Malatya Kiltepe Mahallesi’nde bulunan Ermeni Mezarlığı içinde yer alan son dua yeri, bekçi kulübesi ve gasilhanenin belediye tarafından yıkılmasını büyük bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyorum.
Hayırsever Ermeniler Derneği yetkilileri binalar yapılmadan önce belediyeden izin aldıkları belirtilmektedir. Malatya Belediyesinin inşaatlara önce izin verip sonra yıkmasını anlamak mümkün değil.
Daha Hrant Dink’in davasının sonucunun yankıları sürerken, Zirve Yayınevi Katliamının vahşet görüntüleri hala akıllardayken Malatya Belediye’sinin Ermenilerin mezarlarına karşı yaptığı bu yıkım düşündürücüdür. Mezarlıktaki binaların yıkılmasında siyasetin en üstündeki kişilerin ve bazı basın yayın kuruluşlarının nefret söylemleri etkili olmuştur.
Son günlerde sayın Başbakanın dindar gençlik yetiştireceğiz açıklamaları konuşulmaktadır. Başbakana dindar gençlik değil birbirinden nefret etmeyen gençlik yetiştirmesini tavsiye ediyorum.
Belediyelerin görevi hangi inançtan olursa olsun herkesin mezarlarını düzenlemek, ayrım yapmadan hizmet etmektir. Malatya Belediyesi en kısa sürede yapılan bu yanlıştan dolayı Ermeni vatandaşlarımızdan özür dilemelidir. Malatya Belediyesi kendi kaynakları ile bizzat bu binaların yapımını kendisi gerçekleştirmelidir.
Bu olayın, ülkemizde etnik kimliklere karşı yapılan üzüntü verici son olay olmasını temenni ediyor, yetkilileri daha duyarlı davranmaya davet ediyorum.