtler fışkırmasına gerek yok. Zaten varlardı orada.

- Ama bu şuna benzemiyor mu? AK Parti’den önce de başörtülüler vardı ama daha bir görünür oldular. Açılımdan sonra da belki Kürtler daha görünür oldular...
Yok. Benim ifade etmeye çalıştığım şu; Türkiye’de iki yıl önce açılımı konuşurken, “Kürtçe eğitim olsun mu, olmasın mı? Köylerin, kentlerin ismi yine eskisi gibi Kürtçe olsun mu, olmasın mı?” gibi konuları tartışıyorduk. Bugün hükümet üyeleri açılım sürecinin bitmediğini, devam ettiğini ve

sonuna kadar arkasında olduklarını söylüyor ama Türkiye’de çok şey değişti geçen iki yıl içinde. BDP’nin sürekli olarak dile getirdiği özerklik söylemi bugün o bölgedeki insanların taleplerinde önemli değişiklikler yaptı. Bunu net olarak görmek mümkün.

“BDP’li seçmen de PKK ile arasına mesafe koymuyor”

Yani açılımdan öncesine göre Kürtlerin taleplerinde çok fark var?

Evet. İki yıl önce yaptığımız araştırmalarda “Özerk bir yönetim ister misiniz?” sorusuna Kürtler’den çok düşük oranda “evet” cevabı gelirken, BDP’nin her gün, her fırsatta, her platformda özerklik istediği bir ortamda, bunun BDP tabanında karşılık bulmamasını düşünmek zaten akla ve mantığa aykırı. Dolayısıyla 2009’dan bugüne çok ciddi manada özerk bir yönetim isteyenlerin sayısında artış var. Ama genelde bu tip talepler özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesinde daha fazla destek buluyor. Doğu Anadolu’da daha az.

- Neden?

Doğu Anadolu AK Parti’nin Türkiye ortalamasının çok üzerinde oy aldığı bir bölge. Ayrıca Malatya, Erzurum ve Elazığ gibi büyük illerdeki Kürt kökenli seçmenler üzerinde BDP pek etkili olamıyor.

- Peki ya İstanbul’da?

Batı’da da çok daha az etkisi. Yapılan hiçbir kamuoyu araştırmasında, “Kürtlerin yarısı, yarıya yakını, yarıdan fazlası ayrı bir devlet istiyor” gibi bir şey yok. BDP’nin de zaten yakın zamana kadar böyle bir söylemi yoktu. Şunu net olarak söyleyelim de, bir muammaymış gibi, adamın ağzının içinde bir laf var da çeviriyor çeviriyor söyleyemiyor gibi anlaşılmasın. Türkiye’de bugün bir referandum yapılsa, kendisini Kürt olarak tarif eden seçmenlerin ayrı bir devlet talebi yok.

- Hiç mi yok?

Elbette ki, özellikle Güneydoğu’da bu dediğim sürekli dillendirmeden kaynaklanan bir demokratik özerklik talebi var. Ama halka, “Demokratik özerklik nedir?” diye sorduğumuzda buna Kürtlerin yüzde 80-90’ının cevap vermesi mümkün değil.

- Sordunuz mu?

Tabii ki sorduk. Gördük ki insanların söyleye söyleye diline pelesenk yaptığı şeyler, bir müddet sonra hafızalara kazınıyor ama insanlar içeriğiyle ilgili pek bir şey bilmiyor. Yaptığımız araştırmaya göre, Türkiye’de kendisini Kürt olarak tarif eden seçmenlerin çok büyük bir çoğunluğunun ayrı bir devlet talebi yok. Ama henüz şu da yok; “Yahu kardeşim isteyip duruyorlar, verelim de kurtulalım!” Bunun yanında demokratik özerklikle ilgili Güneydoğu’da bir artış var. Çünkü BDP o bölgede güçlü. Ama Batı’da aynı partiye oy veren seçmenlerin bunu istemediğini görüyorsunuz. Bu da biraz daha sosyoekonomik nedenlerden kaynaklanıyor.

Şu da var tabii; BDP’nin demokratik özerklik, hatta zaman zaman bazı temsilcilerinin ayrı devlet söylemi, Kürt sorununun çözümünü kolaylaştırmıyor aksine zorlaştırıyor. Çünkü sert BDP söylemi karşısında BDP’li olmayan diğer seçmenlerde, “Kürtlere daha fazla hak verilirse ne olur?” sorusuna cevap olarak, “Türkiye bölünür. Türk-Kürt kavgası çıkar” algısı güçleniyor ve hakim oluyor. Bu da iktidarın Kürt sorununun çözümü konusunda elini bağlıyor, oy kaybetme kaygısıyla adım atmasını engelliyor.

- Kürtlerin PKK konusunda görüşleri ne peki? Onlar da, “PKK, Kürt halkının sigortasıdır” diyen Leyla Zana gibi mi düşünüyor?

Seçmen dediğimiz insanlar, bu tip sorulara oy verecekleri partinin söylemi doğrultusunda cevap veriyor. Yani eğer sorunuz şuysa, “BDP ile PKK arasına çok mesafe koymuyor ama BDP’ye oy veren seçmen PKK’yla arasına mesafe koyuyor mu?” Hayır, koymuyor. BDP ne kadar mesafe koyuyorsa o da o kadar mesafe koyuyor. Doğu’da, Güneydoğu’da veya Batı’da kendini Kürt olarak tarif edip AK Parti’ye oy veren seçmenlerin ezici bir çoğunluğu “PKK terör örgütüdür” diyor, BDP’ye oy veren seçmenlerin yüzde 100’ü olmasa da büyük bir çoğunluğu ise, “PKK, Kürt halkının haklarını savunan bir örgüttür” diyor. Ama bu işin doğasında olan bir şey. Oy verdiği partinin söylemi ne ise seçmen de doğal olarak onu söylüyor.

- Peki, bu araştırmayı Uludere’den önce mi yaptınız, sonra mı?

Önce.

- Sonra yapsaydınız sonuç ne olurdu?

Uludere, Doğu ve Güneydoğu’daki BDP ile AK Parti arasındaki siyasal kırılmanın önemli noktalarından biri olabilir. Ölçmek lazım. AK Parti çok yakın zamana kadar bu ülkede hem iktidar hem muhalefet görevini görüyordu. Başarısının bir sebebi de buydu. Uludere’den bu yana AK Parti iktidar görevini gördü ama muhalefet görevini görmedi. Yani şuna gelmek istiyorum; Türkiye’de yakın zamana kadar hep şu vardı; “AK Parti yapmak istiyor, yaptırmıyorlar. Birileri engelliyor!” Hep birileri vardı. Artık o birileri yok. Dolayısıyla günahıyla sevabıyla, başarısıyla başarısızlığıyla her şey artık AK Parti’ye mal olacaktır. Yakın zamana kadar şikayet ettiğimiz Anayasa Mahkemesi, asker, yargı gibi muhalefet eden kurumların bundan sonra muhalefetinden söz edemeyeceğimiz için, artık AK Parti her icraatından kendisi sorumlu olacaktır.

- Dolayısıyla önemli bir sürece giriyoruz?

Kesinlikle önemli bir sürece giriyoruz. Uludere’de ilk kez AK Parti’nin iktidar görevini gördük ama muhalefet görevini yapmadığını gördük. Bunun sonuçları olacaktır...Kaynak: Vatan/Mine Şenocaklı

DİĞER HABERLER

Orduevlerinde Kılık Kıyafet Düzenlemesi
Odu Evleri, Askeri Gazinolar ve Sosyal Tesisler...
Borç 130 Milyara Ulaştı
Merkez Bankası verilerine göre Mart sonu itibarıyla...
Avrupa Birliği Vizeyi Kolaylaştıracak
Türk işadamları, ticarette en büyük partneri...
Askerlik 29 Yaşına Kadar Tecil Ettirilebilecek
Meclis Milli Savunma Komisyonu, Askerlik...
Hatay'da Çatışma: 3 Şehit
Hatay'da teröristlerle girilen çatışmada...
Sibel Eraslan, Anneler İçin Geliyor
AK Parti Kadın Kolları İl Başkanlığı...
Genelkurmay'dan 12 Eylül Açıklaması
Genelkurmay Başkanlığı,12 Eylül döneminin...
İsrail Türk Hava Sahasını İhlal Etti
İsrail'e ait bir uçak KKTC hava sahasını...
Ak Partili Başkan Öldürüldü
AK Parti Şırnak merkez ilçe Başkan Yardımcısı...
Erik Koşnili
Bu yıl İlimizde yoğun epidemi gösteren...

n

Organik Tarımda İşbirliği

n

Kredi Kartını Kaybeden Yanıyor

n

Kenan Evren'in Parolası Ortaya Çıktı

n

Esad, O PKK'lıları Satın Aldı

n

Bölükbaşı: Bir Kısmı Teşkilat İçerisinden

n

Yeliz, Kurtarılamadı

n

Yapı Kredi Engelsiz Bankacılıkta Da Sınır Tanımıyor

n

Emniyette 4 Bin Terfi

n

Başsavcılık: Behçet Oktay Öldürüldü

n

MHP'nin İşkenceci Listesi

n

Polis ve Astsubaylar İçin Düğmeye Basıldı

n

MİT Bu Raporu Derhal Geri Çekmelidir

n

Çocuğu Olan Memura 140 TL Ek Ödeme

n

Erdoğan: Biz Bunu Terörde Görüyoruz

n

Yeni Anayasa İçin 41 Başlıkta Uzlaştılar

n

Tanrıverdi Yerel Seçim Tarihini Açıkladı

n

Evren Umre'de Ne Yapmaktan Vazgeçti?

n

Eski Bakan Tüzmen CHP'li Vekili Yumrukladı

n

Memurlara Çifte Piyango

n

Bugün Seçim Olsa

n

Ahmet Hakan: Yine Çaptan Düştün Fehmi Abi

n

Kayıp Gazeteciler Hakkında Flaş Gelişme

n

Deniz Baykal'dan Erdoğan'a İkinci Rica

n

Gül'den 5 Yasaya Onay

n

Astsubaylardan Sonra Polis de Kadro Bekliyor

n

Irk İnsanda Değil Atlarda Aranır

n

Arınç: Ben de 28 Şubat Mağduruyum

n

Askerlik Kanunu Değişiyor

n

Erdoğan'dan Seçim Kaybeden Sarkozy'e Taş

n

Keneler Hadım Edilecek

n

Tunceli'de Çatışma: 3 Asker Şehit

n

İnternet Medyası’nda Büyük Bir Boşluk Var

n

Katil, Karayılan Siyasete Katılabilir

n

Belediyelerden 'Bizi Yıkın' Çağrısı

n

Çamaşır makinesinde yıkanan kedi

n

1.4 Milyon Çocuk Çalışana Müjde

n

Tanrıverdi, Beldeler Mahalle Olacak

n

Başkanlar Konseyi Sonuç Bildirgesi

n

Bahçeli'den Sert Açıklama

n

Fitne Şeyhi: Halk, NATO'yu İstiyor

n

Cepte Altın Var !

n

Türkiye Kara Liste Tehlikesiyle Karşı Karşıya

n

Destici'den Mit'e '12 Eylül' Tepkisi

n

Arınç: Tiyatro Konusunda Kararlıyız

n

Meteoroliji'den 17 İle Kuvvetli Yağış Uyarısı

n

Ankara'da Olağandışı Görüşme

n

İzmir'deki Depremle İlgili İlginç Öngörü

n

Karadenizli Kadınlar Kocalarını Arıyor

n

Kart Aidatını Geri İstedi, İcralık Oldu

n

Sütaş Doğuya 80 Milyon Dolarlık Yatırım
 

Tv Sitemizi Ziyaret Edin..

MALATYA BİRLİK GAZETESİ ÖZEL

18 yıl boş yere yattı

Cinayet suçundan hüküm giyen bir mahkumun masum olduğu 18 yıl sonra ortaya çıktı.

18 yıl boş yere yattı
Çin malı benzin istasyonu
Atatürk'ün cenazesine 'tarihi eleştiri'
Facebook sayesinde hapisten kurtuldu
 

Çok Okunanlar

|

 Çok Yorumlananlar

AK Parti Malatya Milletvekili Aday Adayı Listesi

Malatya AKP 2011 Milletvekili Adayları Tam Listesi...

AK Parti Malatya Milletvekili Aday Adayı Listesi
Kentin Üvey Evladı, Yeşiltepe
Avşar Sinemaları Malatya Park’ta
Malatya Valiliği, AMBLEM Logo Yarışması
18 yıl boş yere yattı
Malatya'da Kızılderililerin Konseri İlgi Gördü
Çin malı benzin istasyonu
Enflasyon Oranları Açıklandı
Domuz Gribinden Ölen Asteğmen Toprağa Verildi
Facebook sayesinde hapisten kurtuldu

ANKET

Seçenekler

Sonuçları Göster

MALATYA BİRLİK GAZETESİ RÖPORTAJ

Yamalı Adam: Yetimlerimize Sahip Çıkalım

Yetimler Kervanı Derneği Onursal...

Tüm Galeriler

Kayısı Resimleri
Tarihi Yerler -1

MALATYA BİRLİK ALINTI YAZILAR

 Zeki DAĞ
 Ayşe Ece BUDAN
 Kayhan İNCEOĞLU
 Av. Taylan KARADAĞ
 Ali DAĞ
 Dr. Hakan Berktaş
 Mustafa ERTAN
 Yüksel ÖNDER
 İhsan ÇOLAK
 İsmail Hakkı DALAK
 Salim GÜLTEKİN
 Hikmet GENÇ
 Resul ÖZBEY
 Bilal ÖNDER
 Yusuf KONAK
 Şevket BAŞIBÜYÜK
 Alişan HAYIRLI
 Murat ATABEY
 Hüsnü ÖZPOLAT

Hayırlı Olsun
14/05/2012 - 23:54

LİNKLER

 
 
Gündem | Malatya | Dünya | Teknoloji / Bilim | Ekonomi | Kültür / Sanat | Aile ve Sağlık | Magazin | Spor |

Ana Sayfa

Ana Sayfam Yap

Sitene Ekle

İletişim

Künye

Reklam

Copyright © 2008MALATYA BİRLİK GAZETESİ
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz - Yasal Uyarı